9/10
··
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 19:41
“Modern Mitoloji • Kimlik • Özgürlük” Okumak için çok geç kaldığım “Ben Kirke” kitabı modern mitoloji uyarlamalarının en hoş örneklerinden biri Yunan mitolojisinde “cadı” olarak adledilen ve çoğu zaman kötü bir tanrıça olarak gördüğümüz Kirke’nin iç dünyası feminist bir yaklaşımla ele alınıyor. Mitolojide herkesten intikam alarak hayatını okuduğumuz Kirke’nin nasıl yalnız kalıp dışlandığının iç yüzünü gösteren bir hikaye. Karakter gelişimini izlediğimiz uzun ve yoğun sayfalar boyu tempo zaman zaman düşüyor. Popüler tanrıların konu olduğu birçok hikaye varken, kıyıda köşede kalmış bir cadı tanrıçanın hayatı bu kez bir kitabın merkezi haline geliyor. Erkek kahramanların önüne bir engel olan çıkan Kirke’den ziyade - o çok sevdiğim alıntıyla - “ilahlığından hiç haz etmeyen” ve kendi kaderi için savaşan bir kadının hikayesini okuyoruz.
Duygu ve Düşünce
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,2bin okunma
Silo-Hugh Howey
10/10
·558 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 17:58
"Kader bazen bizi istemediğimiz yerlere götürebilir,ancak sonrasında eylemlerimizi kontrol edemez." "Ya sana bütün dünyada yalnızca elli silo olduğunu ve bizim de o dünyanın mini minnacık bir parçasında bulunduğumuzu söylesem?" Wool serisinin ilk kitabı Silo,zehirli atmosfer ve kum fırtınaları yüzünden insanlar artık Dünya'nın yeryüzünde yaşayamıyor. Onun yerine yeraltına yaptıkları,yüzlerce kat derinliklere uzanan büyük bir siloda yaşıyor. Yetkililerin bulunduğu En-Tepe hariç dış dünyayı görebilecekleri bir yer yok. Silo da yaşayan insanların antlaşmaya uygun olarak belirli kurallara uymak zorundalar. Eğer kurallara uymazlarsa dış dünyaya temizliğe gonderiliyorlar. Tecrübeli Şerif Holston siloda çignenmemesi gereken en büyük kuralı çiğniyor ve dışarı çıkmaktan söz ediyor. Holston'un yerine şerif adayı olarak gösterilen Mekanik mühendisi Juliette oluyor. Tabi işler bu karardan sonra çok değişiyor. Ben yıllar önce bu serinin önce dizisini izlemiştim ve bayılmıştım. Daha sonra kitabında da aynı duyguları mi hissedeceğimi merak ederek serinin bütün kitaplarıni aldım. Ve iyi ki okumuşum bu kitabı. Yazarın kalemini ilk defa okudum ve bu güzel kurguyu akıcı bir şekilde yazmış. Bazı yerlerinde olaylar yavaş işlenmiş ama konunun gidişatına çok uyan bir akış olmuş. Kitap bilimkurgu ve distopya türünde çok güzel yazılmış. Bazı sırların açığa çıkmaması için kimlerin feda edildiğini,insanlardan saklanan gerçekleri ve geçmişte neler yaşandığını okuyoruz. Juliette karakterini genel olarak sevdim. Hayatta kalmak için o çabaladığı yerleri okumak çok heyecanlıydı. Bernard karakterinden ise bu kitapta nefret ettim . Sırf kendi doğrularını korumak için bir sürü insanın hayatıyla oynamış. Kitabın dördüncü ve beşinci bölümü temponun daha yüksek olduğu kısımlardı. Serinin ikinci kitabını
1000Kitap
SiloHugh Howey · İthaki Yayınları · 2020872 okunma
Reklam
9/10
··
Beğendi
İtalyan yazar Donatella Di Pietrantonio, çağdaş İtalyan edebiyatının dikkat çeken isimlerinden biri. Diş hekimliği eğitimi almasına rağmen yazarlığı seçen yazar, özellikle aile ilişkileri ve aidiyet duygusu üzerine kurduğu hikâyeleriyle tanınıyor. Geri Verilen Kız ile geniş bir okur kitlesine ulaşan yazarın, Türkçede yakında yayımlanacak olan Kırılgan Çağ romanını da şimdiden merak ediyorum. Geri Verilen Kız, yıllarca başka bir aileyle yaşayan genç bir kızın bir gün biyolojik ailesine geri gönderilmesiyle başlıyor. Bir anda alıştığı hayatı geride bırakmak zorunda kalan Arminuta, kendisini yabancısı olduğu bir evde, tanımadığı kardeşleri ve anne babasıyla birlikte buluyor. Roman boyunca yeni hayatına uyum sağlamaya çalışırken hem geçmişiyle hem de ait olduğu yerle ilgili sorularla yüzleşiyor. “Ben Arminuta’ydım, geri verilendim. Konuştuğum dil başka bir dildi ve kime ait olduğumu bilmiyordum.” Geri Verilen Kız, uzun süre aklımda kalan kitaplardan biri oldu. Özellikle Arminuta’nın kız kardeşi Adriana ile kurduğu ilişki romanın en sevdiğim yanlarından biriydi. Hikâyenin sert ve hüzünlü tarafları olsa da iki kardeş arasında zamanla oluşan bağ romana bambaşka bir sıcaklık katmış. Donatella Di Pietrantonio’nun sade anlatımı da bu hikâyeye çok yakışmış. Kısa olmasına rağmen pek çok şey anlatan, bence daha fazla okura ulaşmayı hak eden okunması gereken kitaplardan biri.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,090 okunma
