Lisbeth.

Lisbeth.
@bayankitapist
and like a ghost in the silence I disappear
Vakit kaybetmeden okuyun:)
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2020 00:35
Hayatımızda birçoğumuz aslında yapmak istediğimiz şeyleri değil, yapmayı zorunda olduğumuz şeyleri yapıyoruz. Şuna inanıyorum ki; bu dünyada, her birimizin bir yeteneği var. Hepimiz elbette ki çok şeyden hoşlanıyoruz, kitap okumak olsun, film izlemek olsun. Ama hepimizin yaparken bizi çok heyecanlandıran bambaşka bir tutkusu var. Bazılarımız bunu keşfetmiş olabiliriz, bazılarımız hala bunu keşfedeceğimiz anı yaşamamıştır. Ben bunu yıllar önce keşfettim, evet benim en büyük tutkum yazmaktı. Kocaman hayaller kurardım, yazar olmak üzerine. Hayranlıkla okudum elimden geldiğince, çok fazla okudum. Yazdım, beğenmedim, sildim. Yazdım, önemsemedim, kaybettim. Yazdım, yazdım, ama hep kendime yazdım. Çevremdeki insanlar yeteneklidir, devam et dediler, ama edemedim. Çünkü, kendime inancım yoktu. Bunları neden anlattım? Çünkü bu kitap, hayatımızı nasıl anlamlandırabileceğimize çok güzel bir bakış açısı ile yaklaşmış. O tutkuyu bulmak, en önemlisi bu, ve sonrasında peşinden gitmek. Ancak bu klasik bir "Hayallerinin peşinden git!" temalı bir kişisel gelişim romanı değil, içinizde gerçekten bir şeylere dokunmayı başarıyor. Sanki aklımdan geçen her şeyi anlıyor ve bana yol gösteriyor. Koyduğumuz hedefe ulaşma yolunda; çok farklı teknikler, harbi ya dedirten cümleler, ve gaza getiren küçük öykülere yer vermiş. Kitapta birtakım tekrarlara yer verilmiş, ancak bunun tadı tuzu olduğunu düşünüyorum. Bazı şeyleri belleğimize iyice kazıyabilmemiz için bu tekrarlar rahatsız edici olmadı benim açımdan. Okudukça, kendinize olan inancınız değişecek. Lütfen sindirerek okuyun. Verim almak amacıyla okursanız çok verim alırsınız. İyi okumalar diliyorum.
Edebiyat
Ferrari'sini Satan BilgeRobin Sharma · Pegasus Yayınları · 201223,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"İnsanoğlu, bencil yaratıkların en zekisidir."
9/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2020 24. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2020 22:52
Yine bir polisiye romanı, ama yazar Ahmet Ümit olunca tarihte şöyle bir gezinti yapıp gelmeden olmaz. Bu sefer nerelere götürdü bizi? Mezopotamya, uygarlıkların doğuşu, bizim topraklarımızda yaşamış tüm uygarlıklar, Geç Hititler dönemi, Kral Pisirus'un baş yazmanı, kendisinden "Ben zalimler çağında yaşamış bir alçağım." diye bahseden Patasana... Hatta ara ara Kurtuluş Savaşı'na gidiyoruz, benim de memleketim olan Gaziantep'in "gazi" ünvanını almasını sağlayan o büyük direnişe.. Tarihteki en büyük soykırımlara gidiyoruz. Evet, içimiz yanıyor ve şu noktaya varıyoruz: İnsan nasıl böylesine acımasız olabilir? Yaşadığımız dünyaya zarar veriyoruz. Bu dünyayı paylaştığımız bütün canlılara, en çok da kendimize zarar veriyoruz. İşte romanda üzerinde durulan ana konu buydu. İnsanın acımasızlığı. Nesiller boyunca vahşetten vazgeçmeyen insanlar. Asla bitmeyecek olan savaşlar, bitmeyen öldürme ve yok etme güdüsü. Roman, 2700 yıl öncesine ait Geç Hititler döneminde yaşamış Patasana'nın yazdığı itiraf tabletleriyle başlıyor. Ve bu tabletlerde o kadar çok şey var ki. İmkansız aşktan, nesiller boyu süren savaşa kadar... Bu tabletlerin bulunmasının ardından başlayan cinayetlerle olay örgüsü başlıyor. Patasana'nın, insanlığa olan isyanını okuyoruz. Ve günümüzde bulunan bu tabletlerde, onun içinde hala bir umut ışığı olduğunu görüyoruz. Bu tabletleri yazarken,günümüze taşırken bir gün insanlığın düzeleceğini, dünyanın daha yaşanılabilir bir yer olmasını umut etmiş Patasana. Ancak herkesin farkında olduğu bir gerçek var ki, dünya gün geçtikçe daha da acımasız bir yere dönüşüyor. Romanda ana tema olan "insan ve savaş" konusu o kadar güzel işlenmiş ki. Satır aralarına bırakılmış o kadar güzel mesajlar var ki. Gerçekleri bu kadar acımasızca yüzümüze vuran romanlardan bir tanesi.
