Bağ kuramadığım bir hikaye
7/10
·312 syf.··
2026 3. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 03:58
Nermin Yıldırım'ın Unutma Dersleri benim umduğum etkiyi yaratmadı. Zarif bir dille yazılmış olmasına rağmen, hikâyeyle/karakterlerle gerçekten bir bağ kurduğumu hissetmedim. Hikâyeye dahil olmayı başarmakta zorlandım; bazı bölümler düşündürücü ve dikkatimi çekecek kadar ilginçti ama sonuçta benim için, hikâyeyi sonuna kadar sürükleyen türden bir okuma deneyimi olmadı. Kitabın ne demek istediğini tüm süre boyunca anladım; fakat duygusal olarak yetişemedim.
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Doğan Kitap · 20195,4bin okunma
Puan vermedi·319 syf.··
2026 6. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:41
Derinden etkileyen bir kitap.. saat 03.09 arkada leyla the band çalıyor. “Gitme kaybedince daha çok seveceksin” diyor. Felix gitti, kaybetti ve daha çok sevdi.. Çocukluğunda sevgisiz büyüyen Felix, Henriette’e bir merhemmiş gibi bağlandı. Henriette’nin aşkı kutsaldı onun için. Kayıp bir ruhtu o.. Henriette ise acılara göğüs germiş, inançlı, sadık bir kadındı. İnandığı değerlere olan sadakati, Felix’i uzaktan sevmesine ve onu bir dostu, evladı gibi görmesine sebep oldu. Tek isteği Felix’in kendini geliştirmesi ve aralarındaki aşka sadık kalmasıydı. Felix eğitimi ve işleri için Paris’e döndüğünde oyunu bozdu. Ruhsal aşka tatmini ona yetmedi. Tensel hazların tatminine yenik düştü. Arabella ile tensel bir bağ kurdu. Bunları duyan Henriette kederinden hastalandı ve çok geçmeden bu acıya yenilerek öldü. O vakitten sonra Felix pişmanlığı ve aşkı en acı hali ile yaşadı ve bunun zehrinden kurtulamadı. Acı dediğimiz şey bazı insanları olgunlaştırırken, bazı insanları hatalarla dolu birine dönüştürüyor. Henriette acıyla harmanlanmış, kendi doğrularını en net hali ile benimsemiş güçlü bir kadınken, Felix acılarla kaybetmiş kendini. Kendine uzak olan, herkese uzak olur.. Acılar, bahane edilmediğinde saygı duyulası olur.
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202553bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·202 syf.··
2026 18. kitabı
·
47 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:49
Roman, kitapların yasaklandığı ve itfaiyecilerin yangın söndürmek yerine kitapları yakmakla görevli olduğu bir gelecekte geçer. Hikâyenin başkahramanı Guy Montag, işini sorgulamayan bir itfaiyecidir. Ancak genç komşusu Clarisse McClellan ile tanıştıktan sonra yaşadığı dünyanın gerçeklerini sorgulamaya başlar. Toplum, düşünmek yerine eğlenceye ve ekranlara bağımlı hale gelmiştir. İnsanlar kitap okumaz, sorgulamaz ve geçmişle bağ kurmaz. Montag, kitapların neden yasaklandığını ve insanların neden düşünmekten uzaklaştırıldığını keşfettikçe büyük bir iç çatışma yaşar. Sonunda bilgiyi, özgürlüğü ve insanlığın kültürel mirasını korumak için mücadele etmeye karar verir.İyi okumalar.
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,4bin okunma
5/10
·200 syf.··
2026 21. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:05
Akışına kapılıp gidemedim bir türlü. Ama yine de kitabın, maddiyatın insan üzerindeki rahatsız ediciliğini, eşitsizliğin ve adaletsizliğin ruhu tırmalayan yanını çok güçlü bir şekilde hissettirdiğini düşünüyorum. Öncelikle kısaca konusu kitabın başrolü Kikobaki ( daha sonra Bakaçyo ) kendisini Penior diye tanıtıyor.. yoksul yorumcu yani yol gösterici.. videolar çekip yolsullara küçük yatırım tavsiyeleri veriyor. Çevresinde de hayatına dahil olan pek çok kişi var Kikobaki’nin yakın arkadaşı Ramini bana göre Kikonaki’nin hayattan keyif almasına yardımcı olan bir dost, bir yol arkadaşıydı. Kikobaki’nin hayatın gerçekleriyle yüzleşmeden önce hep Raminiyle birlikte olması, çok güzel anılar biriktirmeleri ama daha sonra fakir-zengin eşitsizliğiyle yüzleştikten sonra hep çatısmaları bunu düşündürdü. Bir yandan gerçeklerin ağırlığını hissederken, diğer yandan hayatın akışında kalmaya çalışıyor gibiydi. Sürekli benimsediği fikirleri Ramini’ye onaylatmak istemesinin nedeninin de bu olduğunu düşünüyorum.. O yokken eksikliğini çok net hissediyor ama yine de fikirlerini kabullendirmekten vazgeçemiyor. Annesinin rolü de yaşananlara anlam yükleme ve olan bitene bir açıklama bulma çabası gibi geldi bana. Karakterler ve anlatılmak istenenler kötü diyemem ama bazen akışı yeterince yakalayamadan başka bir zamana ya da mekâna geçiliyormuş hissine kapıldım. Bu yüzden ben hikayeyle tam olarak bağ kuramadım. Yine de bu benim düşüncem. Bir başka kişinin çok daaha derinden etkilenebileceği ve farklı anlamlar çıkarabileceği bir kitap olabilir.
