10/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
Hikaye, geleceğin distopik, gri ve yozlaşmış bir İngiltere'sinde geçer. Romanın başkahramanı ve anlatıcısı, 15 yaşındaki Alex adında bir gençtir. Alex ve Çetesi: Alex, klasik müzik (özellikle Beethoven) hayranı, entelektüel birikimi olan ama aynı zamanda saf kötülükten, "ultra-şiddet"ten beslenen bir suçludur. Yanındaki üç arkadaşıyla (Pete, Georgie ve Aptal) birlikte geceleri insanlara işkence eder, hırsızlık yapar ve tecavüz ederler. Kırılma Noktası: Arkadaşlarının ihanetine uğrayan Alex, bir cinayetin ardından yakalanır ve hapse atılır.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,3bin okunma
10/10
·639 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:25
Merhaba sevgili okur, Selçuk Baran okumalarına günlükleriyle devam ediyorum. 1948-1989 yılları arasında yazdığı günlükleri zaman çizgisini koruyarak defterler formunda düzenlenmiş. Yavuz Türk tarafından, yazarın o muhteşem el yazısına, gazete kupürlerine, afiş, bilet ve fotoğraflara yer verilerek hazırlanmış. Her zaman günlük okurken huzursuz olurum. Kişinin mahremiyetini izinsizce ihlal ediyormuşum gibi hissederim. Neyseki bir yerde “İnşallah birisi defteri okur…” diyor, bu biraz içimi rahatlasa dahi yine de benzer bir hisle okudum. Henüz 15 yaşındayken yazdığı günlüklerle başlıyor kitap. İlk cümleden anladığım kadarıyla ilk yazma denemeleri de değil. 15 yaşında birisinin bu derece olgun üslubunun olması inanılmaz doğrusu. Yazarın büyüklüğünü gösteriyor. Ayrıca henüz çok gençken bile öylesine her şeyi anlayan, derinden hisseden olgun bir ruhununun olduğunu görmek bana hüzün verdi. Yaşıtları gibi aklı beş karış havada bir genç kız olsa daha mutlu olurdu. Her şeyi anlama lânetine yakalanan talihsizlerden olmuş sevgili Baran. Potansiyelinin farkında ama gerçekleştirememiş insan ızdırabını, bir türlü yakasını bırakmayan melankoli içinde boğulan birisini, aynı zamanda histerik bir genç kız kalbinin heyecanları ve arzularını açık seçik gösteriyor. Kitabın ilk yarısında, ergenlik buhranlarının en olgun insanda bile tesirinin çok güçlü olduğunu görüyoruz. Küçük genç kız kalbinin her aşkın son ve ölümsüz olduğuna inanışının canlı örneği gibiydi Baran. Kitabın ikinci yarısındaysa onu zaman içinde olgunlaşmış bir kadın olarak görmeye başlıyoruz. Fikirleri ve duyguları olgunlaşırken inancının zayıflaması biraz üzücüydü. Babasını soğuk bir Şubat gününde kaybetmesiyle de daha bir çok açıdan da kendimi ona benzettiğim yerler oldu. İlerleyen yollarda yazdığı günlüklerde siyasi
Günlükler (1948-1989)Selçuk Baran · Can Yayınları · 202461 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·172 syf.··
2026 19. kitabı
Anthony Burgess Otomatik Portakal Kült bir roman, tüm zamanların en sarsıcı romanlarından, zamanında bir çok ülkede yasaklanmış, Kubrick tarafından filmi çekilmiş modern klasik.. Romanın baş karakteri Alex in kullandığı dil, kelime alışılmışın dışında. Yazad İngilizce ve Rusçayı karıştırarak bu şekilde bir dil oluşturmuş. Yazarın oluşturduğu distopyada suçun bini bin para. Alex de bu ortamda 4 kişilik çetesiyle,hırsızlık, adam yaralama, tavcz, te*acüz ne ararsanız yapıyor. Bundan zevk alıyor. Çocuk şiddetten besleniyor. Hatta kitapta bir bölümde ‘ Alex yatağa uzanır, müziği son ses açar (ki beethoven başta olmak üzere) gözünü kapattığında en haz aldığı şeylerin, birilerini yüzünü yaralamak, k*n