Ben sensiz bin gece kan yuttum, Sen bir gece sensiz kalmadın, mazursun..."
“Aklım Dönse De Ben Geri Dönemem“
Ben mi geç kaldım, zaman mı erken? Bir cevap aradım kendi içimden. Kalbim seni seçti çoktan, Aklım dönse de geri dönemem. Bir şehir kurdum hayalimin içinde, Her sokağında sen vardın. Bir şehir kurdun hayalimde içinde sessizce, Her sokağında sen varsın. Sevsem yetmiyor, yazsam da bitmiyor sözlerim, Bazı hayaller kurdum sevdiğim, Her zerresinde sen vardın. Bazı hayaller kurdum sevdiğim, Her zerresinde sen vardın. Aklım dönse de geri dönemem. Belki başka bir zamanda, Belki başka bir hayatta, Belki de başka bir düşte, Aynı sokakta, aynı yerde, Aynı göğe bakarken ikimiz. Umarım bir gün sevdiğim, Aynı şiire, aynı şarkıya Aynı anda eşlik ederiz. Yine yetmiyor sözlerim, Ne kadar seversem seveyim. Sana en güzel şiiri yazamam Yineyetmiyor sözlerim
Alıntı
Reklam
Ben duramam buralar bana dar efendim.
Edebiyat
Nefisle Mücadele, Tevazu ve Hakiki Kurtuluş
İnsan hayatındaki en büyük mücadele, dış düşmanlarla değil; kendi nefsiyle verdiği mücadeledir. Çünkü nefis; kibri, gururu, hevâyı, dünya sevgisini ve kötülüğü insana süslü gösterir. Terbiye edilmediğinde insanı helâke sürükler; terbiye edildiğinde ise Allah Teâlâ’ya yaklaştırarak kurtuluşa erdirir. Bu yönüyle nefis terbiyesi, insanın kötülüklerden iyiliğe, gafletten şuura doğru çıktığı bitmek bilmeyen bir manevi hicret yolculuğudur. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurur: “Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kirleten ise ziyana uğramıştır.” (Şems, 9-10) Bir başka ayet-i kerimede ise nefsin bu amansız yönüne şöyle dikkat çekilir: “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, Rabbimin merhamet ettiği hariç, kötülüğü emreder.” (Yusuf, 53) Bu yüzden Mü’min, nefsine asla güvenmez; onu her an adeta bir elekten geçirir gibi hesaba çeker ve durmaksızın terbiye etmeye çalışır. Kibir: Şeytanın İlk Günahı Kibrin ve “benlik” davasının tarihteki en büyük ve en ibretlik örneği şeytandır. Allah Teâlâ, Âdem Aleyhisselâm’a secde edilmesini emredince şeytan gururuna yenik düşerek şöyle dedi: “Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten, onu çamurdan yarattın.” (A‘râf, 12) Şeytanın asıl problemi ateş ve çamur değil, kendisini üstün görme yanılgısıydı. Kendini kıyasladı, kibirlendi ve neticede Allah’ın rahmetinden ebediyen uzaklaştı. Bu yüzden insan; ilmiyle, makamıyla, malıyla, ibadetiyle, soyu ve güzelliğiyle asla kibirlenmemelidir. Nitekim ecdadımız bu hakikati ne güzel dile getirmiştir: “Kibirlenme padişahım! Senden büyük Allah var!” Nasıl ki olgunlaşan bir meyve tatlandıkça ve ağırlaştıkça ağırlığından dolayı başını aşağıya eğerse; gerçek bir Mü’min de ilmi, yaşı, tecrübesi ve manevi olgunluğu arttıkça o nispette mütevazı olur, kibirden uzaklaşır. Nitekim Hazret-i Muhammed
Hayat ve İnsan
Reklam
Reklam