Puan vermedi·208 syf.··
2026 1244. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:01
Önemli!! Caner Özdemir yazdı. Yapay zeka ile yazılmadı. Kitaptan önce evet kitaptan önce Kötülükler İyiliğe… Manyak kitabının yazarı Esra hocamın ürettiği içerikler yetti. Son zamanlarda üretilen içerikler kitapların değerini arttırır. Esra hocam benim kitabım olan Pessinus ve Tapınakları aldı. Benim için önce mütekabiliyet gelir. Kitabımı alanın kitabını alırım arkadaş. Ben pek fantastik kitaptan anlamıyorum. Kusurum mudur bilmiyorum ama Esra Hocam yine fantastik kitap çıkarırsa yine alır okurum. Kurgulaması yeter. Başkada lafım yok.
Kötülükler İyiliğe… ManyakEsra Karalı · Tilki Kitap · 20263 okunma
Karanlıkta iki gölge yan yana geldi ve karanlık bitti...
Puan vermedi·376 syf.··
2026 68. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 21:00
"He is half of my soul, as the poets say." ya ben bu kitabın beni bu kadar mahvedeceğini tahmin etmemiştim.. ne yazcam kelimeleri nasıl toplıcam hiç bilmiyorum hala. Madeline Miller mitolojik bi efsaneyi alıp öyle bi aska, öyle zarif bi bağlılığa dönüştürmüş ki kitabı bitirdiğimde göğsümde kocaman bi ağırlık vardı hala etkisinden cıkamıyorum ağlamaktan yoruldum .. biz akhilleusu hep o yenilmez gururlu yarı tanrı savasçı olarak bildik ya hani, tarihteki o gaddar imajı falan. ama bu kitap bize onun savas meydanlarındaki ihtişamını diil patroklosun gözlerindeki o saf masum halini anlatıyo. o kadar insani ki.. hele o Chiron'un yanındaki çocukluk yılları, pelion dağındaki o huzurlu günler.. yazar oraları o kadar güzel anlatmış ki keşke hep orada kalsalardı dedim okurken. patroklosun sadakati, o herkesin korktuğu akhilleusun onun yanındaki o çocuksu ama devasa sevgisi içimi titretti resmen. bi de şu kader mevzusu ve tanrıların o kibirli, bencil dünyası beni acayip delirtti okurken.. özellikle Thetis karakterine o kadar sinir oldum ki anlatamam, kadındaki o kibir ve oğlunu sadece şan şöhret için harcama isteği delirtti beni. iki ölümlünün kaderin önüne geçemeyen o çaresiz ama yine de pes etmeyen hikayesini izlemek hem büyüleyiciydi hem de cok can yakıcıydı bence truva savaşı başladığı andan itibaren zaten kalbim sıkışa sıkışa okudum, o savaşın anlamsızlığı, gurur yüzünden verilen o kayıplar falan çok iyi işlenmişti. yazarın dili de o kadar akıcı ki betimlemeler falan acayip şiirsel, sanki düz yazı diil de bi melodi okuyosun gibi. akhilleusun şan şöhret açlığıyla patroklosun o şifacı, merhametli yönünün tezatlığı muazzam verilmiş. sonunu bile bile okumak canımı cok yaktı, o son sahneler, mezar taşındaki o isim detayı falan beni benden aldı bittim orda zaten.. ama her saniyesine
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,3bin okunma
Reklam
10/10
·112 syf.··
2026 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:45
Bu kitabı okumaya başlamadan önce Suriyelilere ve mültecilere iyi bir gözle bakmıyordum lakin kitabın içine girdikçe kendimden utandım. İnsan olmayı nasıl da unutmuşuz, bir insanı önce dinlersin sonra ne yapman gerektiğine karar verirsin ya, normali bu olmalı anormalce o insanları yargıladım sokakta dilenci konumunda gördüğümde "gidip çalışabilirsiniz" dedim. İnsanoğlu acımasız bir varlık. Küçükken onların neden bizim ülkemizde olduğunu sorgulardım, ülkelerinde savaş var derlerdi aldırmazdım savaş varsa savaşmalılar bunu savunurdum nereden bilebilirdim ki aslında o savaş yüzünden sevdikleri insanları kaybederken ve bedenlerinden vazgeçtiklerini... Bu kitaptan şöyle bir ders çıkardım ne yaşarsam yaşayayım daima adil ve iyi bir insan olmaya çalışacağım. Her insan bir değilmiş ülkemize geldiklerinde bizim kız çocuklarımıza ellerini uzatan soysuz alçaklar ve saygısını bozmayan Rejim'in zulmüne direnmiş ruhlarını iyileştirmeye çalışan masumlar olarak insanlar ikiye ayrılıyor. Sednaya Hapishanesi Ali Polat İyi ki bu olayı kitaba aldınız hocam Dünya'dan bihaber ben ve benim gibilere bu kitap ders olsun.
Sednaya HapishanesiAli Polat · Liman Yayınevi · 20258 okunma
Ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım.
