Üzüntülüyken yalnız ve uyanık bulunmak pek önemlidir bu yüzden; çünkü geleceğin varlığımızdan içeri ayak attığı görünürdeki o suskun an, geleceğin sözde dışardan bize sokulduğu o çığırtkan ve rastgele an ile karşılaştırıldı mı, yaşama çok daha yakın bulunur. Üzüntümüzde ne kadar sessiz, sabırlı ve açık yürekli olursak, 'Yeni' o kadar daha bir şaşmazlıkla, daha bir derinden işler içimize, o kadar çok bizim olur, o kadar çok bizim yazgımıza dönüşür ve günlerden bir gün "alnımıza yazıldı mı" (yani bizden çıkıp başkalarına geçti mi), onu kendimize işte öylesine akraba ve yakın buluruz. Bu da gereklidir bizim için.