Yolla ölçülür bazı şeyler, yaşla değil.Ayrıca ne yol sabit bir şeydir, ne insanın kendisi... Yol dedikleri, yalnızca çok yıl yaşamış olmakla alınacak ya geçen zamanın alınmasını giderek kolaylaştıracağı bir şey değildir. Onca yaşa karşın, yolun yarısına bile gelemeyenlere ne demeli?
Şu insanoğlu tuhaf.Aile, evlat, arkadaşlar,ne bileyim kalabalık içindeyken 'Gitseler de rahat etsem" dersiniz; sonra böyle bir başına kalınca "Neredeler acaba" diye aranmaya başlarsınız.
Kim bilir neler söylemişti arkasından? Ömrü boyunca böyle arkasından söylenecekleri hesap ederek yaşayabilecek miydi? Rüzgarın önünde bir yaprak olayım demişti. Güzel benzetme,lakin kolay değil.