Günümüz dünyası, hayata yön veren prensipler ve sistemlerin dayanağı itibariyle bir cahiliye dönemi yaşamaktadır. Bu öyle bir cahiliye dönemi ki şu büyük maddi refah ve olağanüstü maddi gelişmeler, onun kötülüğünü azaltmaya kafi gelmemektedir. Bu cahiliye döneminin dayandığı temel esas, Allah'ın yeryüzündeki hakimiyetine, uluhiyetin en belirgin vasfı olan ilahi otoriteye el koymaktır. Söz konusu cahiliyye düzeni hakimiyeti -Allah'tan alıp- insanlara vererek onları birbirlerinin Rabbi konumuna getirmektedir. Ancak bunu yaparken, eski cahiliye devrinin bilinen ilkel ve basit yöntemini kullanmıyor. Bugünün cahiliyye anlayışı, bu sapıklığı, Allah'ın hayat hakkında koyduğu yöntemi dikkate almaksızın, Allah'ın müsaade etmediği konularda kavramlar, değer yargıları, kanunlar, prensipler, nizam ve uygulamalar ortaya koyma hakkının kendisine ait olduğunu iddia ederek yapıyor.Allah'ın hakimiyetine karşı yapılan bu tecavüzden, insanlara karşı tecavüz doğuyor.