Puan vermedi·512 syf.··
2026 34. kitabı
Mehsa ~ Firuze Selam ballarıım bugün size Mardin rüzgarları esen bu güzel kitapla geldim konusu Yıllar önce baş karakterimiz Ezra'nın babaannesi Arjin Koçak büyük bir sevda ile Rohat Saruhan ile evlenir. Evlilikleri çok güzel giderken bir sorun çıkar. Saruhanlar ile Eraslanlar arasında kan davası vardır. Bu dava ya berdelle ya kuma ile sonuçlanacakken bir şekilde kuma ile sonuçlanır ve Arjin'e kuma gelir. Bunun acısına dayanamayan Arjin, meydanda içi yana yana büyük bir ah eder ve beddua eder. Der ki, "Hiç bir Koçak, Saruhan'a yar olmasın. Hiç bir soy kız çocuğu olmasın olanlar şanslı saysın kendini." Arjin'in ettiği bu ah istemeden bir felakete yol açar. Bir lanet gibi tüm sülaleyi sarar ve iki ailede birbirine kız alıp vermeye çok korkar, ya kız çocukları hiç olmaz ya da olanlar erkenden ölür. Biz Firuze Koçak ile Ezra Saruhan'ın imkansız aşkını okuyoruz. Birleşmeye çalışırken çektikleri acıları. yorumum Kitabı baştan aşağı çok sevdim. Ben Mehsa'nın kalemine Mıh'tan aşinaydım. Şimdi kalemini ayrı bir geliştirdiğini düşünüyorum. Ezra, özel yetenekli bir insan ve mücevher tasarımcısı. Tasarımları o kadar iyi ki saf yeteneği ile tüm dünyaya duyurdu adını. Kitapta özel taşlarla ilgili hikayeleri okumauı da çok sevdim. Mehsa'nın kaleminde bunu da çok seviyorum. Mesela Mıh serisindeki baş karakter sayesinde çiçeklerin bitkilerin hikayelerini; Firuze serisindeki baş karakter sayesinde taşların hikayesini okuyoruz çok hoş‍ Firuze ise avukat. İstanbul'da çalışıyor çok tatlı bir de arkadaşı var Sahra. Onu da Baranla yapıyoruz Firuze son yıllarda tehdit grödüğü için sevdiklerine ihanete zorlanmış. Acısı çok. O anları okurken bende çok duygulandım Genel itibariyle yan karakterleri de sevdim hepsinin ayrı bir havası var tam Mardin gibi hissettiren çok güzel bir kitaptı.
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202653 okunma
10/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2026 159. kitabı
𝙺ı𝚣ı𝚕 𝙶𝚎𝚌𝚎 𝚕𝚕 Herkese Merhabalar... Bugün sizlere severek okuduğum serinin ikinci ve son kitabı ile geldim. Elbette ki vedalar beni üzer. Hele ki sevdiğim seriye vedalar daha da üzer. Ama vedaların yanına mutlu sonlar eklenince bir parça huzurlu bir kapanış yaparım. Bazı kitaplar ve karakterler zaten kitaplar bitmiş olsa da bizimle beraber olur. Kitaplığımda her gün göreceğim, göz önüne katacağım bir seri olacak. Fantastik de böyle dozunda ve karmaşadan uzak ama heyecanını da koruyan hikayelerin yeri bende her zaman ayrı olur. Ve kesinlikle #kızılgece serisi de benim için öyle. Yorum da bir parça spoiler verebilirim. Kendimi tutamayabilirim ama pişman olacak mıyım hayır. Olur öyle spoiler kaçabilir. Ama ben spoiler vermemeye yine de özen gösterceğim. Rozelin ve Biran Nuh Evet en son söylenmesi gerekeni en başta söyleyerek başlamak istiyorum. Evli, mutlu ve çocuklu hatta evrenler arası geçişi bulmuş tatlı bir aile uğurluyor bizi. Ama oraya gelene kadar neler yaşanıyor neler? Zaten az çok mutlu son olacağını biliyoruz hikaye oraya götürüyor ki canımız yazarımız mutlu sonlar seviyor yani bizden Rozelin ile Biran için kolay şeyler yaşanmayacağını zaten ilk kitabın sonundan biliyorduk. Bir vakıf aracılığıyla kanını vermiş ve hiç bilmediği bir evrende hiç bilmediği bir adamın çocuğuna hamile olarak kendini bulmuştu. Bu çocuk bir lider çocuğu olduğu için özeldi ve ona da özel güçler vermişti. Liderler arası güç savaşları ve intikam arasında da ama hayatta kalmıştı. Şimdi çocuk doğmuş hatta adını da o vermişti. 'Alaz... ' Ondan olmayan ama her şeyi ile annesi hissettiği bağlı olduğu o minik can...
