Başak Mutlu

Başak Mutlu
butik fenomen olmaya çalışan biriyim ve kendimi bildim bileli kitapseverim

Başak Mutlu

, bir kitap okudu
7/10
·204 syf.··
Beğendi
·
8 günde okudu
·
2023 10. kitabı
Alper Canıgüz
8.1/10 · 6bin okunma
Jean Valjean hakkında
Cezaevinde geçirdiği yıllar içinde karamsarlaşmış ve umudunu kaybetmiş. Kimsenin onu sevmeyeceğine, sevilmeye değer olmadığına inanıyor. “Serbest bırakılmak, özgürlük demek değildi. Cezaevinden çıkılsa da mahkumluğun ruh halinden çıkılmıyordu” (sf. 115). Hatta gerçekten sevgiyi doyasıya hissedip yaşayabildiği tek ilişkiyi Cosette ile kuruyor. Öte yandan yaptığı her şey aslında yaşadıklarının bir sonucu olarak görülmeli. Onca kötü deneyimden sonra piskoposun merhameti onu allak bullak ediyor. Belki de sırf alıştığı dünyayı yeniden hissedebilmek için Petit Gervais’in parasını çalar. Bana sorarsanız 19 yılını cezaevinde geçirmemiş olsaydı, piskoposun yaptıklarının bir etkisi olmayabilirdi. Topluma yeniden nasıl uyum sağlayacağını bilmeden savrulduğu bir sırada onuna karşılaştı. “Bir ses kulağına kaderini belirleyecek anın geldiğini, kendisi için orta yol bulunmadığını, bundan böyle insanların en mükemmeli olmazsa en kötüsü olacağını, bu andan itibaren ya piskopostan daha yükseklere çıkması ya da kürek mahkumundan daha aşağılara düşmesi gerektiğini, iyi olmak istiyorsa bir meleğe, kötülük yolunda devam etmek istiyorsa bir canavara dönüşmesi gerektiğini söylüyor muydu?” (sf. 132) Kaynak: Victor HugoVictor Hugo, Sefiller (2 Cilt Takım)Sefiller (2 Cilt Takım), İş Bankası Yayınları (2018)
Edebiyat
Peygamberlik ve büyücülükle ilgisi olmayan bu mütevazi ruh sadece seviyordu.
Sayfa 68·Kitabı okudu
İnsan ve Hayat
Myriel hakkında
Myriel, gerçek olamayacak kadar olgun ve yüce gönüllü. Ayrım yapmıyor. Kin tutmuyor. Kıskançlık nedir bilmiyor. Aslında Victor HugoVictor Hugo , bu karakter üzerinden uzun bir Fransa eleştirisi sunmuş. Yazarın hayalini kurduğu toplumun Myriel gibi bireylerden oluştuğunu düşünebiliriz. Bu ideal tipin taşrada, sakin ve kalabalığa uzak bir ortamda yaşaması da tesadüf değil bence. Örneğin, Fransa İtalya piskoposları toplantısı için gittiği Paris’ten oldukça erken döner. Bunun nedenini ise şöyle anlatır: “Onların canını sıkıyordum. Açık duran bir kapı gibi onlara dışarının havasını getiriyordum” (sf. 55). Yalnızlığının nedeninin açıklandığı bir pasaj da şu şekilde: “Aşırı fedakar bir ermişin yanında bulunmak tehlikeliydi; telafisi imkansız bir yoksulluk size de bulaşabilirdi, yükselmeye yarayan ilişkiler ağını sarsabilir, dolayısıyla sizi istemediğiniz bir inzivaya yönetebilirdi, bu yüzden herkes bu ahmakça erdemden uzak duruyordu” (sf.61). Kaynak: Victor HugoVictor Hugo , Sefiller (2 Cilt Takım)Sefiller (2 Cilt Takım) , İş Bankası Yayınları (2018)
İnsan ve Hayat