Edebiyat
Patasana (Midi Boy)Ahmet Ümit · Everest Yayınları · 201929,4bin okunma
Ne ara bitti 650 sayfa ya.. :))
8/10
·646 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2020 01:55
Çok satan kitaplar listesine girmiş kitapların üzerinde yazan "Bestseller" yazıları ve arka kapaktaki "Olağanüstü, büyüleyici!" tarzı yorumların hakkını veren nadir kitaplardan. Uzun zamandır gözümde büyüttüğüm bu kitaba sonunda başladım. Ve nasıl bittiğini anlamadım. Kitap gerçekten de akıp gidiyor, bir şeyleri tahmin etmeye çalışıyorsunuz. Ama boşuna tahmin etmeye uğraştığını her sayfada yeniden anlıyorsun. Her sayfada olayı aydınlatmak adına küçük küçük bilgiler var. Bu bilgiler o kadar kafa kurcalamadan ve gereksiz detaylara inmeden verilmiş ki, kendinizi çok rahat bu gizemin içinde hissetmeye başlıyorsunuz ister istemez. Ve böyle hissetmenizin bir etkeni de karakterlerin çok sıra dışı ve doğal olmaları. Gizemi çözmemizi sağlayan bu bilgiler yavaş yavaş kafanızda bazı fikirler belirmesine sebep oluyor. Tam buldum diyorsun, sonra kitap dile geliyor ve "Hayır, o kadar kolay değil." diyor.:)) Lisbeth ve Mikael o kadar orijinal karakterlerdi ki, henüz sadece ilk kitabını okumuş olmama rağmen keşke seri daha da uzun olsa diye düşündüm. Bu karakterleri daha fazla kitaplarda görmek güzel olurdu. Gizem kitabı arıyorsanız, birazcık da beyin fırtınası yapmaktan hoşlanıyorsanız çok doğru bir tercih olacaktır, nasıl bittiğini anlamaya çalışırken kendinizi ikinci kitaba başlarken bulabilirsiniz. İyi okumalar dilerim herkese. :)
Edebiyat
Ejderha Dövmeli KızStieg Larsson · Pegasus Yayınları · 202612,3bin okunma
BURAM BURAM GERİLİM...
