10/10
·224 syf.·
2026 56. kitabı
Selammm, Ayılıp bayılarak okuduğum serinin final kitabının yorumuyla geldim. Yine bayılıdğım ve yollarını gözlememe değerm bir kitaptı. Ben bu seriyi severek okuyup bitirdim arkadaşlar. Son kitapta bence seriye yakışan bir sonla bitti. Başka türlüsü basit kaçar gibi geliyor bana. Seri oldukça akıcı, metak uyandırıcı ve ahlaki değerleri sorgulayan türden. Karakterlerin her birini ayrı ayrı sevdim. Her birini okumak ayrı bir keyif verdi. Bence bu seriyle ilgili tek kötü yan kısa olması. 5 kitaplık bir seri olsa da her kitabı çok kısa. Bu da bazı duyguların çok hızlı işlendiği anlamına geliyor. Bazen bu gözüme batsa da okuma keyfim o kadar yüksekti ki umursamadım. Birde ben Lana'nın aldığı intikamın herbir satırını okumak isterdim ama yazar bazı yerleri çok hızlı geçiştirmiş. Bu da bende genel olarak hayal kırıklığı yarattı ama yine de 10 puan vermeme engel olmadı. Okuma keyfim her şeyi gözümde önemsiz kıldı sanırım. Bu yüzden yorumum çokta objektif olmayabilir Kısacası bence bu seriyi okuyun. Sonra da okutturun. Tavsiye eder miyim? Kesinlikle.
Mindfck 5: Her Yeri Kızıla BoyaS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026215 okunma
Karanlığa Yakılan Bir Işık
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 13:54
Atuan Mezarları, Yerdeniz serisinin ikinci kitabıdır. Bu serideki kitaplara kısaca bakacak olursak: Yerdeniz Büyücüsü (1968) Atuan Mezarları (1971) En Uzak Sahil (1972) Tehanu (1990) Yerdeniz Öyküleri (2001) Öteki Rüzgâr (2001) Ursula K. Leguın bu seriyi yazarken kurmuş olduğu Yerdeniz dünyasının altı romanlık büyük bir destana dönüşeceğine dair bir planı olduğuna ilişkin bilgiler yok. Yazar, ilk kitabın başarısından sonra bu dünyanın anlatacak daha çok hikâyesi olduğunu fark ettiğini düşünüyorum. Yazarımızın, daha önce okuduğum Anlatış romanında da hikâyelerin önemine yaptığı vurguyu düşündüğümde, sanki Yerdeniz'de bunu bizzat yaşayarak bize gösterdiğini hissediyorum. Yerdeniz dünyasını oluşturduktan sonra, aynı dünyanın içinde farklı kahramanların hikâyelerini anlatarak bu evreni büyütmeye devam ediyor. Yerdeniz Büyücüsü Ged'in büyümesi üzerine kuruluyken, ikinci kitap olan Atuan Mezarları tamamen Tenar'ın romanı. Burada da yine bir büyüme, bir aydınlanma ve sonunda kendini bulan Tenar'ın hikâyesini okuyoruz. Tenar değişimin gücü, aslında değişimin tam da kendisi. Evet, insan ne kadar derin ve karanlık bir sistemin içinde yetişmiş olursa olsun, gördüğü küçücük bir ışık bile onu değiştirebilir. Kendini aşabilir. Yeter ki önüne aşılmaz duvarlar örmesin; kendini bulmayı, kendini önemsemeyi ve kendini anlamaya giden yolları tamamen kapatmasın. İlk romanda Ged hata yapar, öğrenir, eğitim alır, bir okulda kendisini geliştirir, yolculuk eder, dünyayı tanır, ejderhalarla karşılaşır. Önünde sürekli açılan yeni kapılar vardır. Korkuları da vardır, merakı da; ama bütün bunlarla birlikte hareket etme özgürlüğüne de sahiptir. Tenar'ın hikâyesi ise bunun tam tersidir. Çocuk yaşta ailesinden alınır ve belli bir yaşa gelip Atuan Mezarları'nın başrahibesi oluncaya kadar
İnceleme
Atuan MezarlarıUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20215,1bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi
Bazı kitaplar bir hikâye anlatmaz; insanın zihninin içinde dolaşır. Kafadan Doğumlar da tam olarak böyle bir kitap. Günter Grass, bir çiftin çocuk sahibi olma düşüncesinden yola çıkarak aslında modern insanın korkularını, geleceğe dair kaygılarını ve dünyaya karşı duyduğu güvensizliği anlatıyor. Bu kitapta asıl mesele bir çocuğun doğup doğmaması değil; insanın, kendi yarattığı dünyaya bir çocuk getirmeye cesaret edip edememesidir. Sayfalar ilerledikçe anlıyorsunuz ki bazen en büyük yolculuklar ülkeler arasında değil, insanın kendi zihninde gerçekleşiyor. Kimi zaman bir otel odasında, kimi zaman bir tren yolculuğunda, kimi zaman da sıradan bir konuşmanın içinde insan kendini, geleceği ve varoluşu sorgulamaya başlıyor. Çünkü bazen en büyük doğumlar, dünyaya değil, insanın kafasının içinde gerçekleşir. Ve o düşünceler, doğdukları anda bizi biraz daha tuhaflaştırır.
