Begüm Özkan

Begüm Özkan
@begum_ozkan
2/10
·360 syf.··
2026 4. kitabı
Sanırım daha farklı bir 'sıradışı kadın' hikayesi bekliyordum. Arkada yazdığı gibi 'bir kadının varoluşuyla bir ülkenin yeniden doğuşu arasındaki kesişim' cümlesini karşılayacak bir kurgu hayal etmiştim aslında ama ne Harika sıradışı geldi bana ne de hikayesi olağanüstü... Olağan dışı tek şey Harika'nın bazı nesneleri havalandırması. Burada düşündüğüm şey yazarın tarihi kurgu vasfına ek olarak büyülü gerçekçilik akımını da kullanmak istemesi. Güzel bir şey ortaya çıkabilirdi aslında ama tek başına bununla, yani sadece bu yeteneği üç beş yere serpiştirmekle kitaba büyülü gerçekçilik türü diyemeyiz bence. Etrafta bu olayı görenlerin tepkileri de bir tuhaf. Bir pastanede oturuyorsunuz, yan masada kadının biri bardak çanak her şeyi havada döndürüyor, siz de sanki havada uçanlar kuşmuş gibi önünüze dönüp çayınızı içmeye devam ediyorsunuz ya da alkışlayarak hayatınıza kaldığınız yerden devam ediyorsunuz. Aslında akımın hakkı verilerek yazılmış olsaydı insanların bu tepkisizliği yerinde olurdu bana göre. Yani asla kafamda oturtamadığım ayrıntılarla kaynıyor kitap. Böyle detayları okurken kendimi salak yerine konulmuş gibi hissediyorum. Bu nasıl oldu diye sorsam 'oldu işte boşver, ben böyle istedim böyle oldu, sen okumana bak' diyor sanki bir ses. Melek çok zor zamanlardan geçerken daha önce adı sanı duyulmayan Kamuran'ın birden ortaya çıkıp tüm imkanlarını bu aileye seferber etmesi, Tan gazetesi yağmalanırken Fuat'ın birden ortaya çıkıp bunları mahşer yeri gibi olan kalabalığın ortasından kurtarması falan. Sonra bir de hiçbir yere bağlanmayan detaylar. Mesela Harika ile Nergis sohbet ederlerken Nergis Harika'yı durduk yere dudağından öpüyor. Normal olmayan bir öpücük olduğunu da belirtmiş. Şimdi bu ayrıntı bir yere bağlansa tamam benim için. Ama bağlanmıyor kardeşim. Niye bu
İnceleme
Harika Bir HayatHikmet Hükümenoğlu · İthaki Yayınları · 20252,688 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·134 syf.··
2026 3. kitabı
Atatürk ile ilk karşılaştıkları andan başlayıp parça parça birçok anısını yazmış. Bazılarında fazla detaya girmemiş, böyle olunca da çok yüzeysel kalmış bana göre. Yer yer eleştirdiği de olmuş. Harf hatası mı baskı hatası mı artık bilemiyorum ama çok fazla hata vardı.
İnceleme
Mustafa Kemal'in Mütareke DefteriFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 2012573 okunma
10/10
·238 syf.··
2026 2. kitabı
Benim kendime has, "okuduktan sonra kitapçılarda, kütüphanede ya da birinin elinde gördüğümde 'ah yaa, ne güzeldi' dediklerim" şeklinde bir kategorim var. Oraya dahil olmuş bir kitap bu. Okurken çok eğlendim, çok sevdim hatta bayıldığım bir kitap oldu ama en sevdiğim değil. Sıradışı bir konu idi ama okuduğum en farklı kitap değildi. Yorumlarda milletin aşırı uçlara bölündüğünü gördüm. O kadar değil yani bence. Mesela tekrar okuma isteği uyandırmadı bende. Osmanlı Dönemi günlük yaşantı benim ilgi alanım dahilinde olduğu için, eğer bir de güzelce anlatılmışsa beğenmeme ihtimalim yoktu zaten. Burada da öyle olmuş. İşte derler ya 'görmediğimiz bir kentin sokaklarında bizi dolaştırabiliyor mu anlatım?' Evet, 1600'lerde Osmanlı sokaklarında dolaştım, karakterlerin yanında, bir köşedeydim ben de. Bu benim her kitapta yakalayamadığım bir his. Girişi biraz sözlük kullanımı gerektiriyor ama o şekilde devam etmemiş, sonrası anlaşılır bir şekilde akıyor.
