bayan melankoli

bayan melankoli
@bayan_melankoli
18 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
Stefan Zweigden Bir İkilem Öyküsü
Puan vermedi·50 syf.··
2025 53. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 10:01
Mecburiyet #stefanzweig -Spoiler- İncecik,kahvenizi içene kadar bitirebileceğiniz bir kitaptı Mecburiyet. Ortaokuldan beri Stefan Zweigin neredeyse bütün kitaplarını okumuşumdur. Arada tek tük okumadığım kitabına rastlayınca çocuk gibi sevinirim. O yüzden Mecburiyeti görünce hemen alıp okumaya başladım. 1.dünya savaşı sırasında Almanya tarafından askere çağrılan Ferdinandın psikolojisini okuyoruz kitap boyunca. Ferdidand ne kadar bocaladıysa ben de bir o kadar bocaladım empati yapınca. Bir yanda kendi hayatını seçip mutlu yaşayabileceğin bir ülke bir yandan vatan sevgisiyle bağlı olduğun ülken. Kitabı okurken erkekler için de birçok şeyin kolay olmadığını fark ettim. Bazen devletin toplumun onlardan beklediği en asil şey insan öldürmek oluyor. Savaş neden var bu neden meşru hatta yüce görülüyor anlayamıyorum. Normalde suç sayıp bir insanı ömür boyu hapsedecek kadar kötü olan bir eylem kolektif bir şekilde yapılanca nasıl yüce bir hareket olabiliyor? Olayın bir tarafı buyken diğer tarafı daha farklı. Yıllardır büyüdüğün yetiştiğin vatanın sevdiklerini ve aileni koruma iç güdüsü... İşin özü kolay değil. Böyle bir ikilemi de en güzel Zweig yazabilirdi zaten ki öyle de yapmış. Kitabın sonunda benim için hem şaşırtıcı hem mutlu bitti. Ferdinandın öylece askere gideceğini sanıyordum ama savaşın en ufak bir yansımasını görmesi bile fikrini tamamen değiştirmesine neden oldu. Bu da en büyük savaş karşıtlarından biri olan Zweigin kitapta bile olsa bir karakterini askere göndermemesi onun ne kadar barış yanlısı olduğunu en güzel bir şekilde kanıtlıyor...
Edebiyat
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·256 syf.··
2025 51. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 22:10
Evettt sonunda bitirdim ve gelelim kitap hakkındaki düşüncelerime. Öncelikle ben kitabın yazarını ayakta alkışlıyorum. Özel gereksinimli bir insan oturup bir kitap yazsa duygu ve düşüncelerini belki de bu kadar net açıklayamazdı. Yazarın kendisi gayet sağlıklı bir kişi ve empati becerisine hayran kaldım. Kitabın konusu beyin felci geçirmiş bir çocuk olan Melody Brooks hakkında. Zihinsel tüm faaliyetleri yerinde olmasına rağmen vücudunun baş parmağı hariç hiçbir kısmını kullanamıyor. Kitabı okurken kafeste bir kuş gibi hissettim. Melodinin söylemek isteyip de söyleyemediği her şey benim boğazımda kalmış gibiydi. Onun dışında Melody bana kalırsa şanslı bir kızdı. Ailesi parmakla gösterilebilecek bir aileydi özellikle aile dostları olan bayan V. Kitapta ilgimi çeken bir şeyde Amerika'daki özel gereksinimli kişiler için gösterilen efor. Melodynin okulda yemeğiyle tuvaletiyle her şeyiyle ilgilenen ayrı ayrı birçok görevli var. Turkiyede bırakın her işle ayrı ayrı ilgilenen birçok görevliyi kaynaştırma eğitimi bile son 2 3 yılda yeni anlaşılmaya başladı. Eleştirebilecegim tek nokta kitabın sonlara doğru çok açık bitmesi. Düzgün bir final değildi bence. Sanki yazılacak bir 100 sayfa daha varmış da yazar sıkılıp bırakmış gibiydi. O yüzden pek çok soru işareti ile bitirdim kitabı. Belki de devam kitapları olduğu için değer serilere de göz atmam gerekiyordur. Özet olarak bence herkesin okuması gerektiği çok akıcı çok sade ve olabildiğince hayattan bir kitaptı. Okumak isteyenlere şimdiden iyi okumalar dilerimmm
İçimdeki MüzikSharon M. Draper · Timaş Genç Yayınları · 202139,7bin okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2025 45. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2025 11:22