akıtmak, kızlara ahlaksızca şehyer yapmayı hayal eder. Yolu hapishaneye düşer ve ıslah etmek için üzerinde bir deney yaparlar. Bir nevi Pavlov’un köpeğine yaptığı gibi koşullu iyiliği beynine kodluyorlar. Kötülüğe meylettiğinde vücudu acılar içinde kalıyor. Yazarın kaleminin, eserin harikalığının dışında ben konuyu sevemedim. Beni rahatsız etti, belki de gerçekten böyle insanların var olduğunu bilmek, gerçekten ıslah olamayacaklarına inanmak kitabı sevmememe sebep oldu. Beyninde suçtan haz alan insanlar gerçekten ıslah edilebilir mi? Sadece toplumun kabul ettiği iyiliği yapabilecek şekilde makineleştirilebilirler mi? Öyle mi olsun böyle mi tartışmalarına kendi fikrimi bırakıp gidiyorum Zorla iyi yapılaniliyorsa yapılmalı, bence Alex e yapılanlar az bile oldu! Şöyle de bir alıntı bırakıyorum “Yetişkinlerin savaştığı, bombalar attığı, birbirini ke*sip d*oğradığı, acımasızlığın kol gezdiği bir dünyada gençlerin yurtsever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu değildir.” Bazı suçlar da yaştan bağımsız cezalandırılmalıdır. Bu da benim şahsi fikrim.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,3bin okunma
ONLAR GÖĞÜS KAFESLERİNDE YAŞLANMAYAN KALPLERİYLE YARATIRLAR"
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 18:31
Bu kitabı anlatmaya ilk olarak çevirmeninden başlamak isterim. Ahmet Murat Özel çevirmiş. Bazı kitaplar çevirmenlerinden dolayı okunur, ama ben bunu daha sonra fark ettim. Benim sebebim Kaknüs Yayınları'nın bir dönemdeki yayınlarını çok beğenmem ve toplamaya çalışmam.Hem kapakları çok güzel hem de çevirileriyle bir boşluğu doldurmuş. Mesela Arap edebiyatına dair ne kadar bilgimiz var ? Belki biraz şiirlerini biliyoruzdur ama öykü ve roman konusunda bir boşluk var. Tevfik el-Hakim Mısırlı bir yazar. Burada edebiyat üzerine yazılarını toplamış. Tiyatro, öykü, roman, sinema gibi pek çok sanat alanına dair poetikasını sunmuş bize. Tüm bunların karşısında insan ne yapar, nerede durur, sanat nedir, sanat yapımı nedir gibi pek çok meselenin etrafında dönmüş yazıları.Bunları okurken aslında hiç de yabancı birinin kitabını okuduğunuzu hissetmiyorsunuz. Zira sizin hassasiyetlerinize sahip biri, dünyayı ve olan biteni anlamaya ve yorumlamaya çalışıyor. Toplumcu gerçekçi yazarlardan sayılıyor ve burada tanıtımında kullanılan bir tabir çok hoşuma gitti. "İskenderiyeli duyarlılığı, derin ve geniş kültürü ve canlı yaratıcılığı onu estetik bir yenileyişin öncüsü yapmıştır." 'İskenderiyeli duyarlılık', çok hoş ve çok yerinde bir tabir. Bir yerde tiyatronun kendisinde özel bir yeri olduğunu söylüyor. Kendisini en çok etkileyenlerin arasında Shakespeare olduğunu anlıyoruz. Kitapta pek çok yerde ismi geçiyor ve eserlerinden alıntı yapıyor. Öyle ki, bir yerde şöyle sormadan kendini alamıyor. " Shakespeare, bugün Mısır'da ortaya çıksaydı, ne yapardı?" İnsanın mizacı, kaderi üzerinde de düşüncelerini okuyoruz. Kaderin mizaçla ilişkisini kurarak insan davranışlarını çoğu zaman mizacına bağlıyor ve bu bağlamda kaderin her zaman göklerden inmediğini, bazen de benliklerin doğasından
Sanat ÜzerineTevfik El-Hakim · Kaknüs Yayınları · 199915 okunma
