“… ‘Yüksel ki yerin bu yer değildir.’ gizli çağrısına uyarak mânen ve maddeten daima ilerlemeye sev edecektir. Hayatın dalgaları arasında çalkalanan beşer, sık sık durup düşünerek kâh ihtiras dalgalarının kudurmuş hücumundan korunmak için çekingen bir vaziyet almaya, kâh cesurca bir gayretle hislerin fırtınası üzerine atılarak her iradeyi yakıp yıkan tesirlerini mağlup etmeye, her sakınışında ve hücumunda taze bir kuvvet ve metanet kazanan sağlam iradesi sayesinde nefsanî güdülerine birbirini takip eden zafer darbelerini indirmeyi başardıkça şunu anlayacaktır: Hayvanî ihtirasları ezip öldürmekte, düşünce kuvvetimizin serbest ve mutlak hâkimiyetine sahip olmakta ne kadar büyük bir zevk ve hatta ne kadar derin bir mutluluk vardır. Her zafer ve hatta her geçici mağlubiyet bile iradesini kuvvetlendirmeye hizmet edecek, nefis hâkimiyetini elde etmek için bir tâlim vesilesi olacaktır. Hülâsa, derin tefekkür irade terbiyesinin en zengin vasıtası, en lütufkâr hizmetkârıdır. …”