Tam da birçok zorluk ve başarısızlıkla dolu bir hayat, sahiden yaşıyor olma ve hayatı bütün bereketiyle yaşama duygusunu verebilir insana. Oysa birçok şeyin insana pek kolay geldiği ve başarılarla dolu bir hayat, katlanılmaz bir varoluşsal hafifliğe maruz kalma duygusuna ve hayatı artık hissedememeye yol açabilir. Hayat, çelişkilerle dolu bereketini olumlayabildiğinizde, hatta sevebildiğinizde katlanılır hale gelerek kolaylaşır. Kendiyle dost olmanın onuncu yordamı, şu düstura hesap verir. Hayatın bereketine açık olmak, bu sayede onun kendisine nüfuz etmesine imkan vermek. Kemale erek doygunluğa ulaşmış bir hayatın koşulu, beklentilerin yerine gelmesi ise bunda insanın kendi çabası da rol oynar. Bu çabayla bir imkanı gerçekleştiren, bir enerji potansiyelini bir eserde maddileştiren bir geçişi gerçekleştirir. Böylece bir düşe hayat soluğu üfler, bir ideale gerçeklik kazandırır, bir vadiyi yerine getirir, belirli bir amacı, üstlenilmiş bir görevi, kendi kendinize verdiğiniz veya başkalarınca veya hayat tarafından verilmiş bir ödevi ifa etmiş olursunuz. Daima ötekinin yanında kalacağınıza dair aşk yeminini de zamanları aşarak süregiden bir pratik o ifayı sağlayamadığında, harekete geçirici bir urak olarak tüketir kendini. Hayatta gerçekten geçerliliği olan şey, teorik olarak önemli sayılan değil, pratik olarak gerçekleşme yoluna sokulan şeydir. Günbegün verilen emekle var edilen küçük kum tanesi birikip dağ olur, sonra günün birinde o dağın zirvesinde coşkuyla emelinizin gerçekleşmesini kutlarsınız. Emelinizin küçük küçük gerçekleşmesini ise oraya giden yolda her gün kutlarsınız. Hayatı somut tecrübelerle doldurmak, kemale ererek doygunluğa ulaşmış bir hayat işte oradan çıkar. Modern hayatta kemale ererek doygunluğa ulaşmada çalışma hayatının etkisiyle belirlenmiş