"En başından beri biliyordum. Ta en başından beri biliyordum bu hayalin gerçek olmayacağını. O kadar çok anlattırdı ki ben de belki bir gün gerçekleştiririz hayalimizi diye ümit etmeye başladım."
"Anlatsana orayı George," dedi Lennie.
"Daha dün akşam anlattım ya."
"Olsun, yine anlat George,"
"Tamam anlatıyorum işte. Birkaç dönüm arazi. İçinde küçük bir yel değirmeni var. Bir de küçük bir kulübe ve bir kümes var. Kulübede mutfak da var. Meyve bahçesinde kiraz, elma, şeftali, kayısı, badem ağaçları var. Yonca kaplı bir tarla ve onu sulayacak bol bol su da var. Bir de domuz ahırı..."
"Ve bir de tavşanlar var ya George."
"Henüz tavşanlar için bir yer yapmayı planlamadım, ama sen istiyorsun diye birkaç büyük kafes yaparım onlar için, sen de yoncayla beslersin tavşanlarını."
"Beslerim tabii," dedi Lennie. "Ne güzel beslerim ben onları bir bilsen."