Seriyi sırtlayan bebikto
7/10
·692 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 00:54
Fırtınalar İmparatorluğu ile çapraz okuma yaparken başlarda anlamsız, ortalarda ferahlatıcı ve anlamsız sonlarındaysa beni en az Fırtınalar İmparatorluğu kadar heyecanlandıran bir kitap oldu. Nesryn ve Chaol hem Torre'nin şifası için hem de Ulu Kağan'ın ordusu için yollara düşmüştü. Bu kitap işte böyle arkadaşlar spoiler derseniz bu Charlie'nin Çikolata Fakrikası gibi olur. Bazı kişiler Sartaq ve Nesryn bölümlerinde sıkılmış nneeee? Yrene beni daha çok bunalttı. Hem Chaol'u hem de Sartaq'ı seviyorum dostlar ama yalan yok Sartaq'ı daha çok sevdim. Chaol TVD Bonnie gibi geliyor bana izlemeyenler varsa Lysandra'nın yan sanayisi gibi birşey yani. Şafak Kulesi ve Fırtınalar İmparatorluğu seriyi sırtında taşımış diyebilir miyiz bence diyebiliriz. Son kitabı okumak için sabırsanızlanıyorum. Acaba Doranelle'de neler dönüyor? Dorian bir işe yarıyor mu falannnn merak ediyorum. Yazarın teşekkür kısmında da belirttiği, ki buna gerek kalmadan hepimizin anında anladığı gibi, Kağanlıkta çok büyük bir Moğol ve Türk etkisi var. Hatta bu evrenin Orta Asya efsaneleri onlar diyebiliriz. Atların yerine ruklar, dede korkutlar yerine ocak-anaları... Borte'yi çok sevdim, Yeran'la olan nişanı ve ilişkileri hakkında daha fazla okumayı isterim. Kağanlığı keşfetmeyi... Veee Falkandan bahsetmek istiyorum içimi yumuş yumuş yapan bir karakter. Tarla faresi formu çok tatlı geldi ama özellikle kırkayak formundayken Borte'yle birbirlerine el sallamaları... çok minnoş içimi açan bir karakter oldu. Meave diyorum ve susuyorum.
Şafak KulesiSarah J. Maas · Dex Kitap · 20191,504 okunma
10/10
·648 syf.·
2025 11. kitabı
Üzerimde koca bir şaşkınlıkla nefesimi keserek okuduğum, son 100 sayfasında ter döktüğüm, neler olacak diye yerimde duramadan okuduğum ancak sırlar açığa çıktıkta öğrendiğim gerçeklerin başımı döndürdüğü her karakterle sonsuz bir bağ kurduğum o kitap . İnanılmaz güzeldi . Okumadan önce incelediğimde bu kadar övgünün abartı olduğunu düşünmüştüm ama bence az bile övmüşler. Türünde okuduğum en iyilerden. Tüm ırkları, İnsan ,Fae ,Vampir sonuna kadar sıfır hatayla anlatan, betimlemesi ile kendini o büyülü fantastik dünyada yer alıyormuşsun gibi hissettiren ,bir an büyük bir salonda olanları nefesin kesilerek izliyormussun gibi hissederken ,diğer bir anda kendini elinde kutsanmış büyülü yadigar kılıcınla savaş meydanında dönüşmüşlerle mücadele ediyormuşsun hissi ile dolup taşıyorsun. Çeviri muazzam ve bana göre sıfır hata ,en azından asla anlam kargaşası yaşatmadı. Searis ve Kingfisher arasındaki çekişme ,duygu bağı hatta ask o kadar güzel ve yerli yerinde anlatılmıstı ki bizde birden değil derinden aşık olduk onlar gibi. Kitabın yan karakterleri o kadar iyiydi ki ,Ren,Loret,Carrion hele Carrion ve kitabın sonundaki gizemi ,inanın herşeye hazırdım ama ona değil . İnanılmaz zekice hamleler ,asla beklenmedik şoklar yasattı. Belikon, Madra Ve Macrom'un aslında başından beri müttefik olması da bana ayrıca bir şok yasattı. Fisher’ın yüzyıllarca yaşadıkları ise . Yani kitabın bası sonu ortası herşeyi inanılmaz güzeldi. Hele son. Saeris gibi bende şoklardayım. Ama herşeye değdi mi diye sorarsanız bir saniye bile Saeris Fane ben olsam aynı cevabı verir değdi derim. Sonunda bir düşmanı alt ettik ,ama yepyeni de bir dünyanın kapısını araladık. Bundan sonrası bana daha zorlu gelecekmis hissi verse de Saeriz ,Fisher ve dostlarının altından kalkamayacağı bir şey yokmuş gibi
QuicksilverCallie Hart · İndigo Kitap · 2025329 okunma
Reklam
Yılın zortu
1/10
·648 syf.··
2025 16. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2025 02:16
