Rahmetli Doğan hoca ne de güzel bir kitap yazmış Nurlar içinde yatsın, Mekanı cennet olsun...
Kendi isteğimle, severek öğretmenliği seçmiş bir kişi olarak aşırı beğendim kitabı. Hele o mektuplar... En olumlu olanını dahi gözlerim dolu dolu okudum. Olumsuz olanlarına zaten üzülüp duygulandım. Öğretmen olmak her yüreğin harcı değil. Evvela vicdan lazım, merhamet lazım bilgi nasıl olsa öğrenilir ama insan olmak birinci koşul. Geçmişe dönüp bir bakıyorum da benim de iyi öğretmenlerim oldu, kötü öğretmenlerim oldu.. Hayatıma dokunan, iz bırakan çok fazla. Bir çocuğun, bir gencin yaşamına dokunmak onda güzel iz bırakabilmek müthiş bir şey olsa gerek. Ya peki aksi? Böyle de bir öğretmenim oldu, ilkokul ikinci sınıf. Kitap okuma saatinde arkadaşım bir şey söyledi ve kendi aramızda güldüğümüz için çok sert bir tokat yemiştim, acısını hatırlayınca hâlâ yanağımda hissederim :). Gururum incinmişti, hevesim kırılmıştı. Zaten içime kapanıktım, daha da kapanmıştım. Geriye dönünce hiç iyi anmıyorum, hakkımı dâhi helal edesim gelmiyor. Herkes kafasına göre öğretmen olmasa da sadece yürekten isteyenler olsa keşke... Umarım iyi izler bırakan öğretmenlerden olurum ben de. :)
Öğretmen olmak büyük değer, önemli bir meslek. Bir çocuğun ya geleceğini güzel inşa eder ya da hevesini kırıp içindeki potansiyeli yok eder. Bolca okumak lazım, donanımlı birey olarak öğrencinin karşısına çıkmak lazım. Değer görmek için değer vermek lazım. Zor bir vicdan işi.. Herkes yapamaz zira mektuplar da bunu gösterdi.
15-20 yıllık bir öğretmene bile çok şey katabilecek bir kitap. Şiddetle tavsiye ederim bu kitabı okumamış öğretmen adayı, öğretmen arkadaşlara, velilere..