Fromm bu kitapta “sevmek bir duygu değil, bir beceridir” diyerek insanın en temel ihtiyacına başka bir pencereden bakıyor. Kitap, aşkı sadece anlık bir heyecan değil; emek, dikkat, sorumluluk ve içsel olgunluk isteyen bir yolculuk olarak anlatıyor.
Okurken, insan önce kendini tanımanın ve iyileştirmenin ne kadar kritik olduğunu fark ediyor. Çünkü Fromm’a göre sevmek, önce kendi içindeki boşlukları tamamlamakla başlıyor.
Kısacası Sevme Sanatı, aşkı romantik bir hayalden çıkarıp gerçek bir ustalığa dönüştüren, durup düşündüren bir rehber gibi. Bitirdiğinde “Ben gerçekten seviyor muyum, yoksa sadece alışıyor muyum?” sorusu ister istemez insanın aklında kalıyor.