Türk ulusalcılığı ile laiklik ilkesinin merkezi önemi, sadece sosyal bilimcilerle tarihçiler arasında değil genelde, Türkiye’de İslam’ın özgül bir tarzda nitelendirilmesine yol açmıştır. Laik devlet tarafından tanımlanmış İslami ortodoksi, sufi tarikatlar ile batıl itikat olarak adlandırılan diğer dinsel oluşumlara herhangi bir bağ kurmayı reddeder. Bunun anlamı, kurumsal dinsel görüşün dışında olan, sıradan insanların değerlerinin ve törensel uygulamalarının pek bir önemi olmayan artıklar olarak kabul edilmesidir. Eğer laik medeni kanuna karşı gelmiyorlarsa bu artıklar hoş görüyle karşılanabilir
Ey muvahhid, mücahid ve zahid Müslüman!
Liberalistler, alçaklar, hakkı batıl ile karıştıranlar ve fetvacılar aleyhinde senin için müteşeddit, terörist, aşırıcı veya radikal diye şahitlikte
"Her bâtıl itikat, insanı salim inanışlardan alıkoyucu, şaşkın bir iman hazırlığı değil de nedir? Öyle bir hazırlık ki, sonunda bulmak değil kaybetmek var..."
(...)
Yaşar Kemal'in Ortadirek'inin birinci baskısı 1960'ta, Yer Demir Gök Bakır'ının birinci baskısı 1963'te, Ölmez Otu'nun birinci baskısı 1968' de (YKY' de