bebé

çünkü ne istiyor olabileceğimize dair üstü kapağı işaretleri açıklamanın bir yolunu bulamayız veya bizden uzak tutuldukları için kaçırılmış durumdadırlar elbette bu noktada kültür devreye girer ve bize muhtemelen şunu görüyor ve şunu istiyor olmalısın diye söyler ve böylece bize bunların ne olduğunu keşfetme alanı bırakmaz bize bunları keşfedecek tipte bir eğitim vermez ilgiye ilgi göstermek demek istemenin yenilikçiliğini bulduğu vebildiği algıya bu çalışmaya ilgi göstermektir ve isteyebileceğimiz şeyin henüz var olmayabileceğini kabul etmektir istemenin oluşturmayı yapmayı gerektirdiğini kabul etmektir
Reklam
Bir yere adanmamış ilgi muhtemelen başka bir yere adanmış ilgidir
kendisinin o güne kadar haberdar olmadığı bir olasılık içinde bulduğunda bir çocuk ne yapar o güne kadar açıklanmamış veya hayatının ilk yıllarında bulunduğu çevrede onaylanmayan konuştuğu dilin kapsamadığı bir şeyleri fark ettiğinde ve bunlardan zevk aldığında ne olur ailesi dışında da hazzin olduğunu keşfettiği aile çevresinin dışında istediği bir şeyler olduğunu gördüğü an bir çocuğun hayatında hayati bir andır gayriresmi onaylanmamış bilgilerimizin büyük bir bölümünün o kafası karışık tanınma arayisi esnasında gitgide daha tuhaf biçimler almak zorunda kalabileceği göz önünde bulundurmamız gerekir semptom denen bu işaretler henüz adı konmamış arzu deneyimlerini kodmaktadır
Önsöz, dokunmanın insanlar için nasıl bir anlamı olabileceğini ancak bir süreliğine bir hastanede filozof olarak çalıştığım ve pek çok kişiyle konuşmalar yaptığım zaman sahiden idrak ettim. O sırada fark ettim ki, mesela yataklarının baş ucunda oturduğum yaşlı insanlar, onlara uzattığım elimi bir türlü bırakmak istemiyorlardı. Veya yine fark ettim ki, hekimler hastalarının üst kollarını tutarak konuştuklarında onlarla daha fazla yakınlık kuruyorlardı. Birçok gündelik karşılaşmada da, insanlar arasındaki yakınlık veya mesafe, ister el sıkışırken, ister kucaklaşırken olsun, dokunmaya ne derece açık olduklarına bakarak anlaşılabiliyordu. Bütün bu tecrübeler, dokunma fenomenini daha yakından inceleme fikrinin zihnimde olgunlaşmasını sağladı. İnsanlar belirli bir doğallıkla görür, işitir, koklar, tad alırlar. Peki ya dokunma hissi? Temas? Kuzey ülkeleri dokunmacı kültürler olarak öne çıkmamışlardır şimdiye kadar. Öylesi kültürleri daha ziyade güney güneşinin altında buluruz. Bu dokunma mahrumiyetinin sonuçlarının ne olduğunu, insana hoş gelen dokunuşlar kuvvetli tecrübeler olarak yaşandığında sezinleyebiliriz. Şimdiye kadar neler kaçırmışım? Evet, dokunmak fazlasıyla haz dolu olabilir. Eksikliği çekildiğinde o oranda acı verir. Bununla ilgili kültürel bir fark olmasını bekleyebilir miyiz? Eski çağların dokunmaya düşman tavırlarıyla kıyaslarsak aslında çok şey değişmiştir. Ama yeni teknolojilerin kullanımına bağlı olarak yeni bir perhizcilikle gelişiyor gibi görünüyor. Kimileri ilişkilerde dokunmatik ekrandan gözünü bir türlü alamadan başkalarına bana bak, bana dokun diye seslenmenin ayartıcılığına kapılıyorlar. Bu bakımdan dokunma, şaşırtıcı biçimde eskisinden daha fazla odağa yerleşiyor. Tam da şeylerin ve ilişkilerin gitgide daha fazla dijitalleştiği bir zamanda analog
Tam da birçok zorluk ve başarısızlıkla dolu bir hayat, sahiden yaşıyor olma ve hayatı bütün bereketiyle yaşama duygusunu verebilir insana. Oysa birçok şeyin insana pek kolay geldiği ve başarılarla dolu bir hayat, katlanılmaz bir varoluşsal hafifliğe maruz kalma duygusuna ve hayatı artık hissedememeye yol açabilir. Hayat, çelişkilerle dolu bereketini olumlayabildiğinizde, hatta sevebildiğinizde katlanılır hale gelerek kolaylaşır. Kendiyle dost olmanın onuncu yordamı, şu düstura hesap verir. Hayatın bereketine açık olmak, bu sayede onun kendisine nüfuz etmesine imkan vermek. Kemale erek doygunluğa ulaşmış bir hayatın koşulu, beklentilerin yerine gelmesi ise bunda insanın kendi çabası da rol oynar. Bu çabayla bir imkanı gerçekleştiren, bir enerji potansiyelini bir eserde maddileştiren bir geçişi gerçekleştirir. Böylece bir düşe hayat soluğu üfler, bir ideale gerçeklik kazandırır, bir vadiyi yerine getirir, belirli bir amacı, üstlenilmiş bir görevi, kendi kendinize verdiğiniz veya başkalarınca veya hayat tarafından verilmiş bir ödevi ifa etmiş olursunuz. Daima ötekinin yanında kalacağınıza dair aşk yeminini de zamanları aşarak süregiden bir pratik o ifayı sağlayamadığında, harekete geçirici bir urak olarak tüketir kendini. Hayatta gerçekten geçerliliği olan şey, teorik olarak önemli sayılan değil, pratik olarak gerçekleşme yoluna sokulan şeydir. Günbegün verilen emekle var edilen küçük kum tanesi birikip dağ olur, sonra günün birinde o dağın zirvesinde coşkuyla emelinizin gerçekleşmesini kutlarsınız. Emelinizin küçük küçük gerçekleşmesini ise oraya giden yolda her gün kutlarsınız. Hayatı somut tecrübelerle doldurmak, kemale ererek doygunluğa ulaşmış bir hayat işte oradan çıkar. Modern hayatta kemale ererek doygunluğa ulaşmada çalışma hayatının etkisiyle belirlenmiş
Reklam