B.

B.
@basakkbs
ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Öğretmen Adayıı
Şanlıurfa, 30 Ağustos
613 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
10/10
·80 syf.·
2021 56. kitabı
Stefan Zweig'in diğer eserlerine nazaran daha fazla beğendiğim bir kitap oldu hatta favorim oldu diyebilirim. Peki bu kitap içerik olarak nasıl, ne anlatıyor? Kitap üç menkıbeden oluşuyor. İlk öykü, kitaba da ismini veren Rahel Tanrı İle Hesaplaşıyor iken diğer iki öykü de Üçüncü Güvercin ve Ölümsüz Kardeşin Gözleri'dir. İlk öyküde kendi tanrılarını kızdıran Yahudi halkına karşın Hz.Yakup'un eşi Rahel'in Tanrı ile konuşmasını anlatıyor. Merhamet, barış ana temalardan. En çok beğendiğim öykü buydu. İkinci öyküde; Nuh tufanından esinlenilmiş. Diğerlerine nazaran daha az sevdiğim bir öykü oldu bu. Son öykü olan Ölümsüz Kardeşin Gözleri ise kitaptaki en uzun öykü. Öykünün esin kaynağı Stefan Zweig'in oldukça ilgi duyduğu Hint efsaneleri... Bu öyküde Zweig, dönemin güçlü savaşçılarından olan Virata'nın adalet kavramını arayışını, insanların hayatını, kendi iç dünyasını derinden yansıtıyor bizlere. Can alıcı, oldukça etkileyici bir öyküydü bu da. Tevrat ve Hint Efsanelerinden esinlenilmiş olan bu menkıbeler oldukça başarılı ve güzeldi. Stefan Zweig'in okuduğum kitaplarına karşın alışılmışın dışındaydı ve bunu da sevdim. Ayrıca kitabın önsözüne de değinmeden edemeyeceğim. Gülperi Sert'in pek güzel yorumu ve açıklaması ile bilgi elde edilen, açıklayıcı önsözlerden olmuş bu kısmı da çok beğendim. Şiddetle tavsiye ediyorum bir çırpıda severek okunacak eserlerden.
Edebiyat
Rahel Tanrı’yla HesaplaşıyorStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·264 syf.·
2021 51. kitabı
Pek güzel bir kitap olan İzmir Hikâyeleri, Halid Ziya Uşaklıgil’in yaşamının son yıllarında kaleme aldığı, değerli İzmirlilere ithaf ettiği sekiz hikâyeden oluşan bir anı/hikâye kitabıdır. Bir nevi eskiyi, geçmişi yâd etmek için yazmıştır diyebiliriz. Çocukluktan gençliğe geçiş yıllarında içinde bulunduğu, İzmir şehrini oradaki yaşantısını ve bu yıllara dair birçok anısını anlatıyor. Diğer kitaplarının aksine halktan, halkın içinden sınıfları konu alıyor bu öyküler. Üslup ve dil olarak da yine roman, öykülerinin aksine oldukça yalın, akıcı bir dile sahip. Okuyunca aradaki belirgin farkları görmek pek mümkün. Halid Ziya’nın genel , o döneme karşın ister istemez anlamını bilmediğim kelimelerde oldu fakat ona rağmen genel anlamda oldukça akıcı bir anlatım söz konusuydu. Tavsiye edilebilecek kitaplardan... :)
Edebiyat
İzmir HikayeleriHalid Ziya Uşaklıgil · İnkılap Kitabevi · 2019176 okunma
Nasıl Ölünür?
9/10
·48 syf.·
2021 50. kitabı
Kitap beş öyküden oluşan oldukça ince bir hacime sahip. O sebepten uzun uzun incelemeye gerek yok ki bu artık kitaba dair spoiler vermelere girecek. Ana tema ölüm. Her öykünün kahramanı, kahramanın ait olduğu sınıf farklı iken sonları hepimize mutlak olanla bitiyor ve statü farkı diye bir ayrım kalmıyor... Sade, akıcı bir dille tablo yapar gibi bir anlatım var. Emile Zola'nın daha önce bir kitabını okumuştum gerçekten sevmiştim de bunu da sevdim. Biraz Stefan Zweig tadı aldım belki de Zweig'i özellikle ince eserleriyle tanıdığımız için. Bir de son olarak şuna değineyim: 'Nasıl ölünür?' sorusunun cevabını bulmak kolay sanırsam fakat 'Nasıl yaşanılır?' onun cevabını arayanlardanım ben..
Edebiyat
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,3bin okunma
Beni benden alan bir kitap..
