Müttefikler, yine eskisi gibi Osmanlı’nın arta kalanlarından ibaret, önemsiz bir şeyle meşgul olduklarına inanıp Yunanlıların başarısı dolayısıyla kendi müşavirleri tarafından verilen bilgiyi yanlış anladılar. Halbuki müttefikler gerçek durumu anlamamışlardı; Türkler, Anadolu’da hazırlanıyorlardı.
Anlaşmayı gerçekleştirenler, durumdan tamamıyla habersiz sayılabilir. Anlaşmanın yapılmasına yardım edenler, coğrafya ve etnolojiye hiç vakıf değildi… Sevr antlaşması, son derece ahlaksızdı. Çünkü milletlerin arazisini büyük devletlere yutturmak için ekmek dilimleri gibi kesmek, modern tarihte ahlaksızlık kabul edilmiştir.
Trablus'ta İtalyanlara karşı çete savaşını düzenleyen, oydu. Gelibolu'da ordulara komuta ederek Avustralyalıların ileri hareketine mani olan ve Türkleri hezimetten kurtaran, oydu... Onun halk ile askerler arasında nüfuzu büyüktü.
Ne kadar garip, dedi Sam kendine, sırf onları sürekli görüyoruz diye ya da aramızda güçlü bir duygusal bağ var diye bir insan hakkında her şeyi bildiğimizi zannediyoruz.