Dünya, omuzlayacak kimsesi olmadığı için suya bırakılmış bir tabuttur. İster yürü ister
koş, varacağın yerin hiçbir anlamı yok. Aynı tabutun içindeyiz hepimiz.
Uzanıyorum yurduma dört bir koldan, duyuyorum.
Aşıyorum sınırları milyarlarca insan oluyor, duyuyorum.
Çığlık oluyor bütün duyduklarım.
Ağzım, gözlerim, yüzüm, ellerim, kollarım
gücüm güçsüzlüğüm
umudum umutsuzluğum
bilincim bilinçsizliğim,
hüznüm, acım, sevincim
beklediğim, beklemediğim
inandığım, inanmadığım
sevdiğim, sevmediğim
hayatım, geleceğim, ölümüm.
Beni ben yapan ne varsa
bir araya gelip haykırıyor
Yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylân
beni artık ne sıkıntı ne rahatlık haylamaz
çünkü ben ayaklanmanın domurmuş haliyim yürüsem rahmet boşanacak
ve sana bir karşılık vereceğim.