IG: instagram.com/begummol_
X : @umarsizyazar
Kitap okuyan insanlar, dünyayı yalnızca kendi gözleriyle değil, sayısız insanların ruhsal bakışlarıyla görebilir.
~Stefan Zweig
İsa'nın Portresi, tarihin kurguyla iç içe geçtiği bir roman.
Roman inanç, güç, ölümsüzlük, doyumsuzluk ve rekabet temasına mistik dokunuşlarla ve ahlaki eleştirmeyle değiniyor.
Hasta bir rahip, İsa'nın gerçek portresi olduğuna inanılan tablonun peşine düşüyor. Çünkü, Roma'nın merkezinde bulunan bu portreyi gören kişinin ölümsüz olacağına inanılıyor.
Diğer taraftan, bal mumu kullanılarak özel bir teknikle yapılan resmin özelliği canlı gibi durması. O dönemin portre çalışmalarında çok kullanılan bir teknik olarak biliniyor.
Tabi tarihi eser olması sebebiyle de portreye sahip olmak isteyen başkaları da var.
Bir çiftin portreyi çalmasıyla macera İsviçre'de başlıyor.
Bu maceranın arka planında da, İsa dönemine gidiyoruz. Yahudiler ve Paganlar arasındaki çekişmeyi, İsa'nın gelişini ve portrenin tarihini öğreniyoruz.
Yahudilerin tablo, heykel ve görsel sanatlara dair herşeyi günah sayarak şehirden uzak tutmak istemesi ve dönemin valisinin hükümdarlık sembolü olan karga figürünü şehrin kapısına asmak istemesiyle de bu tarihsel süreci görüyoruz.
Yormayan, dinlenmelik bir roman olarak tercih edilebilir. Zira ben de bu nedenle okudum.
Biraz farklılık arayanlar için değerlendirilebilir.
İşte insan romanıyla Michael Moorcock, bilim kurgu ve felsefeyi bir araya getiriyor.
Bilimkurgu okumaları aslında tarzım değildir. Ancak yazar din, inanç ve kimlik üzerine güçlü bir sorgulama yaptırıyor.
Kitabın karakteri Karl Glogauer, zamanda yolculuk yaparak İsa'nın bulunduğu döneme gidiyor.
İsa insani bir figür olarak anlatılırken, İsa'nın mucizelerine de yer verilerek olay örgüsünü İncil'le birlikte kuruyor.
Kitabın temelde sorguladığı felsefe, "inandıkları figürleri insanların kendisi mi yaratıyor, yoksa bir gerçeklik var mı?"
İnanç ve gerçekliği farklı açılardan sorgulamayı sevenler için ilginç bir okuma olabilir.
Konusu ilgimi çekse de, ne yazık ki roman beni derinden etkilemedi ama okumuş olmaktan da şikayetçi değilim.
Tercih etmek isteyenlere keyifli okumalar diliyorum.