Küçük kadınlar çok uzun zamandır okumak istediğim kitaplardan biriydi. Bir aydan fazla zamanımı alsa da sonunda bitirdim ve bir incelemeyi hakkettiğine karar verdim. Küçük kadınlar çoğunlukla bir anne ve 4 kızın etrafında dönen bir aile romanı. Okumak için yanlış bir mevsimi seçtiğimi düşünüyorum çünkü kitabı okurken kendinizi soğuk bir kış günü şöminenizin karşısında sallanan bir koltukta oturuyormuş gibi hissediyorsunuz. March ailesi çok çok sevimli bir aile. Savaş sebebiyle bay March askere alınır ve Bayan March ile kızları Meg,Jo,Beth ve Amy bu sürede birbirlerine sığınarak zor zamanları aşmaya çalışırlar. Her kızın farklı bir karakteri ve yetenekli olduğu bir alan var. Meg ailenin en büyük kızı. Yarı anne gibi oldukça da güzel. Jo kitapta erkek gibi hareketleri olarak tavsir edilen oldukça özgür ruhlu ve ailesine düşkün. Kitapta belli edilmese de ana karakter diyebileceğimiz kişi. Benim en sevdiğim kız olan Beth se sanata düşkün huzurlu ve sakin bir kız. Oldukça iyi kalpli adete melek gibi. En ufakları Amy ise en küçük çocuk olmanın etkisiyle birazcık şımarık ama sevimli de. Hepsi yaşadıklarının etkisiyle büyüyüp olgunlaşıyorlar. Eleştirebileceğim nokta ise bir zaman sonra kitabın gerçekten çocuklar için yazılmış gibi olduğunu düşündürmesi. Basit tatlı bir aile hikayesi olduğunu biliyorum ama kitap boyunca pek bir olayın olmaması beni biraz sıktı. Yine de huzurlu hissetmek istediğiniz zaman size yardım edebilecek bir kitaptır Küçük Kadınlar. Beğenirseniz devam kitabı olan İyi Eşlere de bakabilirsiniz.
1000Kitap
Küçük KadınlarLouisa May Alcott · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202019,5bin okunma
Küçük Prens-İnceleme
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2023 15. kitabı
Belki binlerce şey yazıldı küçük prens hakkında. Binlerce kez altın sarısı saçlarından boynuna doladığı atkısından bahsedildi. Ve yine binlerce kez bir koyun istemesinin onun varlığının en büyük kanıtı olduğu söylendi. Ben de 1001.kez söylemek istiyorum bunları. Çünkü her söyleyiş birbirinden farklıdır. Bundan yıllar önce çocuk sayılabilecek yaşta tanışmıştım küçük Prensle. Hala en sevdiğim kitaptır. Ne kadar okursam okuyayım o en son ki çöl sahnesinde-hani küçük prensin hepimize veda ettiği- gözyaşlarım benden habersizce süzülür gider. Peki nedir Küçük Prensi bu kadar etkileyici kılan? Cevap basit; tertemiz kalbi. Tabii Exupery beyfendi de bunu o kadar güzel bir üslupla yazmış ki o ortamda görebiliyoruz kendimizi. Ne kadar büyümüş olursak olalım bizi her seferinde o hiç ayrılmak istemeğimiz yemeklerin daha lezzetli ,zamanın daha uzun olduğu çocukluk yıllarımızı döndürmeyi başarıyor. Bu sayede aslında yetişkinlikte önemli sandığımız ama küçük prensin sadece kahkaha atacağı dertlerimizi unutuyoruz. Gülü ile olan ilişkisi de bizi etkileyen en büyük yerlerden. Onun gülü bizim hayatımızdaki sevdiğimiz bağ kurduğumuz her şey demek aslında. O yüzden çok özel. Her seferinde kulağımızı da çekmeyi unutmuyor "sorumlusun"diyor "evcileştirdiğinden sorumlusun" ve ekliyor "aslolan göze görünmez". Hala küçük prens gülüne kavuştu mu gezegeninde dönebildi mi neden göçmen kuşlarla değil de bir yılanla anlaşma yaparak dönmel istedi bilmesekte yine de seziyoruz. Bu da insan hayatının sonlanma biçiminin küçük prense alegorik bir şekilde yansımış hali. Hatta kitabı en unutulmaz yapan kısımlardan. Bizler de ölünce nereye gidiyoruz bilmiyoruz ya da gidebiliyor muyuz? Sadece kendimizce sezmeye çalışıyoruz.Bize en son düşen görev gökyüzüne bakıp milyonlarca kuyu milyonlarca çıngırak görmek ve
1000Kitap
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,7bin okunma