Sana yazdığım şiirler, gidişinle başlıksız kaldı🥀
Başlıksız ...
Halsiz Kimi zaman ruhsuz Ve Bazen de bensiz Ama hep hep sensiz... Liği hissediyorum iliklerime kadar Her saniyenin her miliminde Taaaki iliklerime değin..
Şiir
Reklam
Başlıksız Şiir
Bir dükkanı vardı ihtiyar adamın. Şehrin eski çarşısında. Ahşap ile konuşur, içinde biriktirdiklerini çizerdi. Atatürk’ü severdi. Barış Manço dinlerdi. Şairdi adam… Gün yüzüne çıkmamış şiirlerini bir bardak demli çayla okurdu, dükkana gelip gidenlere. Sigarayı severdi adam. Günde üç pakete, bana mısın demezdi. “Yılların alışkanlığı” derdi. Belki o yüzden kalbine yenildi. Öğretmendi adam. Bir harf öğrettiği için kölesi olunandı kırk yıl. Adam, beni “adam” edendi… (Bugün vefat eden öğretmenim için)
Başlıksız Bir Dilegeliş
​Gök yüzünü başka bir renge boyuyor bugün, Sokaklarda yankılanan o ses, aslında bir veda. Zamanın ellerinde birikti koca bir düğün, Benim sustuğum ne varsa, şimdi o beyaz duvakta feda. ​O şimdi evlenecek... Kiminle uyandığının, kime gülümsediğinin ötesinde bir yer bu; Artık hatıraların ev sahibi değil, bir yabancısıyım. Odalar dolusu sessizlik, raflarda yarım kalmış kitaplar, Ve bir zamanlar paylaştığımız o yolların yorgun yolcusuyum. ​Adımları şimdi başka bir kapının eşiğine uzanıyor, Parmaklarında, başkasının vaat ettiği bir ömür parlıyor. Benim kurduğum düşler, bir kuş gibi penceremden uçup giderken, Onun yeni dünyası, benim yüceldiğim yerde kuruluyor. ​Artık Yasaklı Bir Hikaye ​Yazılmamış mektupları ateşe vermenin tam vakti, Çünkü artık o isim, bir başkasının kutsalı. Bir imza atılacak, bir söz verilecek gökyüzü altında, Ve ben, bu masaldan bu hikayeden ve bu yoldan usulca çekilen o gölge olmalı... ​Dilerim; Bastığı yer incinmesin, seçtiği yol çiçeklensin, Gözlerindeki o ışık, fırtınalarda hiç sönmesin. Bana düşen, bu koca şehri ona bırakıp gitmektir, Sevmek bazen; uzaklardan, sessizce, "mutlu ol" demektir.
Hayata Dair
Başlıksız Şiir-IV
Gitmek mümkün değil, Necmiye! Bu koca şehir mezar oldu kalbime. Geceler doğuyor gündüzlere, Avuttuğum sözlerle aklım... Kandırmak artık mümkün değil! Anlamıyorsun, değil mi Necmiye? Belki de vazgeçmek bazen, Bazen bu kadar da kolay olmalı. Ben mi ektim yoksa, Bilmeden bu hüznü kalbime? Anlamam artık mümkün değil! Kıskacına takıldım zamanın, Sert dalgaları dövüyor hayatın. Gerçek? Aldatmaca? Çoktan kaybettiğim aklımla, Koca bir senaryoda mı? Mümkün değil, Necmiye! Düşüyor tepemden aşağı, Düşünceler dolusu. Sel olsa yine iyi, Parçalayıp geçiyor içimi, Necmiye... Bana dayanmam artık mümkün değil! ~isimsz.sair
Şiir
Başlıksız Şiir-III
Bu şehri terk etmem lazım. Lütfen alınma, Necmiye. Adı ağzımı buran adamı Unutmak lazım. Üstüme yüklenen, Bana ait olmayan Tüm o sorumlulukları... Uykuda kendi kendine konuşturan. Bu şehri terk etmem lazım. Öyle dertlerim olmalı ki! Suyun tadını falan tartışmalıyım. Minibüs olmadığı için; Geç kaldığım işte, Kahvaltı sofrasında oturanlar olsun. Öyle dertler ki, Kurmam gereken dolap; Bir ayda geleceği için Umrumda olmasın. Öyle bir yer ki, İstesem de karşıma çıkamayacağını bildiğim, Öyle bir ihtimalin masada olmadığı... Lütfen alınma, Necmiye. Bilirsin, gücüm kalmadı Ne kendimi, ne onları, ne bu şehri Taşımaya devam edebilmek için. Tercih yapma alanım kalmadı. Bu bir zaruriyet, değil mi Necmiye?
Şiir
Reklam
Reklam