Eski karının evinde kalamazsın, lütfen kendine gel.” Bana açtığı o tuhaf davayla bizi yeterince rezil etmişti, bir de evime yerleşemezdi.
“Bu kararı vermeden önce bir uzman görüşü aldım.” Keyifli bir sesle konuştuğunda bana attığı hınzır bakışlar canımı sıkıyordu. “Şermin kimse sana bir şey diyemez, git on yedi raporunun hakkını ver, o eve yerleş dedi.”
Tüm bedenim gerildiğinde iki katı bir öfkeyle kaşlarımı çattım. “Şermin kim?”
“Psikiyatristim.”
“Derhal kov o kadını, böyle uzman görüşü olmaz!”
“Şermin’i başka hiçbir psikiyatristle aldatmam.” Konuştuğumuz konunun saçmalığı beni çıldırtıyordu!
Bu adam döner dönmez yine başıma bela olmuştu!
Fermat'nın Son Teoremi'nin ünü, sadece ispatlanmasının zorluğundan gelir. Bir de tabii Amatörler Prensi'nin, kuşaklar boyunca profesyonel matematikçileri uğraştırıp duran bu ispatı yaptığını söylemiş olmasından. Arithmetika'nın sayfalarına rasgele yazdığı notlar, onun dünyaya meydan okuması gibi anlaşılmıştır. O Son Teorem'i ispat etmişti; acaba onun zekâsına ulaşacak başka bir matematikçi daha çıkacak mıydı?
İlginç bir mizah duygusuna sahip olan G.H. Hardy, başka hangi mirasın bu denli huzursuz edici olabileceğini sormuş ve bunu tasarlamaya girişmişti. Düşündüğü şey, deniz yolculuğu korkusunu aşmasına yarayacak bir tür sigorta poliçesiydi. Böyle bir yolculuk yapması gerektiğinde, bir meslektaşına şu telgrafı yollayacaktı:
RIEMANN HİPOTEZİNİ ÇÖZDÜM STOP
AYRINTILARI DÖNÜNCE VERECEĞİM STOP
Riemann hipotezi 19. yüzyıldan beri matematikçilerin başına bela olmuş bir problemdi. Hardy bu durumda Tanrı'nın asla boğulmasına izin vermeyeceğini, çünkü ikinci bir korkunç hayaletin ortaya çıkıp matematikçilerin hayatını karartmasına razı olmayacağını düşünmüştü.