Adamlar o gece gelmediler, sabah olunca ana, korktuğu için kendisiyle alay edilmesini yasaklarken, önce kendi takılıyordu kendine: "Korkmaktan nasıl da korkuyordum."
O, bir tavus gibi önemli bir tavırla, korkudan büyümüş ve değişmiş gözlerin yalvaran bakışlarından uzaklaşırken Ömer Efendi’yi kardeş gibi seven Latif Ağa ellerini açtı, Yunan, İngiliz, Müslüman, Anadolu’da hüküm sürmüş ve sürecek bütün hükümetlere derin bir içtenlikle beddua etti. Kim gelirse, ne olursa mutlaka ahali zararda, ahalinin canı, malı tehlikedeydi. Hak Teala ne zaman hükümet denilen nesneyi bu zavallıların başından kaldırırsa o zaman biraz huzurla nefes alacaklardı. Latif Ağa göklere bağırır gibi duasını bitirdi:
“Rabbim, sen, nefes almamızı bile bize kendi lütufları diye gösteren zalimlerden bizi bir an için kurtar.”
Yatakları ve doktorları saymak kolaydır ve politikacılar da açılış yapmaya bayılırlar. Öte yandan çocukların hayatta kalma oranlarındaki artışın büyük kısmı, hastane dışında yerel hemşireler, ebeler ve iyi eğitimli ebeveynler tarafından uygulanan önleyici tedbirlerle sağlanmıştır. Özellikle anneler. Elimizdeki veriler dünyada çocukların sağ kalma oranlarındaki artışın yarısının annelerin okuyup yazabilmesi sayesinde olduğunu göstermektedir. Bugün daha fazla çocuk sağ kalıyor çünkü her şeyden önce hastalanmıyorlar.