8/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Japon edebiyatının kendine özgü dinginliğini taşıyan Balarıları ve Uzaktaki Gök Gürültüsü, okurken sanki ruhumun derinliklerine indi. O kadar güzel ve samimi bir üslubu vardı ki sayfaları çevirirken kendimi bir okuyucu gibi değil, konser salonunun en ön sırasında büyülenmiş bir seyirci gibi hissettim. Yazar, kelimelerle adeta müzik yaparken aynı zamanda kulaklarımda piyano ezgileri hissettiren çok estetik ve akıcı bir anlatı sundu. Edebi ve sanatsal yönü ağır basan, huzur verici ama bir o kadar da sürükleyici bir eser. Rekabetten ziyade müziğin doğasını, tutkuyu ve sanatsal arayışı merkezine alması da dostça bir hava katmış. Kitabın en sevdiğim tarafı, istisnasız, Riku Onda’nın büyüleyici bir şekilde işitilebilen bir sanatı tamamen görsel ve yazılı bir metne dökebilmesi oldu. Bach, Beethoven, Rachmaninoff çalınırken yazar sadece notaları anlatmıyor; dinleyicinin zihninde uyanan manzaraları, fırtınaları, evrenin seslerini tasvir ediyor. Roman, Japonya'da düzenlenen prestijli bir uluslararası piyano yarışmasını anlatıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen yetenekli piyanistlerin hem birbirleriyle hem de kendi iç dünyalarıyla olan mücadelelerine tanık oluyoruz. Hikâye temelde dört farklı karaktere odaklanıyor. Aya, çocukken dahi olarak görülen ancak annesinin ölümünün ardından sahnelerden kaçan ve piyanoyu bırakan genç bir kızdır. Akashi ise yaş sınırına dayanmış, evli ve çocuklu, "sıradan" bir müzik mağazası çalışanı. Masaru, kusursuz tekniğe sahip, yarışmanın favorisi olarak gösterilen popüler ve parlak bir yıldızken; Jin, efsanevi bir maestro tarafından keşfedilen, evinde piyanosu bile olmayan, doğanın seslerini piyanoya aktaran 16 yaşında sıra dışı bir çocuktur. Alışılagelmiş yarışma hikâyelerinin aksine, burada yıkıcı veya kötü niyetli bir rekabet olmaması,
1000Kitap
Balarıları ve Uzaktaki Gök GürültüsüRiku Onda · Beyaz Baykuş Yayınları · 202441 okunma
7/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 20:24
Otomatik Portakal’ı elime alıp okumaya başladığımda, açıkçası bu kadar tekinsizbir dünyaya adım atacağımı düşünmemiştim. Kitap, geceleri sokakların tozunu atan ve etrafa kötü salan 15 yaşındaki Alex’in hikayesini anlatıyor. Alex tuhaf bir karakter; bir tarafta Beethoven dinleyip ruhunu dinlendiriyor, diğer tarafta çetesiyle birlikte önüne çıkan her şeye, herkese zarar vermekten çekinmiyor. İçinde hem çok ince bir zeka hem de kapkaranlık bir öfke var. Hikayenin beni en çok sarsan kısmı, bir insanın içindeki o çiğ ve vahşi doğanın, sistemin çarkları arasına sıkıştığı an oldu. Toplum düzenini sağlamak adınainsanın içindeki kötülüğü zorla söküp almaya çalışıyorlar. Ama o an fark ediyorsunuz ki, bir insanı zorla iyi yapmak, onu iyileştirmek değil, sadece ruhunu evcilleştirmekmiş. Dışı taptaze, canlı ve organik olan bir şeyi alıp, içini mekanik bir makine gibi kuruyorlar. Ortaya çıkan şey artık bir insan değil, sadece kurmalı bir oyuncak oluyor. Kendi iradesiyle hata yapamayan, günah işleyemeyen birinin iyiliği de sahte kalıyor haliyle. Özgür iradesiyle iyilik yapmayı tercih etmeyen birinin kötülük yapmasını engelleyerek ona iyilik yapmaktan başka şans tanımayan bir sistem var. kobay olarak kullanılan Alex’in kötülük mekanizması bilinçli şekilde devredışı bırakıldığında aslında kendisini savunma olanağı da elinden alınıyor. Toplumda süregelen suçları azaltmak için iflah olacağı düşünülmeyen azılı suçluları topluma yeniden kazandırma ümidiyle yapılan bir uygulamanın nasıl bir fiyaskoya dönüştüğünü kitapta okuyoruz.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,3bin okunma