Zeki Demirkubuz'un Masumiyet filmini izlemiş miydiniz? Filmde Bekir Uğur'a, Uğur ise Zagor'a aşıktır. Zagor hangi şehirde cezaevinde ise Uğur da oraya gider aşkı uğruna... Bekir de Uğur'un peşinden... Karakterlerin aşkları uğruna oradan oraya sürüklenişlerini izleriz. Peki aşk gerçekten böyle bir şey mi?
Kitabı okurken aklıma Masumiyet ile bu soru geldi. Aşk bu mu sahiden? Bana sorarsanız değil. Bunun adı daha çok saplantı.
Kitaba gelirsek; Naas, Unga'ya aşık olur ve onunla evlenir. Düğün gecesi Unga'yı bir denizci kaçırır. Naas da sevdiğinin peşinden yıllarca diyar diyar gezer. En sonunda bulur da... Bulduktan sonra olanları merak edenler okusun diyeyim ki 60 sayfalık bu hikayeyi burada bu şekilde tüketmemiş olayım.
Kitap beni edebi olarak çok tatmin etmedi. Karakterlerin daha ayrıntılı işlenmesini beklerdim. Doğa tasvirleri gayet güzel ama onlar da daha derinlikli olabilirdi sanki...
Yine de aşk ve saplantı arasındaki fark nedir diye merak ederseniz okuyun derim.
Zeki Demirkubuz'un Masumiyet filmini izlemiş miydiniz? Filmde Bekir Uğur'a, Uğur ise Zagor'a aşıktır. Zagor hangi şehirde cezaevinde ise Uğur da oraya gider aşkı uğruna... Bekir de Uğur'un peşinden... Karakterlerin aşkları uğruna oradan oraya sürüklenişlerini izleriz. Peki aşk gerçekten böyle bir şey mi?
Kitabı okurken aklıma Masumiyet ile bu soru geldi. Aşk bu mu sahiden? Bana sorarsanız değil. Bunun adı daha çok saplantı.
Kitaba gelirsek; Naas, Unga'ya aşık olur ve onunla evlenir. Düğün gecesi Unga'yı bir denizci kaçırır. Naas da sevdiğinin peşinden yıllarca diyar diyar gezer. En sonunda bulur da... Bulduktan sonra olanları merak edenler okusun diyeyim ki 60 sayfalık bu hikayeyi burada bu şekilde tüketmemiş olayım.
Kitap beni edebi olarak çok tatmin etmedi. Karakterlerin daha ayrıntılı işlenmesini
İkinci Dünya Savaşının başlamasına yaklaşık 10 yıl var.
Almanya'da Hitler iktidarı ve SA her gün daha da kuvvetleniyor.
Ayrımcılık ve kör inanışlar, doğru muhakemenin önünde bir engel.
Kitapta cinayetleri kim - neden işledi diye çözmeye çalışırken bir yandan da çok başarılı bir toplumsal analiz okuyoruz.
Volker Kutscher , Almanya'da bir grubun bir rüyayı yaşarken toplumun kalanının nasıl bir cehenneme sıkıştığını çok ama çok iyi anlatmış.
Kesinlikle tavsiye ederim.
Bildiğiniz western hikayelerini unutun. Kahraman kovboylar ya da şerifler yok. Tam aksine her dönemde her toplumda olan karakterler var burada da...
Nick Corey'i başlarda hem zekası hem de beklentileri düşük biri zannettim. Nasıl da yanıldım...
Jim Thompson Şerif Corey ile çok boyutlu bir karakter yaratmış.
Ayrıca şerif üzerinden ayrımcılık, ırkçılık, adalet ve ilişkiler üzerine de uzun uzun düşündürdü beni.
Okuması kolay, içeriği dolu dolu bir roman olmuş.