Adlandırılmayan Yoktur
7/10
·108 syf.··
2026 227. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 17:27
Öncelikle bir uyarıyla başlayayım. Bu, geleneksel anlamda bir şiir kitabı değil. Şiirin yerleşik kalıplarından uzak deneme, günlük ve aforizma türleri arasında gezinen, parçalı, kozmopolit bir yapıya sahip. Başlık, İlhan Berk'in felsefi yorumunu açık ediyor. Ona göre adlandıramadığımız hiçbir şey yoktur, adlandırdıklarımız ise her seferinde yeniden yaratılan, keşfedilen, tali anlamlarıyla düşünebildiğimiz şeylerdir. İlhan Berk 'te kelimeler ve onların çağrışım güçleri vardır. Bir kalem asla tek başına bir kalem değildir, yazma eylemidir, yanlış yapma riskidir, tereddüttür, yaratma sancısıdır, şiirdir gibi gibi. Şiirler/arforizmalar arasında sonrakine geçmeden önce -eğer İlhan Berk şiirini anlamak istiyorsak- hazmederek sonrakine geçmeliyiz. Şairin günlük dili ifade eden kelimelerle bize duyumsatmak istediği hakikate dair zihnimizde bir lambanın yanması gerek. Şairin genel hatlarıyla şiirini tanımak kaydıyla keyifli bir kitap. İkinci Yeni'nin neredeyse tipik bir örneği. Severek okudum, şiirime devşireceğim noktalar yakaladığımı söyleyebilirim.
Adlandırılmayan Yokturİlhan Berk · Yapı Kredi Yayınları · 2006255 okunma
Yolun Sonundaki Kadınlar
9/10
·448 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 11:15
Merhabalar bugün sizlere polisiye içerikli bir kitapla geldim. Kadın cinayetlerini ve adalet arayışını psikolojik polisiye ve gerilim türünde ele alan etkileyici bir romandır. Kitap, gerçeklik ile bilinçdışının birbirine karıştığı karanlık ve sarsıcı bir atmosfer sunuyor. Kitap cinayet Büro'da görevli bir komiserin gözünden anlatılır. Hikaye, kadın cinayetlerini çözmeye ve bu suçların asıl faillerini cezalandırmaya adanmış bir komiserin hayatını konu ediniyor. Yaşlı bir adamdan aldığı gizemli bir teklif sonrasında komiserin dünyası ve olayların seyri tamamen değişiyor. Roman; travmaları, insan psikolojisini ve "yolun sonundaki kadınlar" olarak adlandırılan kurbanların yaşadıklarını çarpıcı bir gerçeklikle gözler önüne seriyor. Karakterler her hissettikleri duyguya veya ana bir "başlık" koyarak hikayede ilerler. Kitap, klasik polisiye kurgularından farklı bir yapıya sahiptir. Okuru bir "Möbius şeridi" (döngü) içine sokar; hikayenin sonuna geldiğinizde aslında kitabın en başına dönmüş oluyorsunuz. Ben hikayenin anlatıcısı olan dedektifin bu kadar profesyonel olmasına rağmen acemice hareketler sergileyip çok amatörce davranmasına çok sinir oldum. Kitabın akışı çok güzel ve gayet rahat bir okuma sağlanıyor. Betimleme ve tasvirleri hayranlıkla okudum. Kitabı ilk elime aldığımda 448 sayfa olması gözümü korkutsa da okumaya başladığım da bu durumun saçma olduğunu anladım. Çünkü puntoları da gayet iyiydi ve güzel bir konuyu ele almış yazar. Kadınlara yönelik kitapları zaten ben çok seviyorum. Kitabın bölüm başlarında tabloluk çizimler yer alıyordu resmen bir sanat eseriydi benim için. Ayrıca şiir gibi yazılara da yer verilmişti. Anlatıcı her bir ölen kadının yerine koyuyor kendini ve öyle tespitler yapıyor ki hem şaşırıyor hem de hayranlıkla okuyorsunuz. Takip ettiği Deniz
Yolun Sonundaki KadınlarDersim Özel · Alakarga Sanat Yayınları · 202644 okunma
Reklam
9/10
·144 syf.··
2026 52. kitabı
Merhaba, bugün sizlere 𝕯𝖚𝖆𝖞ı 𝖄𝖊𝖓𝖎𝖉𝖊𝖓 𝕶𝖊ş𝖋𝖊𝖙𝖒𝖊𝖐 kitabının yorumu ile geldim Yazarımızın kalemini her okuduğumda ayrı bir huzur buluyorum Bu eserinde bizleri dua ile karşılıyor Çaresiz olduğumuz zamanlar vardır. Kapılar üzerimize bir bir kapanırken, elimizdekiler tükenmeye başladığında tek bir kapı açılır bizlere.. Göğe uzanan yolun adı 𝑫𝒖𝒂 'dır. 𝑫𝒖𝒂, kul için bir yöneliştir aslında.. Aczimizi dile getirdiğimiz sığınağımızdır Rabbimiz bizi unutmadı. Kul yapamam dediği anda Rabbimize yönelerek ancak sen yaparsın diyerek açıyoruz ellerimizi semaya Dua, bazen kalpten geçen sessiz niyazlarımızdır. Rabbimizle aramızda kurulan en saf bağımızdır bizim Eserimizde, bu bağı yeniden hatırlatmak için vardır. Rabbimizle bağ kurmak, O'na dua etmek, üstesinden gelemediğimiz durumlarda tek sığınağımızdır. Muhtaçlığımız yalnızca O'nadır İş𝐭𝐞 𝐝𝐮𝐚, 𝐢𝐥𝐚𝐡𝐢 𝐢𝐧𝐚𝐲𝐞𝐭𝐢𝐧 𝐳𝐚𝐲ı𝐟 𝐢𝐧𝐬𝐚𝐧ı𝐧 𝐞𝐥𝐢𝐧𝐝𝐞𝐧 𝐭𝐮𝐭𝐦𝐚𝐬ı𝐝ı𝐫. İ𝐧𝐬𝐚𝐧𝐚 𝐛𝐮 𝐲𝐚ş𝐚𝐦𝐝𝐚 𝐛𝐚𝐡ş𝐞𝐝𝐢𝐥𝐞𝐧 𝐬𝐚ğ𝐥𝐚𝐦 𝐛𝐢𝐫 𝐭𝐞𝐦𝐢𝐧𝐚𝐭 𝐧𝐨𝐤𝐭𝐚𝐬ı𝐝ı𝐫. Yazarımız bizlere 𝑫𝒖𝒂 'yı bir kurtuluş, teselli, imtihan gibi pekçok başlık altında aktarmıştır Sizlerinde mutlaka listesine alması gereken bir eser Kitapla ve sevgiyle kalın