Puan vermedi·168 syf.··
2026 37. kitabı
Kürk Mantolu Madonna, kalabalıklar içinde yapayalnız kalmış, anlaşılamamaktan yorulmuş ve bu yüzden kendi içine kaçmış herkesin kitabıdır. Eğer hala okumadıysanız, ruhunuzun derinliklerine yapılacak bu hüzünlü yolculuğu daha fazla ertelemeyin derim.
Düşünce
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,9bin okunma
Puan vermedi·348 syf.··
2026 8. kitabı
·
75 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 12:51
Zorba, ilk bakışta özgürlüğü anlatan bir roman gibi görünse de aslında insanın hayatla kurduğu ilişkinin sorgulandığı çok katmanlı bir eserdir. Romanın merkezinde iki farklı insan vardır: Kitaplara, düşüncelere ve kurallara bağlı anlatıcı ile hayatı tüm yoğunluğuyla yaşamaya çalışan Zorba. Zorba’nın asıl etkileyici yanı bilgili olması değil; yaşama cesaretidir. O, üzülmekten korkmaz, âşık olmaktan çekinmez, hata yapmaktan utanmaz. Bu yüzden anlatıcı için bir dosttan çok bir öğretmene dönüşür. Bana göre romanın en güçlü yanı, “doğru yaşamak” ile “gerçekten yaşamak” arasındaki farkı göstermesidir. Anlatıcı sürekli düşünürken Zorba sürekli deneyimler. Kazancakis burada düşüncenin gereksiz olduğunu söylemez; fakat sadece düşünerek geçirilen bir ömrün eksik kalacağını hissettirir. Zorba karakteri zaman zaman kaba, çelişkili ve hatta hatalıdır. Ancak tam da bu nedenle canlıdır. Okur onun kusurlarını görür ama yine de ona hayranlık duyar. Çünkü Zorba, modern insanın çoğu zaman kaybettiği bir şeyi temsil eder: İçinden geldiği gibi yaşayabilme cesaretini. Romanın sonunda akılda kalan şey olaylar değil, Zorba’nın hayata karşı tavrıdır. İnsan kitabı bitirdiğinde kendine şu soruyu sorar: “Ben gerçekten yaşıyor muyum, yoksa sadece yaşamayı mı planlıyorum?” Bu nedenle Zorba, yalnızca bir karakter romanı değil; özgürlük, tutku, ölüm, mutluluk ve insan olmanın anlamı üzerine yazılmış güçlü bir yaşam manifestosudur. Okuru eğlendirmekten çok sarsan ve uzun süre zihinde kalan eserlerden biridir.
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma
7/10
·560 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:31
İnceleme Spoiler İçerir Yazarın tüm kitaplarını okumuş ve Babil kitabı ile Haşhaş Savaşı serisini çok çok seven biri olarak bu kitabında sıkılmak beni üzdü. Kitap daha çıkmadan zaten çok patırtı koparmıştı. Bu kitabı okumadan şu şu kitapları, bu bu metinleri okuyun vs diye listeler falan paylaşılıyordu. İnsanda bu kadar dolu dolu, göndermeli bir kitabı dümdüz okursam bir şey anlamam diye düşünüyor. Ama alakası yok, Dante yada mitoloji hiç bir şey bilmeseniz de kurguyu anlayabilirsiniz. Tüm göndermelere hakim olmak zorunda hissetmediğiniz sürece sorun yaşamazsın. Kurguya gelecek olursak yazarın mutsuz/gri sonları meşhur olduğu için hep Peter'ın eninde sonunda öleceğini bekliyordum, asıl beklemediğim geri dönmesi oldu. Yani yazar mutlu sonla beni şaşırttı, hiç onluk değildi sanki. Hikaye aslından fikren cok güzeldi, büyü sistemi de ilginçti, özgündü kabul. Ama bize büyünün nasıl işlediğini anlatıp sonra su paradoksu kullanacağım diyip geçse mesela çok daha akıcı olurdu kitap. Sürekli bir bilgi bombardımanına tutuldum sanki. Başlarda bir iki bu nedir diye bakayım dedim ama sonu bucağı gelmiyor, bir de yazar zaten kitapta uzun uzun açıklıyor sürekli. Cehennem katmanları, tasvirleri güzeldi ancak yolculuk çok uzadı gibi. Olaylar kısa sürede gerçekleşiyor aslında ama çok ayrıntı okuyoruz, yoruyor. Yine yazarın başka bir imzası da gri/anti kahramanları ana karakter yapmasıdır. Ben şimdiye kadar bir şekilde gri de olsa sevmiştim tüm ana karakterleri, Rin koyu gri Robin açık griydi bence ama yinede sevmiştim. Alice ise gri degildi, finale kadar gayet net bir siyahtı. Yok akademik ortamdaki rekabet, yok akıl hocasının kötülüğü ve etkisi, yok hırsı vs. yaptıkları için hep bie bahanesi vardı ama zaten cehennemdeki tüm karakterlerin durumu buydu, nedensiz salt kötü olmak
1000Kitap
KatabasisR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 2025642 okunma
Reklam
Reklam