Yıldızlardan derlemem vardığım yargıları,
Oysa müneccimliği enikonu bilirim;
Ama anlatmam iyi ve kötü yazgıları:
Ne afet ne kıtlıklar, ne altüst olan mevsim.
Anlara fal bakamam geleceği gösteremem;
Söylemem kime şimşek, yağmur ve rüzgar kısmet,
Tahta geçeceklere ikbal müjdesi vermem
Gök kubbede bulsam da türlü türlü alamet.
Senin gözlerindedir bildiğim her ne varsa,
O değişmez yıldızlar kaynağıdır sanatın,
Birlikte yaşar gerçek ve güzellik yaşarsa;
Sen sürdür varlığını, sürüp gitsin kaç batın
Yoksa, senin gelince sonun - bu falcı bilir-
Gerçekle güzelliğin kıyamet günü gelir.
"Beni sevdin mi... benim seni şu anda sevdiğim gibi sevdin mi bilmiyorum. Sadece armağan eden ve hiçbir şey esirgemeyen o en kutsal sevgiyle, kendini tamamen feda ederek, bütün basit şeyleri sonsuza değin unutarak, sevdin mi? Ben yalnızca uğruna kurban gidilen bir sevgiye inanırım... Fakat artık her şey bitti. Ve sana olan sevgim bu yüzden biraz olsun azalmış değil. "