Atuan Mezarları, Yerdeniz serisinin ikinci kitabıdır.
Bu serideki kitaplara kısaca bakacak olursak:
Yerdeniz Büyücüsü (1968)
Atuan Mezarları (1971)
En Uzak Sahil (1972)
Tehanu (1990)
Yerdeniz Öyküleri (2001)
Öteki Rüzgâr (2001)
Ursula K. Leguın bu seriyi yazarken kurmuş olduğu Yerdeniz dünyasının altı romanlık büyük bir destana dönüşeceğine dair bir planı olduğuna ilişkin bilgiler yok. Yazar, ilk kitabın başarısından sonra bu dünyanın anlatacak daha çok hikâyesi olduğunu fark ettiğini düşünüyorum.
Yazarımızın, daha önce okuduğum Anlatış romanında da hikâyelerin önemine yaptığı vurguyu düşündüğümde, sanki Yerdeniz'de bunu bizzat yaşayarak bize gösterdiğini hissediyorum. Yerdeniz dünyasını oluşturduktan sonra, aynı dünyanın içinde farklı kahramanların hikâyelerini anlatarak bu evreni büyütmeye devam ediyor.
Yerdeniz Büyücüsü Ged'in büyümesi üzerine kuruluyken, ikinci kitap olan Atuan Mezarları tamamen Tenar'ın romanı. Burada da yine bir büyüme, bir aydınlanma ve sonunda kendini bulan Tenar'ın hikâyesini okuyoruz.
Tenar değişimin gücü, aslında değişimin tam da kendisi. Evet, insan ne kadar derin ve karanlık bir sistemin içinde yetişmiş olursa olsun, gördüğü küçücük bir ışık bile onu değiştirebilir. Kendini aşabilir. Yeter ki önüne aşılmaz duvarlar örmesin; kendini bulmayı, kendini önemsemeyi ve kendini anlamaya giden yolları tamamen kapatmasın.
İlk romanda Ged hata yapar, öğrenir, eğitim alır, bir okulda kendisini geliştirir, yolculuk eder, dünyayı tanır, ejderhalarla karşılaşır. Önünde sürekli açılan yeni kapılar vardır. Korkuları da vardır, merakı da; ama bütün bunlarla birlikte hareket etme özgürlüğüne de sahiptir.
Tenar'ın hikâyesi ise bunun tam tersidir. Çocuk yaşta ailesinden alınır ve belli bir yaşa gelip Atuan Mezarları'nın başrahibesi oluncaya kadar