Kızıl Gece IIDuruMavii · Vera Kitap · 2026141 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Dokuma Sözler | İlhan Çelik Yazar bu kitapta kelimeleri tezgâha atmış, kendi yaralarını, hatıralarını ve sorgulamalarını atkı çözgü yapmış. 45’e yakın şiir ve düzyazıyla dolu sıcak bir dokuma bu. Kitap Yaratım bölümüyle açılıyor. “Yazmaya Övgü”, “İlk Perde”, “İnsan Yaptıkça” gibi parçalarla seni hemen kolundan tutup “Hadi üret!” diye dürtüyor. Ardından Akış’a bırakıyor kendini; “Üçüncü Dönemeç”, “Geri Sayım Hayat”, “Sabah 6 - Gece 3”… Zamanın nasıl eridiğini, hayatın nasıl aktığını iliklerine kadar hissettiriyor. İçsel Arayış bölümünde ise insanın en çıplak hâliyle yüzleşiyorsun: “Tek Sesli Deneyler”, “Suskun Çağrı”, “Farkındalık Yoksunu”, “Hayallerimin Kokusu”… Okurken birden kendime döndüm, durdum ve uzun uzun düşündüm. Mevsim’le doğaya ve zamana teslim oluyorsun; Kışa İlanıaşk , Yazın İki Yüzü, Serin Huzur… Canlılar ve Doğa ile derin bir nefes alıyorsun: Özgürlük Ormanı, Renk Cümbüşü, Beyaz Nokta… İlişkiler kısmında yürek acıyor: “Bir Dosta”, “Kedere Teslim”, “Sevgili Beddua”, “Işık Getiren”… Ve Yol ve Yurt ile memlekete, köklerine dönüyor; Beyoğlu’ndan, Vapur’a, Kuzguncuk’tan Şirince Hatırasına , Memleket Manzarasında Hayat’a Bu kitapta her şey var: yaratma cesareti, iç hesaplaşma, mevsimlerin ruhu, doğanın şifası, ilişkilerin kırılganlığı ve en sonunda yurdun sıcaklığı. Hepsi ustaca örülmüş, tek bir büyük dokuma gibi. Kitap “ben büyük edebiyatım” demiyor. Ama tam da bu samimiyetiyle insanın içindeki yaratıcıyı uyandırıyor. Bitirdiğinizde elinizde kalem, defter arıyorsunuz. Çünkü yazar elimize ipliği veriyor, gerisini siz öreceksiniz diyor. “Biz ürettikçe sanat doğuyor, sanat yaşadıkça insan kalıyoruz” mottosu kitabın tam kalbine oturuyor. Siz de hazır mısınız dokumaya?
Dokuma Sözlerİlhan Çelik · Mahlas Yayınları · 20262 okunma
Puan vermedi·512 syf.··
Beğendi
·
2026 62. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 19:04
Bugün konusunu okuduğum anda "tam benlik" dediğim, baskısına bayıldığım Firuze yorumumla geldim. Öncelikle şunu söylemek isterim: Mehsa'nın kalemine bayıldım. Her duyguyu bana hissettirdi; kitabı okumadım, resmen yaşadım. Kaleminin güzelliği ve okuyucuyla içten iletişimi ise ayrı bir güzel. Töre ve aşiret kurgularını okumayı çok severim. Ama bu tarz kurgular, oranın örfü, âdeti, giyimi, aileleri ve kurallarıyla yansıtılmışsa güzel olur. Mehsa bunu gerçekten hakkını vererek yapmış. Mardin Midyat'ta geçen hikayemiz, oranın mistik ve büyülü havasını bize çok güzel aktarıyor. Hikayemiz Arjin'in yaşadıklarıyla başlıyor. Saruhanlar ve Eraslan aşiretleri, yıllar süren kavgalarından dolayı kayıplar vermişti. Ailenin tüm yükünü alan Rohat Saruhan, Arap ve Süryani soyundan gelen Arjin Koçak ile evlenmişti. Maalesef iki aşiret arasındaki husumet artarak devam ederken diğer büyük aşiretler bir karar verir. Bu düşmanlığın bitmesi için Rohat'ın bir Eraslan kızıyla evlenmesine karar verilmişti. Rohat buna ne kadar karşı çıksa da yapacak bir şeyi yoktu. Arjin bu haberi aldığında hamiledir. Firuze Tepesi'nde kendine zarar vermek ister. Arjin bir erkek çocuk dünyaya getirir. Doğumdan üç gün sonra Midyat Meydanı'nda öyle bir beddua eder ki: "Bir daha ne bir Koçak bir Saruhan'ın yâri olsun ne de çocuğunu doğursun!" Yıllarca bu lanet iki aileye huzur vermez. Arjin bir daha Rohat'ın yüzüne bakmaz ve onun ölümünden sonra aşiretin başına geçer. Kendi oğlunu büyütürken kumasının oğluna da sahip çıkar. Yıllar sonra Arjin'in oğlu da bir Eraslan kızına aşık olmuş ve tüm zorluklara rağmen evlenmiş. Arjin'in üç erkek torunu olmuş: Ezra, Bedran ve Asaf. Ezra, babaannesi gibi taşların dilinden anlıyordu ve dünyaca ünlü bir mücevherat zanaatkarıydı. Ezra Saruhan ve Firuze Koçak çocukluktan itibaren
