"Belki de arkadaş tam olarak doğru kelime değildi. Bugünlerde arkadaşlarınız olmuyor, yoldaşlarınız oluyordu: Ama bazı yoldaşlarınızın yanında olmak başkalarının yanında olmaktan daha çok hoşunuza gidiyordu..."
Bayım:
Artık çizgiler daha özgür kılıyor beni. Kendin çiziyorsun ve kendin siliyorsun sınırlarını. Sınırlar, özgürlüktür aslında. Nerede durman gerektiğin yeri bilirsen, durman gerektiğin yerin, aşman gerektiği yer olduğunu da bilirsin. O yerin seni özgür kılacağını bilirsin işte...
Sizinle arama çizdiğim sınır çizgisi de öyle bir şey. Durmam gerektiği yeri biliyorum ama aşmam gereken yer de orası. Yine de aşamadım. Beni özgür kılacak bu adımlar, beni yalnız da bırakacak aynı zamanda biliyorum. Özgür olmak aynı zamanda yalnız da olmaktır. Başına buyruksundur çünkü, yalnız sen varsındır çünkü yalnız senin isteklerin ve senin düşüncelerin doğrultusunda çevrilir hayatın, kimse hayatının yönetemez. Yalnızca sen... Yalnızca sen ve en sonunda yalnız kalan sen.
Neyse bayım, aramızda ki çizgiler bizi özgürleştirebilmek için yalnız bırakacaksa, o çizgileri hiç silmeyelim daha iyi. Çünkü bizim aramızda ki çizgiler geçilmeyecek cinsten. Ne kadar silersen sil, görünmez bir çizgi bizi bir noktada ayıracak ve bu seksek oynamak kadar basit bir şey değil. Durman gereken çizgileri aştığımda bile özgür ve yalnız kalacağım. Belki böylesi en iyisi ama hiçbir zaman aynı çizgide ya da bir çizgisizlikte buluşamayacağız..
-Anissa S. Vane-