İNCELEME HAKKINDA UYARI: 1- Spoiler içerir. 2- Oldukça uzun ve ayrıntılıdır. Abartıldığı kadar iyiyse övmek, abartıldığının birazı kadar bile iyi değilse gömmek için okuduğum kitaplardan bugün Quicksilver ile beraberiz. İncelemenin başlığından da anlaşıldığı üzere kitabın tam bir “zort” olduğunu söyleyebilirim. Gömülecek o kadar çok şey var ki (kitabın tamamı desem???) birbirine karıştırmadan nasıl yazacağım bilmiyorum. Ana karakterden başlayarak bodoslama dalacağız artık, napalım? Ana karakterimiz, aynı zamanda hem mavi gözleri ve kuzguni saçlarıyla çok güzel hem de davranışlarıyla tam bir baddie olan Saeris; Zilvaren’in en usta hilebazı, aynı zamanda harika dövüşüyor ve oldukça agresif (+ yatakta bir harika). Öyle ki hana girdiği anda herkesin gözleri ona döner ve etrafta dedikoduları dönmeye başlar. Adını bilmeyen yoktur. Şehirdeki en kötü şöhretli kumarbaz, dolandırıcı ve kaçakçı olan kötü kalpli ama bir o kadar da yakışıklı Carrion Swift’le yatar. Konuşurlarken adamı sürekli olarak tersliyor ve ondan nefret ediyor gibi davranıyor olabilir ama aynı zamanda ne kadar etkileyici biri olduğundan da bahsetmesi de bu işin tuzu biberi elbette. Bakır saçlı, mavi gözlü, güzel yüzlü, geniş omuzlu, özgüvenli ve elbette o kadar uzun ki her zaman ortamdaki en uzun kişiden bile EN AZ OTUZ SANTİM uzun. Ama bu erkeğimiz hikayemizin ana erkek karakteri değil. Bunu anlamak için saç rengine bakmanız bile yeterli. Dikkat ederseniz siyah değil, bakır. Karanlık bir aurası yok, daha çok etrafına ışık saçıyor gibi görünüyor. Kendisi kitapta bayağı gördüğümüz bir karakter ama bunu ayrıntılı olarak sırası geldiğinde konuşacağız, o yüzden ismini aklınızda tutun. Şimdi kendisine küçük bir ara verip tekrardan ana karakterimize odaklanmamız gerekiyor. Kendisi anlat anlat bitmiyor
QuicksilverCallie Hart · İndigo Kitap · 2025329 okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2025 99. kitabı
Kitapta yan karakter olarak bir üçlü aşk var. Yeni moda iki erkek bir kadın sevgililik olayı. Ay kitabın konusundan çok onlar ilgimi çekti nasıl kıskanmazlar ya??! Millet kuma getiriyoruz derse gerici derler ama buna şak şak yapıyorlar inanılmaz iki yüzlü insanlar neyse bu detayı vermesem olmazdı. Kitabın girişini beğenmedim. Karakter tanıtımı yapmak yerine direkt atlamış olaya. Bizim her şeyi bilmemizi bekliyor. Ayrıca ilk sahne o kadar saçma yazılmış ki hepsi birbirine girmiş. Bir kadınla mı birlikte oluyor yoksa kendi kendine mi bir şey yapıyor toparlayamamış yazar o kısmı. Kız görünce nasık tepki vermiyor aşıro saçma. Yani çok affedersiz patronun çükünü elleyip senin ağzına sürcek sende dönüp bir yerini evine gidip oturacak mısın?!?! Yani kitap tamam da bunda da bir mantık çerçevesi aranır. Sonrasında güya kıza çok takıntılı ama kız diyor iki kere gördüm o zaman nasıl çok takıntı olur? Kızımızın ismi Misty. Kendisi bir ik diyebiliriz. Saçları pembe ve aykırı sunshine diye tabir edilenlerden. Öyle ki patron ona kızıyor o da karşılık veriyor falan. O çok farklı çookk. Kimse gibi sıradan değil!! Oğlumuz Damon kendisi aşırı zengin bunların sülalesi dünyayı yöneten ailelerden. Ayrıca bir lordlar olayı var onların üyesi falan" tehlikeliyim diyorum kızım neden inanmıyorsun" diyerek geziyor etrafta. Ayrıca kendisi Mistynin patronu. Damon aklımın alacağı gayet normal standartlarda bir mafya bey burada sıkıntı yok. Sıkıntı Misty de. Bence yazar kızı asla yazamamış. Keşke daha ince düşünerek, bir mantık çerçevesine oturtarak yazsaydı da kitap hiç olmasaydı. Mesela kız bir bara gidiyor takımdan biriyle sonra Damon kriz geçirip kızı omzuna atıp oradam çıkarıyor. Kızın yanındaki adam düzgün tepki vermiyor, kız desen ay popoma vurdu diyip tahrik oluyor. Abi bu adamla iki gün
A Tempting ArrangementJ. Wilder · Independently published · 20246 okunma
NOWA Û NOTAYEKE ŞÎN
Puan vermedi·104 syf.··
