Batu Avrupa’nın Türkiye ve Rusya üzerindeki yer yer haklı, yer yer mesnetsiz, adeta isteriye dönüşen tenkit ve değiştirme talepleri eminiz ki iki toplumu bu konuda da ortak harekete zorlayacaktır. 
Malatya Akçadağ yol üzerinde ilk gidilecek yer Yozgat’ın Sarıkaya ilçesidir. Buraya kadar motorsikletle gidilecek, buradan mümkün olursa, Tuncer Sümer”in tanıdığı Alparslan Batu isimli bir üsteğmenin yardımıyla Malatya’ya devam edilecektir.
Mart ayının ayazında bir motorsikleti Tayfur, Sinan,Deniz ve Yusuf değişik yerlerde mola verir, yemek yer, ısınır.
Yemek için durdukları bir benzincide yemek yedikleri masanın üzerinde Deniz, Yusuf ve Hüseyin Fotoğraflarının bulunduğu bir gazetede serilirdir.
Deniz, Yusuf, Hüseyin’in resimlerini gazetede gören benzinlikte çalışanlar, “
Bu adamlarda mangal gibi yürek var, devlete kafa tutuyorlar” diyerek duygularını dile getirirler.
Saygun'un yurda döner dönmez opera türüne gösterdiği bu ilgi Ankara'da görevli olduğu 1934 yılı ortalarında yurdumuza gelen Iran Şahının huzurunda oynanmak üzere Atatürk'ün verdiği bir konu üzerine bir opera bestelenmesi önerisini aldığı zaman Feridun (Özsoy) operasıyla daha da arttı. Bunun geniş tafsilatını, operanın ne dar bir zamanda, ne büyük güçlük ve fedakarlıklarla meydana getirildiğini Saygun'un And Müzik Vakfınca yayınlanan Atatürk ve Musiki adlı kitabında bulmak mümkündür.
Bestecimizin bu ilk operasını yine 1934 yılında yarattığı 1 perdelik Taş Bebek Operası, 1953'de Selahattin Batu'nun çok değerli librettosu üzerine bestelenen ve artık çok daha gelişmiş bir çerçevede Leyla Gencer, Aydın Gün gibi yetişkin sanatçılarımızın rol aldıkları Kerem Operası, daha sonra da Köroğlu Operası izlemiştir.
"Ögedey, Alman ve Macar hükümdarlarının da kendisine biat etmesi için ültimatomlar gönderdi. Alman İmparatoru II. Friedrich bu talebi kabul ederken Macar Kralı'nın sessizliği 1241'de Mogolların Macaristan üzerine ilerlemelerine bir gerekçe oldu.."