10/10
·207 syf.·
2021 48. kitabı
Ah, ne duygulu ne müthiş mektuplardı.. Etkisinden kurtulmak için sanırım birkaç gün lazım. Kimi yerinde çok duygulandım kimi yerinde vay bee! dedim çok kıskandım kimi yerinde ise çok kızdım. Keşke argo, küfür olan yerler mektuplara eklenmeseydi de daha nahif mektuplar olsaydı diye düşünmeden de edemedim. Bunlar dışında Ahmet Arif'in sevdası, karşılıksız aşkı, dostluğu, şiiri ve o dönem yaşadığı siyasi sorunları içeriyor. Bu açıdan bizlere iyi bilgiler veriyor. Günümüz vıcık vıcık ilişkilerine kıyaslarsak ne kadar da değerli bir aşk.. Hüzün veriyor, insanı uzaklara götürüyor. Tam bir aşk adamıymış Ahmet Arif. Çok isterdim Leyla Erbil'in mektuplarının da bulunmuş olmasını. Bu cümleleri yazdıran kadın da sıradan değildir elbette ama üstadın da dediği gibi zalımmış. :) Onun da mektuplarını okumak fena olmazdı. Kim bilir ne hislerle ne duygularla karşılık vermiştir. Nasıl karşılıksız kalabilmiş o da merak ettiğim bir konu. Cümleler ne kadar kıymetli olsa da demekki insan hissedemeyince edemiyor işte. Bu durumda Leyla Erbil'e sitem etmek pek de yersiz olur. Buna rağmen dost kalıp ümit vermeden mesafesini de koruyabilmiş bir kadın mektuplardan anladığım kadarıyla. Ahmet Arif'in sevgisi gibi saf sevilmek, hiçbir zaman nasip olmayacak sanırım, oturup buna üzüleyim :D Derin derin anlamlı cümlelere kalbimi bıraktım.. Kimi satırları defalarca okudum. Zaten farkındayım biraz fazla alıntı yaptım :) Ve daha alıntı olarak paylaşmadığım birçok yerinin altını çizdim, notlar aldım. Değerli insanlara hediye edilebilecek en güzel kitaplardan.. Hüzün, gerçek aşk, samimiyet arıyorsanız bu mektuplar tam o şekilde. İş Bankası yine harika iş çıkarmış. Kitabın kapağından baskısına her şey çok güzel. Sayfalarda mektupların orijinaline şekline de şahit olmak güzeldi. Velhasıl birçok şeyiyle
Edebiyat
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,6bin okunma
10/10
·208 syf.·
2023 3. kitabı
Rahmetli Doğan hoca ne de güzel bir kitap yazmış Nurlar içinde yatsın, Mekanı cennet olsun... Kendi isteğimle, severek öğretmenliği seçmiş bir kişi olarak aşırı beğendim kitabı. Hele o mektuplar... En olumlu olanını dahi gözlerim dolu dolu okudum. Olumsuz olanlarına zaten üzülüp duygulandım. Öğretmen olmak her yüreğin harcı değil. Evvela vicdan lazım, merhamet lazım bilgi nasıl olsa öğrenilir ama insan olmak birinci koşul. Geçmişe dönüp bir bakıyorum da benim de iyi öğretmenlerim oldu, kötü öğretmenlerim oldu.. Hayatıma dokunan, iz bırakan çok fazla. Bir çocuğun, bir gencin yaşamına dokunmak onda güzel iz bırakabilmek müthiş bir şey olsa gerek. Ya peki aksi? Böyle de bir öğretmenim oldu, ilkokul ikinci sınıf. Kitap okuma saatinde arkadaşım bir şey söyledi ve kendi aramızda güldüğümüz için çok sert bir tokat yemiştim, acısını hatırlayınca hâlâ yanağımda hissederim :). Gururum incinmişti, hevesim kırılmıştı. Zaten içime kapanıktım, daha da kapanmıştım. Geriye dönünce hiç iyi anmıyorum, hakkımı dâhi helal edesim gelmiyor. Herkes kafasına göre öğretmen olmasa da sadece yürekten isteyenler olsa keşke... Umarım iyi izler bırakan öğretmenlerden olurum ben de. :) Öğretmen olmak büyük değer, önemli bir meslek. Bir çocuğun ya geleceğini güzel inşa eder ya da hevesini kırıp içindeki potansiyeli yok eder. Bolca okumak lazım, donanımlı birey olarak öğrencinin karşısına çıkmak lazım. Değer görmek için değer vermek lazım. Zor bir vicdan işi.. Herkes yapamaz zira mektuplar da bunu gösterdi. 15-20 yıllık bir öğretmene bile çok şey katabilecek bir kitap. Şiddetle tavsiye ederim bu kitabı okumamış öğretmen adayı, öğretmen arkadaşlara, velilere..
Edebiyat
Öğretmenim Bir Bakar mısın?Doğan Cüceloğlu · Final Kültür Sanat Yayınları · 20187,6bin okunma