sürüklenir giderdik, karşımızda serap gibi duran mucize şehirlere.
yolumuz nanelerle döşeli olur kuşlar eşlik ederdi bize.
balıklar akıntıya karşı yüzerdi,
gökyüzü açılırken önümüzde.
kaderimiz takip ederdi bizi.
usturalı bir deli gibi.
... sonra çıkıyorsun dışarı, bakıyorsun güneş hala tepede. bir cigara yakıyorsun ve yıllardır kurduğun cümleyi bilmem kaçıncı kez kuruyorsun: 'napalım, kısmet değilmiş…'