Gel karanlığıma korkma; yıldızlarım var
Karanlığım kadar büyüktür yıldızlarım
Gel yalnızlığıma, yalnız kalsın acıların
Nisan kelebeğisin, yüreklere konup kalkan
Haziran çiçeğisin, tenhâlarda yağmur kokan
Rüzgârsın, esip geçmeyi bilmeyen rüzgâr
Rüyasın her gece görüp görüp ağladığım
Kader köprüsü, gözyaşlarını üstünde
Avuçlarımda ıslan sonsuza kadar
Geçmek istiyorsam tutunmalıyım saçlarına
Vurmak istiyorsam dağlara lime lime kendimi
Bırakmalı şehrin tutsaklarını zindanlarımdan
Seninle kahve köpüğünde, çay sıcağında
Bulmalı kaybolmuş yollarını ülkemin
Söyle, pencerelerden ufka bakan ayrılık
Beni böyle susturan yüzün baharı kimin
Sürüyü bozkırında yitirmiş çobanım ben
Aklını suya vermiş deli bir gezgin
Gel topraklarıma, korkma, ırmaklarım var
Topraklarım kadar büyüktür ırmaklarım
Her sabah ellerime düşer derin dalgalar
Damlalarından alır ruhumu her kelime
Bırakır uzağına terk edilmiş akşamların
Ömrümde sana dair ne varsa, lime lime