Para GürültüsüLatife Tekin · Can Yayınları · 2026160 okunma
Puan vermedi·270 syf.·
2026 435. kitabı
“ gelsem,suya eğilsem bir ırmak dolar ağzıma beni sorma,ben bildiğin gibiyim , bilmediğim bir çengelde hâlâ asılı kaburgalarım." elif sofya piyano çalan, resim ve beste yapan, şiir yazan, çok dil bilen ve entelektüel duruşlarıyla tarihe yön vermiş "şiir kadınların" hikayelerini ele alır. Türk edebiyatı ve tarihinde iz bırakmış, ancak hayatını kaybetmiş öncü kadınlara günümüz kadın yazarları tarafından yazılmış mektuplardan oluşur. Kolektif bir eser olan bu kitapta, geçmişteki cesur ve çok yönlü kadınların hikayelerini anlatıyor kıtabımız Osmanlı saraylarında yaşamış sultanlardan, halkı meydanlarda coşturan veya emekten yana mücadele etmiş tarihi kadın figürlerin yaşamları gün ışığına çıkarılır.  Vefa ve Bağ: Günümüzün yazar kadınları, geçmişte derin izler bırakan bu tarihi şahsiyetlerle mektup formu üzerinden duygusal ve kültürel bir köprü kurar., Köprüden gecetkrn kimlerle Selmlaştık, kiminin anısına ortak olduk, duru temiz bir dille yazılan mektupları okuyup o gunlerın hissiyatını hissettik O halde #Buyurun #OKUYUN Kalemden Kaleme Günyüzü Mektupları
Anı-Mektup-Günlük-Edebiyat
Kalemden Kaleme Günyüzü MektuplarıEmine Azboz · Yakın Yayınevi · 20143 okunma
9/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:26
Selamm, sonunda sürekli övgülerini duyduğum ve benim de okumak istediğim kitabı bugün bitirdim. Öncelikle Jane ile çok bağ kurduğum için kitabın ortalarında ve sonlarında fikirlerim epey değişti. Jane bence duygularını yönetmekte çok başarılı ve karakter gelişimi çok güzel bir şekilde işlenmişti. Merhametli olduğu konularda ona kızsam da kendimi yerine koyduğumda aynı şeyleri yapacağımı bildiğim için ona hak veriyorum. Kin tutan biri değil ve ona kötü davranan insanlara karşı bile iyilikle yaklaşıyor. Çok olgunca bir davranış ve kesinlikle çok zor, herkesin yapabileceği türden bir şey değil. O yüzden Jane karakteri saygıyı hak ediyor. Kurguya gelirsek, Edward Rochester ile Jane Eyre arasında 20 yaş var ve bu sebeple en başından beri aşkları bana geçmedi. Aynı zamanda Edward kaba, dengesiz ve manipülatif bir insan. Evet, Charlotte Brontë Edward'ı kusurlu bir karakter olarak yazmış fakat bu onu meşrulaştırmaz. Kendisinden 20 yaş küçük, ayrıca kendi evinde çalışan bir kadına aşık olması benim açımdan normal değil. Çünkü Jane 18 yaşında, daha hayatın çok başında ve Edward 38 yaşında, görmüş geçirmiş biri. Yaşları 30-50 tarzı bir şey olsaydı bana bu kadar absürt gelmeyebilirdi ama evine küçük yaşta aldığı bir kıza aşık olmak benim açımdan yanlış bir durum. Jane yolun başında ve hayatında tanıdığı 3. erkek olduğu için aşık olduğunu düşünüyorum. Çünkü eğer hayatında daha fazla erkek tanıyor olsaydı Edward'ı seçeceğini düşünmüyorum. Edward ona dengesiz ve kaba davranıyordu ve bencildi. Sırf evli olduğu için Jane onunla evlenmez diye, evlenmeden önce Jane'e gerçekleri söylemeden evlenmeye kalktı. Jane gitmek istediğinde ona "Beni bırakacaksın mı?" tarzı manipülatif cümleler kurdu ve Jane'i tebrik ediyorum; onca manipülasyona rağmen kanmadı ve gerçekten gitti. Daha sonra bir
Jane EyreCharlotte Brontë · Can Yayınları · 202042,2bin okunma