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2020 20:10
Tutsaklık. Yaşama arzusu. Toplumsal sınıf ayrımı. Cinsiyetçilik. Eşitsizlik. Özgürlük aşkı. Yalnızlık. Şiddet. Aşk. (?) Önce derin bir nefes alın ve sonra başlayın. Devamı gelecek.. sağlam bir psikolojiyle okunması gerektiğini düşündüğüm romanlardan. Peki kimdir bu koleksiyoncu? Ferdinand. Sıradan bir adam diyebiliriz, onu sıradanlıktan kurtaran tek şey bir piyango kazanması. Kelebek koleksiyonu yapan bir devlet memuru. Peki ya koleksiyon.. Bir obje türünden biriktirmek bir insana neden zevk verir? O objeye olan hayranlığımızdan olduğunu düşünüyorum. Hayranlık , insanın kendisinden tamamen başka bir insana veya bir objeye hayranlık duyması nasıl sonuçlar doğurabilir?.. Miranda. Kitapta bahsedildiği kadarıyla olağanüstü bir güzelliğe sahip, yetenekli, sanatı seven genç bir kız. Tanımadığı bir insana nasıl aşık olabilir bir insan? Ferdinand'ın istediği tek şey Miranda'nın onu tanımasıdır. Bu sebeple kızımızı kaçırma kararı alır. İlginç bir yöntem, öyle değil mi? Hiçbir çıkarı veya isteği yoktur, tek istedigi sevilmek. Çünkü, yalnızlıktan çok korkmaktadır. Yanında birisini tutmaya deli gibi ihtiyacı vardır, bu kişi bir tutsak olsa bile. Ve bu kişi kendisinden ne kadar nefret ederse etsin, bunu kendi görmek istediği şekilde görmeye kararlıdır. Bu psikolojik-gerilim romanı iki farklı dünyadan bahsediyor. Aynı ev, aynı ortam, aynı olaylar, aynı 2 insan. Ama önce Ferdinand'dan sonra Miranda'dan dinliyoruz olayları. Kitabı en güzel yapan şey de buydu. İkinci yarısından itibaren aynı olayları farklı bir kişiden dinlemeye başlayınca, sıkılabilirim diye düşündüm. Ama aslında ilk yarıda "Neden?" diye düşündüğümüz tüm soruların yanıtları bu sayfalarda gizliydi. Okurken gerilmeye, ağlamaya ve en çok da düşünmeye hazırlıklı olun ve okuyun. Dediğim gibi derin bir nefes
Edebiyat
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202410,9bin okunma
Herkes okumalı !!
7/10
·154 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2020 00:30
Eğer mutlu sonla biten bir kitap veya okurken sizi gülümsetecek bir kitap okumak istiyorsanız lütfen uzak durunuz. Kitaba ismini veren "huzursuzluk" kelimesi sizi kitap boyunca asla yalnız bırakmayacak. Ki benim için kitabın en güzel yönü de buydu, hedeflenen bir duyguyu bana tam anlamıyla yaşatması. Mutluluk kadar mutsuzluğun da gerektiği bir dünyada, huzursuzluk da ne yazık ki mecburi. Coğrafya kaderdir. Okurken bunu çok daha iyi anladım. Bazı insanlar kolundaki saatin markasını düşünürken, 8 yaşında kız çocuklarının acaba bugün kime satılacağım diye düşündüğü bir dünya bu. Çok acımasız, çok adaletsiz. Ve yazarımız bu adaletsiz dünyayı bizlere sunmaktan hiç çekinmemiş. İnsanlar intihar ediyorlar, öldürüyorlar, 1 sigara paketi karşılığında satılıyorlar.. Bunları okudukça içimize çöken "huzursuzluk" duygusu ise , kitap bittikten sonra bile sizi uzun süre etkisi altına alıyor. Peki ya neden herkes okumalı? Yaşadığımız dünyanın nasıl bir yer olduğunu anlamak için yüzlerce kitap okumak, belki çok gezmek belki de senelerce yaşamak var. Ancak bu kitabın içinde yaşadığımız dünyanın sadece nasıl bir yer olduğunu değil , neden böyle olmak zorunda olduğu da var. Kitaba polisiye demek çok yanlış olur, çünkü kitapta katili bulma gibi bir arayış kesinlikle yok. Bu beklentilerle okumamanızı tavsiye ederim. Elinizde, kapağında yazdığı gibi "huzursuzluk" var. Evet bu kelimenin, bu duygunun kağıtlara bürünmüş hali. Lütfen sabırla okuyun. İyi okumalar dilerim.
Edebiyat
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,6bin okunma