Çelik PrensesRina Kent
Bu kitabı okurken resmen kendimi zorladım. Bunun karanlık bir romantik hikaye olduğunu biliyodum, tüm tetikleyici uyarılardan da haberdardım ama yine de… gerçekten çok zorlandım.
Rina’nın yazımı her zamanki gibi akıcı, insanı hikâyenin içine çekmeyi çok iyi biliyo. Ama canım, bu kitapta konu resmen yoktu. Bir noktadan sonra sadece durmadan erotik sahne okuyormuşum gibi hissettim.
Elsa beni delirtti. Tamam, Aiden psikopat bir tip ama kız onun yaptığı her şeyden hoşlanıyo, bunda bir zorlama yok. Ama sonra dönüp sanki nefret ediyormuş gibi davranıyo. Kızım, karar ver artık.
Bir de şu klişeler…Ay aiden geliyo kaçın kaçın. Ay sinirlendi yine gözü seyriyo. Ya da sen benimsin. Benim benim olana dokunamazsın. Benim benim. Tamam, anladık. Aynı şeyleri on kere söylemeye gerek yok. Bir yerden sonra sahneler etkileyici olmaktan çıkıp baya bayık ve cringe hale geldi.
Sonu mu? 300 sayfanın sadece son 50 sayfasında gerçekten bir hikaye vardı. Geri kalanı sadece smuttı.
Puanım 2.75/5. 3 verecek kadar sevmedim ama 2 de haksızlık olurdu. Bu kitap pek bana göre değildi. Üçüncü kitabı okuyup bu hikâyeyi kapatayım bari.