Hayatımda okuduğum tenakuzu içinde bu kadar barındıran bir başka eser var mıdır diye hafızamı yokladığım vakit bir sonuca ulaşamadım. Osmanlı Devleti'nin son demlerinde dünyaya gelmesine rağmen, Tanzimat ve Meşrutiyet sevdalıları gibi Osmanlı'ya düşman bir şahsiyettir. İkinci Abdülhamid Han'ın kurduğu eğitim sisteminde eğitim görmüş, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin iktidarında yurtdışına eğitim için gitmiş bir talebidir. İstibdatçı Osmanlı Devleti'ne düşman, darbeci ve özgürlükçü İttihat cemiyetine sempati duymayı kendine borç bilen birisidir. 1912 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Mahmut Esat Bey, İsviçre ‘de Freiburg Üniversitesi’nde yeniden hukuk eğitimi gördü. Bu eğitimi daha çok kendine ve yeni kurulan cumhuriyet dönemine lazım olacaktır. Osmanlı Devleti kapitülasyonlardan çok çekmiş bir devlet olarak İttihat ve Terakki Cemiyeti, Almanya devletinin istememesine rağmen kapitülasyonları tek taraflı fesh etmiştir. Emperyalist devletler sınıfına gitmek için uğraşan Almanya devleti o sırada Osmanlı Devleti'nin müttefiki durumda olmasına rağmen kapitülasyonların kaldırılmasına tepki göstermesi onlar açısından menfi, Osmanlı Devleti açısından müspet bir hareket olarak görülmektedir. Hukuk eğitimi ve kapitülasyonlar hakkında çalışması, seküler yapıda olması M. Kâmâl'in gözünden kalmayacaktır. Ulu önder ile fiikirlerinin uyuşması Mahmut Esat Bozkurt'a 3. ,4. ,5. dönemlerinde adalet bakanı olarak görev ifa etmesine sebep oldu. Eğitim ve siyasi hayatı ile birlikte yazın hayatı da olmuştur.
Yazdığı bu kitap baştan sona bir kişi güzellemesi ile doludur. Kitabın içersinde verdiği örnekler manzumesi ulu önderini siyasi alanda koyduğu yeri göstermek için şaşılacak derecede ilginçtir. Yazara göre dünya askeri ve siyasi hayatına M. Kâmâl'den başka lider gelmemiş