9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
"Herkesin anlatacak bir hikayesi vardır.Ama ya hikayeniz yoksa? O zaman ne olur? Siz Janice'seniz, başka insanların hikayelerini biriktirmeye başlarsınız..." Başlarken tam da bu sözcüklerle kapı aralıyor kitap bize. Janice, evlere temizliğe giden, gittiği evlerde ,bir otobüs köşesinde veya bir kafede rastladığı, kendi tabiriyle sıradan insanların sıradışı hikayelerine tanıklık edip içinde biriktiren biridir. Başka bir tabirle "Hikaye Koleksiyoncusu" Bir gün evine temizliği gittiği ailenin, yaşlı akrabası Bayan B ile yolları kesişir. İkilinin yaptığı sohbetler, Bayan B'nin ona her seferinde parçalar halinde anlattığı hikaye , ikisinin dostluğu, Janice'yi kendi hikayesini ötelediği farkındalığına ulaştırır. Hikaye bize, hayat akışında başkaları ile yaptığımız empatiyi veya özeni kendimize ne kadar yapıyoruz sorusunu sorar. Kitabın, okudukça kalbimize iyi gelen , iyileştiren bir yönü olduğunu hissederiz . Sıradan insan hikayelerini, yazar o kadar güzel kaleme almış ki her bir sayfayı merakla çevirdim, son sayfaya gelince bittiğine üzülmeden edemedim. İnsan hikâyeleri okumayı, satırların o iyileştirici naif yanını seviyorsanız sizlere de mutlaka bu kitabı okuyun derim.
Hikaye KoleksiyoncusuSally Page · The Kitap Yayınevi · 2023123 okunma
6/10
·160 syf.··
2026 3. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 18:28
Mandalina Yeşil’ni okumaya başlarken beklentim oldukça yüksekti ancak istediğim hazzı alamadım. Yazarın dili yavandı. Hikaye ara ara açılsa da dört arkadaşın dostluğunun daha sıcak işlenmesini bekliyordum sanırım. Kore Edebiyatından okumuş olduğum ikinci kitap oldu kendisi. Üçüncü bir kitaba şans verir miyim.. zaman gösterir :)
Mandalina YeşiliCho Nam-Joo · Yuzu Kitap · 2025305 okunma
Reklam
Aşk herkesi yaralar...
9/10
·312 syf.·
2026 83. kitabı
Ünlü Venedikli ressam Zanaro'nun İstanbul'a gelmesi ve bir Derviş ile tanışması ile başlayan serüven 31 Mart Vakası ile zindanlarda devam eder...ama ekilen tohumların meyveleri ve sancıları yüz yıl sonra bir konakta devam edecektir... Kitaba başlarken böyle bir performans beklemiyordum ama okuduğuma değen bir hikaye çıktı Gece Açan Çiçekler'de... Tavsiye olunur... Kitapla kalın...
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,3bin okunma
Başkasının Bakışından Özgürlüğe
Puan vermedi·280 syf.··
2026 79. kitabı
“Ben, benden başkası değilim, bu doğru.” (s. 251) Kitaba başlarken karşıma çıkacak temel meselenin yalnızca ırkçılık olacağını düşünmüştüm. Kitaba dair inceleme yazma kararını verme sebebim ırkçılık ya da özgürlük meselesi olmadı. Bunlar elbette başka metinlerde de karşımıza çıkan, üzerine çokça düşünülen konular. Bu kitapta benim asıl ilgimi çeken yer, benliğin nerede ve nasıl kurulduğu sorusuna etkili bir örnek sunmasıydı. İnsanın kendisini yalnızca kendi içinden değil dışarıdaki gözün, bakışın ve başkalarının onu görme biçimlerinin içinden de kurması… Frantz Fanon'un bu kitabını okurken en çok bu konuya odaklandığımı fark ettim. Kitap ırkçılığın ne olduğuna dair ayrıntılar sunarken insanın başkasının bakışı altında nasıl değiştiğini de nitelikli bir biçimde gösterebiliyor. İnsan kendini yalnızca kendi gözleriyle görebilir mi yoksa başkalarının ona yönelttiği bakışlar da bu noktada belirleyici mi olur? Fanon'un anlatısına bakınca siyah insan dünyaya yalnızca bir insan olarak çıkamıyor. Daha baştan bir bakışla, bir adlandırmayla, bir yükle karşı karşıya