İngiltere dışişleri bakanı Kurson, Türkiye Cumhuriyeti ile vuku bulanları anlatmak için İngiltere Avvam kamara’sına geldiğinde bazı İngiliz parlementerler, Kurson’a şiddetle saldırdılar ve Türkiye’nin istiklalini nasıl tanımış olabileceğini garipsediler. Çünkü Türkiye, İslam devletlerini etrafına toplayıp ikinci bir kez batıya hücuma geçebilirdi. Kurson bunlara verdiği cevapta; Türkiye bungünden sonra hiçbir şekilde İslam ittifakı kuramayacak, çünkü biz ellerindeki iki kozu aldık. Bu iki koz da İslam ve Hilafettir.
Benim için Muhammedilik, Haça tapmaktan (Hristiyanlıktan) mukayese edilmeyecek kadar uzak duruyor. Eğer insan, seçme hakkına sahip olsaydı, aklı başında olan her Pravoslav ve her bir insan, şüphe ve tereddüt etmeden Muhammediliği; tek Allah’ı ve O’nun peygamberliğini kabul ederdi.
Alçak diktatörlerin esaretine alışmış ve her şeye tahammül eden bir halk için özgürlük şarkıları söylemek, acıları daha da derinleştirmekten başka işe yaramaz.
Ey özgürlük! ben zulümden bıkkınım, esaretten bıkkınım. Zincirden bıkmışım, zindandan bıkmışım, hükümetten bıkmışım. Zorunluluktan nefret ediyorum. Seni tutsak yapmak ve bağlanmak isteyen her şeyden ve herkesten bıkkınım.