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202693 okunma
Puan vermedi·83 syf.··
2026 13. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 16:58
Halil Cibran ile tanıştığım ilk kitap. Kitap, edebiyat roman tarzında değil aforizmalar olarak yer ediniyor. Millet ayılıp bayılıp, öve öve bitirememiş ama bence çok da bir numarası yok. Kötü değil, iyi de değil. Okunmazsanız bir şey kaybetmezsiniz, tıpkı okurken kazanacağınız bir şey olmayacağı gibi. Kitabı okurken iletilere başlık atarak her zaman ki stilimle insanların özellikle XX kromozomluların omurgasızlığa kayarak, dalga geçip, eğlendim.
Alıntı
Kum ve KöpükHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202516,3bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 79. kitabı
Yazar #larssvendsen #sıkıntınınfelsefesi eserini yakın bir arkadaşının sıkıntıya bağlı ölümünün etkisi altında kaleme alır. Satır aralarında ünlü filozof, düşünürlerin düşüncelerine yer verirken sıkıntı problemini araştırarak tarihin belirli döneminde kim olduğumuzu ve dünyaya nasıl yerleştiğimizi anlamaya çalışma amacı gütmektedir. Sıkıntı Her şeyden önce içinde yaşadığımız bir haldir üstüne sistemli olarak kafa yorduğumuz bir şey değil. Bu kitabı bir deneme unsuru olarak nitelendirirsek, denemede dört ana başlık dikkatimizi çekmekte; İlk bölümde sıkıntı problemi yani sıkıntının çeşitli yanlarının geniş bir portresini görüyoruz bunların modernite ile olan ilişkisini inceliyoruz. İkinci bölümde ise sıkıntının tarihine göz atacağız merkezi tez, romantizmin fikirler tarihi düzleminde modern sıkıntıyı anlamak bakımından temel arka planı oluşturduğuna şahit oluyoruz. Üçüncü bölümde ise sıkıntının fenomenolojik çözümlemelerine odaklanılacak. Dördüncü olan son bölümde ise sıkıntı ahlakı üzerine. SIkıntı karşısında hangi tutumları takınmanın ve hangilerini takınmamanın uygun olduğunu araştıracağız. Altını çizerek ve zamana yayarak okunan, farklı ve keyifli bir deneyim oldu benim için. Sırada özgürlüğün felsefesi var, hadi başlayalım. Reklam değil. @kairoskitap "Yaşamın sorunlarını ortadan kaldıracak şekilde nasıl yaşamalı? Bir kez daha, bunun için evrensel bir reçete yoktur. Ve sorunlu olmayan bir hayat sürmek nasıl mümkün olabilir? Önemli olan sorunlar için değil de sefil olmadan sorunlarla birlikte yaşanabilecek bir perspektif bulmaktır."
Sıkıntının FelsefesiLars Svendsen · Kairos Kitap · 202679 okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 14:37
Bence kitabın adı "Neden İnanıyorum" gibi bir başlık olmalıydı. Çünkü kitabın içeriği incelendiğinde müslüman olmaktan ziyade Allah'a inanmanın gerekleri açıklanıyor. Zira yaratılışın tesadüften ziyade Yaratıcı'nın gücü sayesinde olduğuna inanan Hristiyan, Yahudi veya başka bir dine mensup biri de olabilir. Bunun yanında kitabın içeriğine bakacak olursak Kuran'ın evren, dünya ve canlılar ile olan ilişkilerini inceleyerek Kuran'ın insan yazması olmadığını, Allah'ın kelamı olduğunu açıklanmış. Hz. Muhammed ve insan fıtratı da bu kapsamda ayrıca incelenmiş. Deizme cevap olarak İslam'ın anlamı, Kuran'ın inşa ettiği zihin açıklanmaya çalışılmış. Bunun yanında Kuran'ın korunmuşluğu ile ilgili gerekçeler yazılmış. Yazarın da bilimsel bir gerekçe olmadığını kabul ederek açıkladığı Kuran'daki matematiksel ölçü tezleri açıklanmış. Kitap herkesin anlayacağı bir dilde ve özet olarak yazılmış.
Din İslam
Neden Müslümanım?Caner Taslaman · İstanbul Yayınevi · 2020486 okunma
Reklam
Reklam