open.spotify.com/track/07Bnfp6zA...
Olmadı yar su testisine dolmadı yar
Ben belki başkaydım sen başka bir aşktaydın
Bilmedin yar yağmur gibi inmedin yar
Sen belki başkaydın başka bir aşka inanmadın
Kanatlanıp uçsan
O kuşu da tutsan
Kafesini açsan da beni aldattın
Bana gözün gibi baksan
El üstünde tutsan
Bana dost bile olsanda beni aldattın
Sık sık kopardığın "of"lardan birinde karşına şu, bir dudağı yerde, bir dudağı gökte olan arap çıkarak "dile benden ne dilersin?" dese o sekiz seneni geri istemekten başka bir şey gelmiyecek aklına. Veriverseler ne yapacaksın sanki? Başka bir şey mi olacak zannedersin?
Belki bu sefer, elā gözlü, kumral saçlısını değil de, hayatını harcamak, bu mistik hazzı tatmak için bir sarışın bulacaksın.
Hattatın kalemi aşkı çizer
Hat sanatı, gözle görülen musikidir." -
Hattat Mustafa Rakım Efendi
İslam medeniyetinin en güzel eserleridir
Hat eserlerimiz müzelerde sergilenir
Hattat almış eline kalemi Aşkı gösterir
Hat sanatı imanımızın sergisidir
Küçük hattatta iman etmişti
İlk önce Cenabı Hakkı zikretti
Dediki Zikrettikçe Hak veriyor kuvveti
Bu imanla her hat eseri süslüyor camileri
Hattatım derki bu musikidir içten gelen
Kuraanları süsler Hat eseri içten çizersen
Tevekkül et kesme ümidi Rabbinden
Allah razı olsu eser bırakıp gidenden
Hattat Ali oturmuş Rabbini zikreder
Zikirle çizilen hat eser en güzel yeri süsler
Ben giderim eserim ömür sürer
Eser bırakan Cenabı Hakkı razı eder
Kul Nefsani derki Hattat Ali baktı deftere
Her düşüşte daha sağlam iman etti Rabbe
Kalem eğer iman ile doknursa deftere
En güzel aşkı Hattatın kalemi çizer elbette
Hayır ben değilim, ben olamam yanındaki
Hayır ben değilim, yanı başındaki
Böylesine dopdoluyken bugün gözlerim
Nasıl da gülmüşüm, şu resimlerdeki gibi
open.spotify.com/track/78ors6W80...
Onu daha geçenlerde gördün. Yanında bir kadın ve.. bir çocuk vardı. Sen onu fark ettiğin zaman artık o, bir pastahanenin camekânına bakıyordu. Halbuki o, senin karın olabilirdi. Fakat bunu siz, tam istediğiniz kadar da istemiyordunuz; ne eksik ne de fazla.
Onu şöyle bir süzdün: Bu bir saniyecik, kanlı kavganın başlangıcından bir evvelki saniyeye benziyordu.
Boyanmış ve.. tombul tombul olmuştu. Şıktı; caddeden geçen yüzlerce kadından herhangi birisi kadar şıktı; onlar gibi berberin ve terzinin malıydı.
Zayıf taraflarını görmek, rahatlamak istiyordun, gördün ve rahatlandın!
"...
at vuruldu; içim paramparça rüveyda
gölgelerin ardına sakladım kusurumu
sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin
ben burda damla damla eriyip akıyorum
yine de, çiğnetemem kimseye gururumu
istenmediğim yeri sessizce terkederim
hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu
mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim."
Nurullah Genç