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202653 okunma
Elif Şafak - Ustam ve Ben
Puan vermedi·480 syf.··
2026 13. kitabı
Masal tadında bir eserdi ve verdiği tarih bilgileri kontrol ettiğimde çoğunun gerçek bilgi veya gerçeğe dayandırılmış güzel bir kurgu olduğunu gördüm bu da benim tarihî kurgu okurken en sevdiğim özelliklerden biridir yalnız yarısından sonra kitaba hacim yapsın diye konudan bağımsız küçük anektotlar eklenmiş ve bence eserin ahengini bozmuştur. Yani naçizane kitap normalde yarı hacminde olsa tam ayar olurdu diye düşünüyorum. Mimar Sinan'ın mizaçları birbirinden farklı Nikola Davut , Dilsiz Yusuf ve Hintli filbaz Cihan isimli dört çırağı vardır. Bunlar birbirlerine haset etmesinler diye çalışmalarını birbirlerine göstermeleri ustaları tarafından yasaklanmıştır. İçlerinden Cihan bir gün dört erkek cesedi bulur. Çırak Cihan, sarayda gece duyduğu sesler üzerine girdiği bir odada öldürülmüş genç erkek cesetleri bulur ve bir duvar halısının arkasına saklanarak faillerden korunur ancak orada mahsur kalır. Bir gece bir ulak gelir ve koca Sinanı saraya çağırdıklarını söyler. Gittiği yerde aynı cesetlerle karşılaşan Sinan, içgüdüsel olarak kaldırdığı duvar halısının altında Cihan'ı bulur. Biraz sonra da Sultan Üçüncü Murat gelir. Babası Sarı Selim haremde ayağı kayarak ölmüştür. Bu cesetler de onun saltanatın bekâsı için öldürdüğü kardeşleridir. Sinan'dan daha önce babası için bir türbe yaptırmasını istemiştir ve şimdi de tüm bu cesetlerin de aynı yere gömüleceği bir türbe emri verir. Kaderin cilvesidir ki kendinin 19 oğlu da yine saltanat bekası uğruna yay kirişiyle boğdurulup aynı türbeye defnedileceklerdir. Cihanın amcası üvey babasıdır. Annesini hamileyken dövüp hastalanıp ölmesine neden olur. Sıra Cihan'dadır ve 12 yaşındaki Cihan canını kurtarıp Çota isimli beyaz bir fille gemiyle İstanbul'a gelir. Aslında filin bakıcısı başka biridir ancak onu İstanbul'a getiren kaptan
Ustam ve BenElif Şafak · Doğan Kitap · 201314,3bin okunma
10/10
·512 syf.··
2026 40. kitabı
Hiç bitsin istemedim neden bitti ki sanki :( Öyle bir içine çekiyor ki bir bölüm daha diyerek elimden bırakamadım. Sanırım beni de büyüledi mdksj Ezra'nın büyükannesi (aynı zamanda şehirdeki herkes için hürmet gören bir kadın) zamanında yaşadığı kötü şeylerden sonra ettiği bir beddua yüzünden birçok şey oluyor. İki ailede verilen kayıplar gibi. Herkes bu lanete o kadar inanıyorlar ki Firuze ve Ezra'nın aşkına engel oluyorlar. Beddua'ya göre bir Koçak, Saruhan'a verilmeyecek. Son yıllar geçiyor bu sefer de bu çifti sırlar ve intikam ayırıyor. Firuze intikamını almış bir katil olarak her şeyin ortaya çıkmasına 1 ay kalmışken memlekete geri dönüyor. Şimdi Ezra aşkına sahip çıkabilecek kadar güçlüyken sırların aralarına girmesine izin verecek mi? Aslında bu sır meselesi yani kadının yaptıkları bir sorun değil hikaye için çünkü adam araştırıyor ve öğreniyor çoğu şeyi geri kalanı da kadının anlatması gerek. Sorun bunu nasıl atlatacak olmaları çünkü büyük bir güçle karşı karşıyalar. Ayrıca taşların mistik gücü de ön planda olan bir kitap. O konu da aşırı güzel işleniyor. Büyülü bir aşk ve büyülü bir hikaye. Ezra'nın ihaneti asla affetmeyeceğini bilen Firuze'nin hatalarıyla kabul eden Ezra'yı okuyoruz. Muazzam bir tutku ve aşk. Hiç bitmesin istedim umarım ikinci kitap için çok beklemeyiz çünkü aklımın bir köşesinde kira vermeden yaşayacak ve meraktan ölücem jdjdj Ezra'yı Siraç'tan bir tık daha çok seviyorum safımızı belli edelim. Firuze'nin de ikinci kitapta biraz daha Ezra için çabalamasını tercih ederim. Yaşadıklarını anlıyorum ama hadi kızım sıra sende...
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202653 okunma