Canı yanan çocuk annesine bakar, teselli ister. Bir göz teması, bir teselli cümlesi. Sonra büyürüz. Etrafta fazla kimse kalmaz. Olgunluk artık, canımız yandığında kendi kendimize teselli verebilmek, "içimizdeki çocuk"un başını okşayabilmektir. Çocuklukta mahrum kaldığımız şeyler, hayat çizgimizi etkiler belki ama tayin etmez. Yetişkinlikte seçimlerimiz bize aittir. Hayatımız, çocuklukta bulduğumuz veya bulamadığımız şeyi neye dönüştürdüğümüzle belirlenir.
Yeterince çabalamadan, uğraşıp didinmeden, sakın kader demeyelim.