Berfin Bayduz

Berfin Bayduz
@befriym
sert bir söz yüzünden ölecek insanlar var bu hayatta. hassas kalplilere göre değil mi sahiden bu gezegen? nerede yaşamalı hassas kalpliler? kim neden insan öldürmek ister ki anlayamam. her kelime meşru iken neden her güzel söz gayri meşrulaştırılır anlamam. anlamak da istemem doğrusu.
kendine özgü bir kıyı
dalgalar bugün olabildiğince sinirli, dolup taşıyor benliğinden. rüzgar değil onu bu denli sinirlendiren. o olan şeylere sinirlenmez cünkü. olamayan şeylere sinirli. kıyıya vuruyor tüm öfkesini. her deniz kıyısına vurmalı öfkesini, içinde tuttuğu dalgalar yerli yersiz belirir çünkü. o bile anlamaz içindeki anlamsız hırçın dalgalarının sebebini. her denizin kıyısı olmalı o yüzden, kendine özgü.
ürkek kaplumbağa
Işıklar bana yöneldiginde ürkek bir kaplumbağa gibi kabuğuma mı çekiliyorum? Yoksa, yoksa ne? Bu yazıyı yazmadim sadece yoksa yazıp bırakmışım. Pek yazabileceğim bir an değildi hatırladığım kadarıyla. Kendimi hiç rahat hissetmediğim saniyelerdi. Yanimdaki aklımdaki kisi ise bütün rahatsızlığımın sebebi, beni durduran ne? Sadece duygular mı yoksa yine kendimi mi kandırıyorum? O gün bankta dolunaya odaklanmışken gecenin zifiri karanlığında devasa bir beyaz ışık geldi üstüme doğru. İnsan bazen sahnede olmak isterken tüm ışıklar mutluluk verir. Peki ya karanlıkta yok olmayı dilediği saniyelerde üzerine tutulan küçücük bir ışık kırıntısı ne denli rahatsız eder? Hayatın bu kadar göreceli olması muhtemel mıdır acaba gerçekten? Yoksa biz miyiz göreceli olan? Kafaamı kurcalayan düşüncelerim mi yoksa bu karmaşanın sanatçısı bizzat kendim miyim? Kendi çıkmazlarında kaybolmuş hisseder mi gerçekten insan mümkün mü bu? Ya da kendini çıkmazlara sürükleyen bizzat kendisi mıdır? Çıkmaz yolda olduğunu nasıl anlarsın ki zaten? Büyük ışıklar korku kaynağı olur çoğu zaman sanki tek hedef senmişsin gibi. Ya da tek yıldız senmişsin gibi. Bunun arasındaki bu ince çizgiyi ne belirliyor? Yine mi insan duyguları? Karmaşık düşüncelere sürüklüyor sanıyordum. Sanmakla mı sınırlı hayatlarımız? Hayal gücümde öleceğim. Ve kimse anlamayacak ışıkların bende yarattığı korkuyu.
aynısı aynısı...

Nihal

@bellabeth
·
“Cehennem nasıl bir yer?” “Aynı cennet gibi.” Aklımın karıştığını gördü ve açıklamaya çalıştı. “Evren bir çember, Liss.” Hala anladığımdan emin değildim. “Yukarı, aşağı… sonunda hepsi aynı,” dedi. Hıristiyan gizemciliğinin eski bir kavramını hatırladım: ‘Yukarısı nasılsa, aşağısı da öyle.’ “O zaman cennet ve cehennem arasındaki farkı nereden bileceksin?” diye sordum. “Nasıl gittiğine göre. Cennete, yedi mutlu yerden geçersin, yukarı çıkarsın. Cehenneme, yedi üzüntülü yerden geçersin, aşağı inersin. Yukarı çıkman bu yüzden daha iyi olur, Liss,” diyerek güldü. “Yani cennet ve cehennem -varış yeri- sonuçta aynı yer olduğuna göre, hayatını mutlu yerlerden geçip yukarı çıkarak da geçirebilirsin mi demek istedin?” diye sordum. “Aynı-aynı,” dedi. “Sonu aynı, bu yüzden yolculukta mutlu olsan daha iyi.” “Eğer cennet sevgiyse, o zaman cehennem…” “O da sevgi.” Bunun üzerine biraz oturup işin mantığını kurmaya çalıştım. Ketut tekrar güldü, elini sevecenlikle dizime vurdu. “Genç insanların bunu anlaması hep çok zor!”
400,401·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce

Berfin Bayduz

, 1000Kitap'a katıldı.