İnceleme
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
10/10
·318 syf.··
2026 1. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 00:00
Okunması gereken binlerce kitap varken bir kitabı ikinci sefer okumayı yersiz bulan ben, bugün Semerkant'ı üçüncü kez bitirdim. Yine aynı güzel hislerle okumakla birlikte bu hisler daha çok kitabın ilk bölümüne yönelikti. Bununla birlikte sanıyorum ki aradan geçen yılların bana kazandırdığı farklı bakış açıları ile tekrar okuyuşumda bazı meseleler bana farklı geldi. Mesela ikinci kısımda Cemaleddin ile ilgili durumlar. Bir insanın her yerde, her makamda tanıdıklarının olması ve onlara çok riskli konularda bile söz geçirebiliyor olması beni romanlardan soğutuyor. Gerçekçi bulmuyorum ama biliyorum ki bu olmazsa da hikaye akmayacak. Sanırım yazarlar bu yüzden başvuruyor bu yola. Sf 194 Mirza Rıza işleri ters gidince niye kalkıp Cemaleddin'e gelmeye karar vermiş; sf 198 son paragraf, 'herhangi bir nedenle tüm kapılar önünüzde kapanırsa ona bir haber uçurun, onun bir sözüyle pek çok engel ortadan kalkacaktır; sf 201 konsolosun sıcak tavrı ve Cemaleddin'in ortak arkadaş olduğunu öğrendiği zaman gösterdiği aşırı tepkisi. Yani gerçek hayat böyle değil. Bu ince ayrıntılar olmasa hikaye asla vardığı noktaya o şekilde ulaşamaz. Bunlardan ayrı olarak bazı yerlerde kopukluk var sanki. Mesela yazmanın Mirza'nın eline nasıl geçtiği ve Cemaleddin'in elinden kayboluş hikayesi de bende tam oturmadı. Ama yine de tekrar okumak güzeldi. 1880 yılında Trabzon'da gerçekten de İtalya Oteli varmış. Böyle detayların gerçekliğini araştırmayı çok seviyorum. Gerçek olduğunu gördüğümde mutlu oluyorum nedense. Titanik'ten kurtulan yolcular listesinde gözlerim Benjamin O. Lesage ve Prenses Şirin'in isimlerini aradı, göremedim tabii ki. Ve Şirin. Okuduğum her kitabın bir gizem olarak kalan her detayında olduğu gibi Şirin'e ne olduğu da, markette domates seçerken, okulun önünde çocukları beklerken, evde
İnceleme
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
2/10
·161 syf.··
2025 10. kitabı
Şiirle aram zaten limoni iken daha beter olmasına vesile oldu. Edebi yönünü eleştirmek niyetinde değilim ama hiçbirinin beni etkilemediğini de söylemekte bir sıkıntı olmayacağını düşünüyorum. Aralarında dinlerken çok beğendiğim şarkıların sözleri var, özellikle 2 tanesi. Çocuklar Gibi ve Eskisi Gibi(Ben sana gene vurgunum). Ben bu şarkıları Sezen Aksu ve Nükhet Duru'dan o besteler ile dinlemeseydim, bu şarkıları hiç duymadan şiirleri okusaydım beni yine etkilemezdi bence. Sol görüşlü olduğu bilinmekle birlikte bazı şiirleri bende kafa karışıklığına sebep oldu.
İnceleme
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 201927,5bin okunma