Ermenileri bugünkü Suriye'nin çölümsü Zor bölgesine göç ettirmek başlı başına bir ölüm fermanıydı. Talat Paşa'nın, Rumların yaşadığı yerlere yerleştirilen Müslüman muhacirlerin neden Üsküdar'dan Basra'ya kadar olan boş arazilere yerleştirilmediğini soranlara 1914 Temmuz'unda verdiği cevap bunu çok iyi bidiğini gösterir:"Bu muhacirleri dedikleri gibi, oralara gönderip çöllere serpecek olsaydık oralarda cümlesi açlıktan öleceklerdi..." Yüzbinlerce Ermeni'nin başına gelen de bu oldu: Yollarda ve vardıkları çöllerde açlıktan, susuzluktan, hastalıktan öldüler. Yüz binlercesi de Teşkilat-ı Mahsusa'nın ve yerel güç odaklarının oluşturdukları çetelerce katledildiler.
...paydos umudu, hafta sonu umudu, hayat boyu hep bir yedek bulma umudu; acınası öbür dünya umudu da buna dahil. Her gün masalarının başında tüneyen milyonlarca çalışanın yüreğinden bu tür umutlar çekip alınsaydı, belki anca olurdu: -Dehşet de değişim de büyük olurdu. Kim bilir!