“Aynı saatte gelmen daha iyi olur,” dedi tilki. “Örneğin sen öğleden sonra dörtte geleceksen, ben saat üçte mutlu olmaya başlarım. Mutluluğum her dakika artar. Saat dörtte artık sevinçten ve meraktan deli gibi olurum. Ne kadar mutlu olduğumu görmüş olursun. Ama herhangi bir zamanda gelirsen yüreğim saat kaçta senin için çarpacağını bilemez.”
...kafasını toparlayamıyor, düşünceleri belli bir hedefe yönelecekken karman çorman birbirine dolanıyordu.Aklına sık sık doğup büyüdüğü kent geliyor; içini anılar kaplıyordu.