Bir başka olumlu örneği aşağıdaki öyküde görüyoruz:
Bir öğretmen olarak beni en çok etkileyen anımı anlatmak istiyorum. Çok yaramaz, tembel ama terbiyesiz olmayan, madde bağımlısı bir lise 3.sınıf öğrencim vardı.
Bir gün annesi ilk defa okula, çocuğunu sormaya geldi. Kadın o kadar fakir ve hayat tarafından ezilmiş görünüyordu ki anlatamam. Yanında oğlu varken bana "Hocam, bizim
çocuğun durumu nasıl," diye sordu.
Öğrencim ve annesi gözümün içine bakıyor, ne dîyeceğimi,merak ediyorlardı. "Böyle terbiyeli, böyle akıllı bir öğrenciyi; hayatımda tanıdıgım en iyi öğrencilerden birini yetiştirdiğiniz için teşekkür ederîm. Dersine biraz daha
çalışırsa on numara olacak," dedim" Çocuk gözlerini kocaman açmış, bana bakıyordu. Annesi çocuklar gibi mutlu bir şekilde eve gitti.
Sonra çocuk hüngür hüngür ağlamaya başladı. Sebebini sorduğumda "Hocam, şu ana kadar hiçbir öğretmenim anneme benim hakkında böyle şeyler söytememişti. Annem
de okuldan hiç mutlu olarak çıkmamıştı," dedi.
O günden sonra çocuk 180 derece değişti ve madde bağımlısı arkadaşlarını terk etti.
Bu kitap, öğretmenin gücünden söz ediyor. Kimi öğretmen gücünü korku aküsünden alır, kimi ögretmense sevgi aküsünden. Öğretmen, ilişkisinde sevgiyle tanıklık yaparsa öğrenci de öğretmenin yüzünü kara çıkartmamaya özen göstermeye başlar.
Kanımca anne babaların en önemli hedefi kendine tanıklığını önemseyen çocuklar yetiştirmek olmalıdır. Yine kanımca eğitim sisteminin ve öğretmenlerin temel hedefi, öğrencilerinin kendine tanıklıklarının önemini keşfetmelerini sağlamak olmalıdır. Kendi yaşamının en önemli tanığı olduğunu ve değerlerini keşfetmiş bir insan, iyi, doğru ve adili bilmeye ve yapmaya özen gösteren bir vatandaş olur.