kalıyor. Siyah insan sadece dışarıdan gelen bir ayrımcılıkla karşılaşmıyor. Bundan daha fazlası onun yaşadığı. Henüz kendini kuramamışken başkalarının onun hakkında kurduğu bir imgenin içine doğuyor. Önce kendi olup daha sonra yargılanmıyor. Daha kendisini bile tam olarak tanımamışken başkalarının gözünde belirlenmiş bir kimlikle karşı karşıya kalıyor. Fanon bu noktada Georg Wilhelm Friedrich Hegel’e başvuruyor haliyle: “Öz-bilinç kendinde ve kendi-için olmaktır; bunun içindir ki öz-bilinç ya da kendi-bilincinde-olmak, başka bir öz-bilinç için kendinde ve kendisi için olmak demektir aynı zamanda. Bu da öz-bilincin ancak tanınmak ve bilinmekle gerçekleşebileceği anlamına gelir.” (s. 257) İnsan var olmak isterken hem de birileri tarafından
Felsefe
Siyah Deri Beyaz MaskelerFrantz Fanon · Encore Yayınları · 2016690 okunma
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 45. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:36
Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere Nora Gülüm Erdinç'in kaleminden Andromedalı adlı 328 sayfalık kitabın yorumuyla geldim. Bizleri üç farklı zaman dilimi bekliyor. Bu farklı zaman diliminde bizlere eşlik edecek kadınlar: Psikolog Duru, Arkeolog Süreyya ve Rahibe Ameut... Farklı zaman diliminde yolculuk yaparken bizleri harika bir kurgu beklerken aynı zamanda gerçek olaylara dayanan durumlar da karşılayacak. Akıcı dili ile severek okutan bu eserde bizler ara sıra sorularla baş ederken bir sorgulamaya ve düşünmeye doğru yol alacağız. Birçok konuyu ele alan Andromedalı eserinde ilgilendiğim konulardan biri olan "astral seyahat" olunca tadına doyum olmuyor. Astral seyahat konulu film izledim ama kitap olarak ilk oldu diyebilirim. Tabii Mısır ve mitoloji ile ilgilenen atkadaşlarımız varsa kesinlikle bu esere şans vermeli. Benden söylemesi. Süreyya karakterimizin rüyası ile maceramız başlarken, Ameut ile devam eder. Sonrasında Duru karakterimiz ile kitap bambaşka bir boyuta geçiyor. Büyük bir araştırma ile bizleri farklı bir evren karşılıyor. Sizleri kurgusuyla içine çekecek, sayfaları büyük bir merakla çevireceğiniz, bilimkurgu türünde harika bir kitap bekliyor. Bu yolculuğa sende var mısın? . . . #Andromedalı #kitapcumhuriyetimileokuyoruz
AndromedalıNora Gülüm Erdinç · Aya Yayınevi · 202370 okunma
Puan vermedi·125 syf.··
2026 35. kitabı
Psikohekim (ruh hekimi) olarak bilinen Abdulaziz Yılmaz; uzman psikolog, eğitimci ve yazardır. Kendisinin kalemini bu kitap aracılığıyla tanıdım. Yaptığı seminerleri sadece Türkiye içi değil Avrupa’da da sürdüren Yılmaz, bu kitabında orada şahitlik ettiği birçok hikâyeyi ele alarak mesaj niteliğinde bizlere aktarmış. Kitap, 125 sayfa, 57 bölümden oluşuyor. Bölüm başına 2 sayfa civarı düşüyor. Dilinin ağır olmaması basit ve anlaşılır sadeliği, her yaştan okura hitap etmesini sağlıyor. Bazen bir hikâye bazen sorular eşliğinde okuru düşünmeye sevk ediyor. Ruhi tatminsizliğimizi tamamlamak adına birtakım önerilerini, tecrübelerini bizlerle paylaşıyor. Toplumsal sorunlara karşı bakış açısını sunup, çok sert olmayan bir dille eleştiriyor. Kitapta en sevdiğim kısımlardan biri, tam odaklanmış okurken denk gelen dualar oldu. Anlamaya çalışırken yorulan ruhumuzu ettiği dualarla ferahlatıyor. Bir de kitaba başlarken sunduğu ‘Psikotomat’ fikri kulağa çok güzel geliyor fakat getirdiği sorunları da düşünmeden edemiyorum. Yapay zekâ bunun bir örneğidir.
Bir Derdim VarAbdulaziz Yılmaz · MGV · 2019237 okunma
Reklam
Reklam