Kafadan DoğumlarGünter Grass · Gendaş Kültür Yayınları · 200028 okunma
Böceğe Değil, Yalnızlığa Dönüşmek.
Puan vermedi·74 syf.··
2026 19. kitabı
Franz Kafka'nın Dönüşüm adlı eserini okurken en çok dikkatimi çeken şey, Gregor Samsa'nın böceğe dönüşmesinden çok, çevresindeki insanların ona karşı değişen tavırları oldu. Kafka'nın asıl anlatmak istediği şeyin fantastik bir dönüşüm değil, insanın toplum ve ailesi tarafından yalnızlaştırılması olduğunu düşünüyorum. Gregor çalıştığı sürece ailesi için vazgeçilmez biri. Ancak çalışamaz hâle geldiğinde, aynı insanlar onu bir yük olarak görmeye başlıyor. Bu durum, insanların birbirine verdiği değerin bazen sevgiye değil, faydaya dayandığını sorgulatıyor. Kitabın en etkileyici yönü ise, böceğe dönüşmenin nedeninin hiç açıklanmaması. Çünkü Kafka'nın derdi "Nasıl dönüştü?" sorusundan çok, "Dönüştükten sonra insanlar ona nasıl davrandı?" sorusunu düşündürmek. Kısa olmasına rağmen oldukça yoğun anlamlar barındıran bir eser. Fantastik bir olay üzerinden yalnızlık, yabancılaşma ve insan ilişkilerini sorgulatan, uzun süre akılda kalan bir kitap.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,3bin okunma
Puan vermedi·207 syf.··
2026 140. kitabı
Dantel, yalnızca ipliğin sabırla işlenmiş hali değildir, yaşamın da görünmez desenlerini taşıyan bir aynadır, öyle değil mi? İnsan, hayatta attığı her adımı bir ilmek gibi örer, kimi zaman sevinçleri, kimi zaman acıları ince bir nakış gibi günlerine işler. Nasıl ki bir dantel tek bir düğümle tamamlanmazsa, yaşam da tek bir başarı ya da yenilgiyle anlam kazanmaz. Yıllar geçtikçe geriye dönüp baktığımızda, dağınık sandığımız ilmeklerin aslında birbirine bağlı olduğunu görür, sabırla örülen hayatımızın, tıpkı bir dantel gibi zarif ve benzersiz bir bütün oluşturduğunu fark ederiz. Dolayısıyla kitabın ismini bu noktada çok anlamlı buldum. Dört kadın… Yaşamlarına dair desenleri sabırla ören dört kadının hikayesini okurken her şey öyle tanıdık gelecek ki. Bazen sabırla atılan her ilmeğin ortaya çıkardığı deseni bozup, en baştan başlamak gerektiğini de hatırlatıyor. Kitabın içerisindeki hayatlardan geçince insan düşünmeden edemiyor aslında ne kadar çok duygularımızla yaşıyoruz. Belki de en çok beklentilerimizle. Ama hayat işte bizim içimizden geçenlerle karşımızdakilerin duyguları aynı olmuyor. Dolayısıyla hayal kırıklıkları yaşıyoruz bolca. Ama devam etmek zorundayız. Her defasında da başımızı koyacağımız bir omuza ihtiyacımız oluyor. Her kadının yaşadığı hayal kırıklıklarına rağmen mutlaka bir yerlerde yine insanın içini harekete geçiren duygular vardır diye düşünüyorum. Belki zamanı değildir ya da yanlış kişilerdir. Ama insan her defasında yanlışı bulmak konusunda çok da başarılı, bu da bir gerçek. Güzel yarınlara…
DantelMüge Acar · Eva Yayınevi · 20265 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 13:24
Kitap uzun zamandır önüme çıkıyordu. Merakla okudum. Dili kitabın akışı verdiği mesajlar o kadar güzeldi ki. Bazen oturup kendimi düşündüm ne kadar çok şeye kör olmuşum diye. Biz insanlar görmek istemediğimiz şeylere hep kör oluruz zaten. Mutlaka herkesin okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,3bin okunma