Ben, Hasan, tartıcıbaşı Muhammed'in oğlu, ben, Giovanni Leone de Medici; bir berberin sünnet ettiği, bir papanın vaftiz ettiği ben. Şimdi Afrikalı diye anılıyorum, ama Afrikalı değilim, Avrupalı da Arabistanlı da değilim. Bana Granadalı, Faslı, Zeyyatlı da derler ama ben hiçbir ülkeden, kentten ya da boydan değilim. Yolların oğluyum ben, ülkem kervan, yaşamımsa yolculukların en beklenmedik olanı.
"Yakup, sen de fark etmişsindir, insan ha bire bir şeylere tosluyor hayatta. Daha doğrusu bir şeyler ona. Vurup kaçacak o şeylere bile tutunmaya çalışıyor ama insan. Akşam bir dolu şeyi anladın, muhtemelen bu dediklerimi de anlıyorsun. İyi de madem anlıyorsun, ne halt etmeye sabah erkenden gittin? Senden hiç beklemezdim. Neyse,sakin olalım. Diyeceğim o ki Yakup,galiba ölüme yürürken bile tutunacak bir şey arıyorum. Saçma gelecek ama tam da şu anda hiç tanımadığım sana bile tutunmaya çalışıyorum. Saçmalık, hem de nasıl saçmalık..."