Öncelikle şunu söylemeyelim ki okumaya karar verdiğimde gerçekten güzel bir kitap okuyacağımı seziyordum ama bende büyük bir etki yaratacak kadar beklemiyordum bunu. Kitap Zeze adındaki sevimli ve bir o kadar da haylaz bir çocuğun hayatı yavaş yavaş öğrenmesini ve ona bu süreçte -önemli ölçüde- eşlik eden arkadaşı Portuga’yla ve Şeker Portakalı ağacıyla (Minguinho) başından geçenleri anlatıyor. (Tabi sadece bu karakterlerle kitabı sınırlandırmak olmaz ama bana büyük bir tesir bırakanlar bu karakterlerdi) Zeze o kadar güzel o kadar samimi o kadar bizden/benden,çocukluğumuzdan/çocukluğumdan bir karakter ki çoğunlukla
gerçekten kendimi kitabın içinde hissedebildim diyebilirim. Ayrıca olaylar karşısında sık sık da ağladığım/gözlerimin dolduğu ya da mutluluk ve hafif bir tebessümle sayfaları karıştırdığım da oldu.Kısacası kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum ve ayrıca okurken çocukluğunuzdan izler bulacağınıza da eminim.Şimdiden keyifli okumalar diliyorum.Sevgiyle...