2025 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2025 14:54
NOWA û NOTAYEKE ŞÎN “Kêra destê xwe kirasê pîvazê spî dikim.9” Roman bi vê hevoka bi “allegorî” dest pê dike. Hevokên ewil ên romanan gelekî mûhîm in; çikû hevoka pêşî bersiva “ez ê çi bixwînim?” dide xwende. Çima allegorî? Çikû gotîye “kêra destê xwe “ negotîye “Kêra Lİ destê xwe”; negotîye “qaşilê pîvazê” gotîye “kirasê pîvazê”. Jixwe “spîkirin” ji allegorîyê jî wêdetir e. Piştre, Nowa, baba, NO, dirankir, zeman, çav, dil, trêna şeşan, otobos, nameyên mirîyan, ava pîvazê û herka hiş... Teybetmendîya teknîka “herikîna hiş” wisa ye, ew ji xwe re coyekê çêdike û ber bi deryayê ve diçe. “Diranê hiş 11, bişkoka hiş 90, memikên hiş 90, derê hiş 96, çavên hiş 96,bişkokên perdeya hiş 97, zimanê hiş 84,Berîka hiş 86, Orta ezmanê hiş 49, Destê hiş 27, otobosa hiş” Nivîskar, bi serkeftî ev teknîk bi kar anîye û xal li dawîya beşan danîye. “Go çîçirîskê derpê qulîskê kun enavê li ber dolabê jinka bavo ez birçîme gepil nano. Jinka bavo go;…” Tişta vê romanê “xweştir” û “geştir” dike, ev afirînerî ye. (çîroka nanî/nên) Hem folklorê dixe navbera metnê, hem jî nan li dawîya her beşê dibe sembolêk. 1- Li romanê hin hêma û têmayên helbestî gelek bi serkeftin hatine bikaranîn. Mînak: Neynikên xeydok 48 ferhenga şevê 49 Dengekî pîr 49 bayekî şil 51 Wêneyê ewrekî nepixî 10 Hêrsa xwe ya şîn 2- Li zimanê berhemê gelek mijar hene yên bala mirov dikêşin. Mînak: Taswîrên bi “endamên bedenê” (li helbestên kurdî gelekî tên bikaranîn; bi teybetî li helbestên jinan) Li NOWA jî ev zimanê bûyî klîşeyeke helbestên kurdî heye. memikên gerdûnê 87 Memikên guh 95-40 Gurçikên qûnê 63-83 aqilê lingan 85 Lingên gotinan 89
Edebiyat
NowaEyşana Beravî · Avesta Yayınları · 20257 okunma
Sürgün, Şiir ve Şiddetin Romanı
9/10
·136 syf.··
2025 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2025 16:17
Umutsuz coğrafyaların büyük edebiyatları olur. Latin Amerika ülkelerinin karanlık ve kaotik yapısında Garcia Marquez, Jorge Luis Borges, Pablo Neruda, Octavio Paz, Maria Vargas Llosa, Julio Cortazar gibi sanatçıların filizlenmesi tesadüf değildir. Kimisi acıyı anlatırken göz yaşartır, kimisi ise bunu mizaha bulayarak anlatır. Kiminde keskin bir ironi, kimindeyse düşsel olanı gerçekte yaşanmış gibi yapan (büyülü gerçekçilik) bir damar bulunur. Roberto Bolaño da Şili’nin son yüzyılda yetiştirdiği en büyük yazarlardan. Dev eseri 2666 üzerine çalışırken 50 yaşında yaşama veda etmesi sadece Şili edebiyatı açısından değil, tüm dünya edebiyatları açısından da büyük talihsizlik. Onunla yolum “2666” Türkçeye yeni çevrildiğinde kesişmişti (2012-13'ler). Hacim olarak da büyük olan bu romanı okumaya başladığımda “başka tür” bir yazarı okuduğumun farkına varmıştım. “2666”dan önce yazdığı ve dilimize daha önce çevrilip ünlenen “Vahşi Hafiyeler”, ondan okuduğum ikinci eser oldu. Eserleri arasında ön plana çıkan bu iki romandan sonra şimdi de “Uzak Yıldız”ı okudum. 1996 tarihli bu eser, Bolaño’nun “Vahşi Hafiyeler” ve “2666” eserlerinin sinyallerini hemen öncesinde vermiş. Bolaño’nun edebiyatını özgün kılan başlıca ögeler ise şöyle özetlenebilir: -Karanlık Roman Atmosferi: Bolaño, yaşadığı toplumdan (sürgün olmasına rağmen) derinden etkilenen, darbeleri gören, kaybolan insanları bilen bir yazardır. Romanlarının mimarisi de tam olarak böyle kaotik bir yapıyı yansıtır. Politik baskılar, şiddet, geleceğe dair umutsuzluklar onun satır aralarına siner. -Çok Katmanlı ve Parçalı Anlatım: Bolaño, yenilikçi roman anlayışına uygun olarak direkt anlatımı reddeden bir teknikle yazar. Özellikle "2666"da gözlemlenen bu anlatımda anlatıcılar doğrusal olmayan bir zamanda sık sık yer değiştirir.
Edebiyat
Uzak YıldızRoberto Bolano · Metis Yayınları · 2008197 okunma
Reklam
Reklam