ütopik distopya

ütopik distopya
@belenusa
Puan vermedi·136 syf.··
2024 3. kitabı
Her zamanki gibi kişisel yazıcam inceleme şeklinde olmayacak direkt geçebilirsiniz. Unutmuşum bu kitabı eklemeyi.. O dönem hayatım o kadar garipti ki Shakespeare çok seven biri değilimdir genelde beni sıkar. Ama bu kitapta pek öyle olmadı. Oldukça akıcı sıkmıyor, yer yer eğlenceliydi yer yer dokundu diyebilirim. Zaten okuması da çok kısa sürüyor hayatınız mütüşlü gidiyorsa napsam napsam diyorsanız okuyarak birkaç saat güzel vakit geçirebilirsiniz. İhanete uğradıysanız ve uğradığınız ihanet dan diye hiç acımadan yüzünüze vuruluyorsa yine okuyabilirsiniz bu sefer de halinize güler onunla eğlenirsinizz “Hiç kimseye güvenme Gönlünden geçeni kimseye gösterme”
Çifte İhanet ya da Dertli ÂşıklarWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2016939 okunma
Reklam
Puan vermedi·148 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
Uzun zamandır kitap okuyamayan, okumaya başladığı kitapları bitiremeyen biri olarak okumaya dönüşümün kitabı oldu diyebilirim. Bazen bazı kitaplar tam da o an okunması gereken kitaplardır; o an ona ihtiyacınız vardır, size ışık tutar belki de zaten bildiğiniz şeyler yazar içinde ama o an yüzünüze vurulması gereklidir. İşte bu kitap da benim için böyleydi. Bir arkadaşımın hediyesi olan ve aylarca beklettiğim ama tam da zamanında okuduğum kitabım... Ya da belki de Sidddharta'nın da dediği gibi aslında zaman diye bir şey yoktur, bir yanılsamadır ve ne zaman okumuş olursam olayım aynı düşünce de olacaktım, bilmiyorum, çok da önemli değil zaten. Kitabın en başında genç Siddharta kendi yolunu çizmeye karar veriyor. tüm öğretilere ve öğretmenlere sırtını dönerek hayatı yaşayarak öğrenebileceğine inanıyor ve bu yolda her şeyi bırakıp arayışa çıkıyor. Ancak ne ilginçtir ki kendini, nefsini eğitmeyi öğrenip yıllarca didindikten sonra günah işlediğinde, yoldan saptığında, hatalar yaptığında kendini yaşamış hissediyor. Onca sene nefsini eğitmeye çalışan adam bir kumarbaz oluyor. Benzer bir durumu Stefan Zweig'in Olağanüstü Bir Gece kitabında da görüyoruz. Orada da hayatı belli kurallar ve sınırlarla yaşayan, asla aşmayan bir burjuva at yarışların kölesi olduğunda yaşadığını hissediyor. Belki de hayat budur; kendi sınırlarını doğrusuyla, yanlışıyla yaşayıp kendi kararların sonucunda çizdiğinde o hayat senin hayatın oluyordur. Benim için kitabın en güzel yanlarından biri de mükemmel algısını kırmasıydı. Tanrısallaştırılan, mükemmelleştirilen her şeyin aslında iki yönlü olduğunu; mutlak iyi ve kötünün olmadığını, her şeyin bir bütün olduğunu çok güzel aktarmıştı yazar. Bir yandan da tepetaklak gittiğin zamanlarda bile işin içinde hep bir iyilik bulunabileceğinin vurgulanması
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
Puan vermedi·183 syf.··
2021 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 00:45
Zezee Ağlamaktan gözlerim şişmiş bir şekilde yazıyorum bunu.. Minik ama kalbi içine sevdiği herkesi sığdırabilecek kadar büyük ve güneş gibi parlak olan bir çocuğun hikayesi anlatılıyor. Zeze'nin Nasıl da içindeki çocuğu öldürdüklerini ama öyle Buck Jones'un tabancasını alıp dan diye vurarak değil hayallerini çalarak, hayata tutsak ederek yaşama sevincini çaldıklarını anlatıyor yazar. Bir de baba olmanın, hatta aile olmanın kan bağıyla değil şefkatle olduğunu vurguluyor bizlere. Okumayı düşünüp de benim gibi sürekli ertelediyseniz alın ve hemen okuyun derim.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,4bin okunma
Puan vermedi·83 syf.··
2021 4. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 09:32
Spoiler içerebilir Fazlasıyla popüler olan bu kitapla ilgili katabileceğim ne olur bilemiyorum ama dönüp panoma baktığımda okurkenki hislerimi hatırlayabilmek adına bu incelemeyi yazmak isterim. Aslında temelde 2 farklı tipleme üzerinden anlatılıyor kitap. Ilki Dünya satranç şampiyonu Czentovic. Hiçbir yeteneği olmayan, asla iletişim kuramayan ancak bir anda doğuştan gelen satranç yeteneğinin keşfedilmesi ile birlikte üne ve zenginliğe sahip olmuş bir karakter. Diğeri ise hiçliğe hapsedilmesi ile birlikte bir çıkış noktası olarak satrancı öğrenmiş ancak sonrasında bunun zararlarını gördüğü için uzun bir süre satrançtan uzak kalmış eski bir avukat olan Dr. B. Iki karakter birbirine tamamen zıt karakterler ve tek ortak noktaları satranç olsa da bir yandan da acaba Czentovic de tıpkı Dr. B'nin kimse kalmadığında satranç öğrenmesi gibi doğuştan yalnız olduğu için mi böyle bir kişiliğe sahip diye de düşündürüyor. Kitapta beni en çok etkileyen kısım hiçlik hakkındaki yorumlardı. Yalnızlığın, bir şey üretememenin nasıl da insanı yıprattığını çok güzel bir şekilde açıklamıştı yazar. Ve hatta yalnızlıktan kurtulabilmek için nasıl da iki kişiye bölünülebildiğini... Oldukça çarpıcı ve etkileyici bir kitaptı.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,4bin okunma