6/10
·96 syf.··
2026 31. kitabı
Kitabı bitirdiğimde düşündüğüm ilk şey tatlı, samimi ve tam o zamana ait bir dil olduğuydu. Ancak bu tatlılığın arkasında çokça eksik kalmış bir anlatı var. Her şeyden önce meşhur Ölmeme Günü'nü daha önceden biliyorum. İkinci Yeni’nin, muazzam dostlukların ve masaların bir geleneğidir bu. Kitapta bu konuya ait fotoğraf görünce ve onu o geleneği yaşayan tadan birinden dinleyeceğim için heyecanlandım ama beklentimin çok altında kaldı. O günden bahsedilmemiş bile. Tomris Uyar'la karşılaşmış olsam belki de soracağım ilk konulardandır Ölmeme Günü. Detaylar havada kalmış, tam hikayenin içine girecekken sohbet kesilmiş gibi. Yine de tüm bu eksiklere rağmen içerdiği fotoğraflar ve gündelik yaşam konuşmaları gayet hoş. Kendimi bir anda o dönemin tam kalbinde, o yazar ve şairlerin arasında otururken buldum. Sanki Turgut Uyar bir köşede tütününü tazeliyor, Tomris Uyar keskin ve zeki cümleleriyle odayı dolduruyor, Cemaller, İlhanlar, Canlar, Edipler gelip geçiyor ben de sessizce bir köşede onları dinliyorum gibi hissettim. Beni o dönemin sokaklarına, odalarına ve dostluklarına bu kadar zahmetsizce götürebilmesi, kitabın en güzel yanı.Kısacası; o döneme, Turgut ve Tomris Uyar'a beni doyuramayan ve eksik bulduğum bir çalışma olsa da taşıdığı nostaljik ruh ve yaşattığı o şairlerin arasındaymışım hissi için okunur.
Ben Koşarım Aşağlara, KoşarımErhan Altan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022378 okunma
7/10
·168 syf.··
2026 27. kitabı
"Bir imkanınız olsaydı ve bir kahve içimlik zamanınız olsaydı geçmişe gitmek ister miydiniz? Hiçbir şeyi değiştiremeyeceğinizi bilerek nereye gitmek, hangi anı tekrar yaşamak isterdiniz? Ya da son bir kez daha kimi görmek isterdiniz? İşte bir kafe ve bir kahve içimlik zamanınız var bu metinde... Ve geçmişe kısa bir yolculuk istediğiniz ama tabii ki geçmişe gitmenin de şartları var. Farklı karakterler her geçmişe gittiğinde, 'Acaba ben de gitseydim' demek isteyeceğiniz bir metin. Okuması oldukça keyifli, yazım dili sade ve ara ara içinizi ısıtacak hikayeleri olan... Keyifli okumalar... "
Elveda Demeden ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 2025617 okunma
Yanlış Hedef
7/10
·166 syf.··
2026 40. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 08:57
Yanlış Hedef – Domenico Starnone Bir yanlış mesajla başlayan hikâye, kısa sürede insanların arzularını, zaaflarını ve kendilerine anlattıkları hikâyeleri sorgulatan psikolojik bir romana dönüşüyor. 38 yaşındaki bir senarist, eşine göndermek istediği mesajı yanlışlıkla iş arkadaşı Claudia'ya gönderiyor. İlk bakışta küçük görünen bu hata, beklenmedik bir karşılık alınca giderek büyüyor ve karakterlerin iç dünyalarını açığa çıkarıyor. Kitap boyunca aldatma, sadakat, arzu, takıntı, evlilik ve orta yaş krizi gibi temalar işleniyor. Ancak benim için romanın asıl gücü, bunları bir aldatma hikâyesinin ötesine taşıyabilmesiydi. Çünkü okuduğum şey yalnızca bir ilişki hikâyesi değil; insanların kendi zihinlerinde kurdukları senaryoların, bazen gerçeğin önüne nasıl geçebildiğinin hikâyesiydi. Bir aldatma hikâyesini bir erkeğin zihninden okumak benim için oldukça ilginç bir deneyim oldu. Karakterin, karşı taraftan gördüğü küçücük bir ilgiyi zihninde büyütmesi, hatta bazen ortada olmayan duyguları bile gerçekmiş gibi kurgulaması dikkatimi çekti. Bu da bana aldatmanın kadınla ya da erkekle değil, insanın kendi arzuları ve zaaflarıyla ilgili olduğunu düşündürdü. Kitapta beni en çok düşündüren karakterlerden biri Carlo oldu. İlk bakışta yardımsever ve iyi niyetli görünen bu karakter, zamanla bana insan doğasını inceleyen bir gözlemci gibi görünmeye başladı. İnsanları bir araya getiriyor, fırsatlar sunuyor ve sonra ortaya çıkan sonuçları dikkatle izliyor. Bu yönüyle bana bir satranç oyuncusunu hatırlattı; taşları doğrudan hareket ettirmiyor ama oyunun gidişatını etkileyebiliyor. Ayrıca Starnone'nin hiçbir karakteri tamamen haklı ya da tamamen haksız göstermemesini çok sevdim. Bir karaktere yakın hissederken birkaç bölüm sonra ona kızmaya başlayabiliyorsunuz. Bu gri alanlar romanı
1000Kitap
Yanlış HedefDomenico Starnone · Tersine Kitap · 202684 okunma
Reklam
Reklam