8/10
·463 syf.··
2026 40. kitabı
Puanının ne kar bu kadar düşük olduğunu asla anlamayarak başladım ve bir önyargım vardı ama çok güzel okudum hikaye çok iyi gidiyordu puanının bu kadar düşük olmasını ilk etapta fmc erkek karakteri aldattigini farklı bir şey çıktı o da okeyde her şey yolundaydı derken 62. bölümde neden puanının düştüğünü anladım. Çok gereksizdi ben kitaba dokuz verecektim o sahne yüzünden yine içim koca bir kurguyu çöp etmeye el vermediğinden sekiz vereceğim ama bence çok gereksizdi saçmaydı kadın karakterin saçmaydı ben erkek karakteri çok sevdim. Oldukça keyifli okudum yedi kitaplık bir seri olacakmış daha önümüzde uzun bir yol var bu tarz durumLara alışkınım ama gereksizdi. Kai rita ve micheal olayı gibi oldukça gereksiz de ama bence Alex’in kitabına biraz pay çıkarmak için de yapıldı. Zaten kitap sonlarında kadın karakterimiz bayağı diğer kitaplarda ne olacağını gösteriyor gibi oldu. Seriyi okumaya devame edeceğim ama 62. Bölümü okumadım sayıyorum umarım diğer karakterlerde böyle bir şey yaşamayız. Tabi luca nın kitabı nasıl olacak onu da asla kafaöda kuramıyorum:D
Twisted PawnL. J. Shen · Bloom Books · 202616 okunma
10/10
·200 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 22:35
Dünyanın Son Tren İstasyonu okurken gözlerimin dolduğu, bitirdiğimde ise uzun süre etkisinden çıkamadığım kitaplardan biri oldu. Hikâye aslında kayıplar üzerine kurulu olsa da bana en çok yarım kalan vedaların ne kadar ağır olabileceğini hissettirdi. Kitap boyunca karakterlerle birlikte ben de geçmişe dönmek, söylenemeyen sözleri söylemek, yarım kalan duyguları tamamlamak istedim. Her sayfada insanın içinde sakladığı özlemlere, pişmanlıklara ve “Keşke bir kez daha görebilseydim” dediği insanlara dokunuyor. Bazı bölümlerde kendimi tutmakta zorlandım. Çünkü kitap sadece karakterlerin hikâyesini anlatmıyor; bir şekilde okuyucunun da kalbine dokunuyor. Hepimizin hayatında zamansız kaybettiği, söyleyemediği sözler bıraktığı insanlar vardır. Bu kitap bana onları hatırlattı. Son sayfayı kapattığımda içimde derin bir hüzün vardı ama aynı zamanda kabullenmenin verdiği bir huzur da hissettim. Uzun zamandır bir kitap beni bu kadar duygulandırmamıştı. Bazen bir vedanın mümkün olmaması, insanın içinde yıllarca kapanmayan bir boşluk bırakıyor. Bu kitap o boşluğa çok güzel dokunmuş.
Alıntı
Dünyanın Son Tren İstasyonuTakeshi Murase · Olimpos Yayınları · 202634 okunma
Reklam
10/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Öncelikle ilk defa bir kitap hakkında inceleme yazıyorum hatalarım olabilir, öğrenciyim Kitaba çok büyük bir önyargı ile başlamıştım, yazarın başta Zehra'nın "acımasızlığına" sonra da babasının bu yaptıklarına nasıl bir sebep bulacağını merakla bekledim. Zehra'nın acımasızlığı kulağa pek hoş gelmese de memuriyetindeki başarısının en büyük sebebi belki de buydu. Belki de hayatta kalmak için gerekli buluyordu bilemiyorum. Zehra'nın babası hakkında bildiği şeyleri okuduğumda ben de pek tabii nefret ve kin besledim, asla bu olanlara bir açıklama düşünemedim. 'Adam basbaya kötü biri' dedim sürekli kendi kendime ama yazar o kadar güzel yazmış ki romanı,sanki kendi günlüğümü okur gibi empati kurdum. Genç bir gül fidanın soluşunu izler gibi okudum Mürşit Efendi'nin hikayesini. Gül fidanı diyorum çünkü öksüz-yetim olarak büyüyüp son derece çalışkan ve etik ilkelerine bağlı birinin çöküşünü okudum. Çöküşü mutlak olabilir aslında çünkü sadece çocukluk ve evlilik hayatı değil meslek hayatı da zorluklarla dolu geçmiş biriydi Mürşit Efendi, belki de onun yazgısı böyleydi zordu. Kimi zaman meslektaşlarının ahlaksızlığı kimi zaman kanun- vicdan çatışması. Kanun ile vicdanın çatıştığı yerleri okurken Sabahattin Ali'nin hikayelerinden birini okuyor gibi oldum, ortada bir hüzün vardı ama çaresi yoktu... Her gün evinin önünden küçük çocuk cesedi geçiyor ve sürekli kendini suçlu bulup bir çözüm arıyordu ama tek çözüm yolu da sorunu çözemeden işini kaybetmek gibi sonuçlar getiriyordu. Kitabı okurken sürekli bir çıkış yolu aradım kafamda,aslında bu durumdan şu şekilde kurtulunabilir şu şekilde her şey farklı olabilirdi diye ama bir şeyin olacağı varsa her türlü oluyor farklı seçenekler belki anlık rahatlama yaşatabilir ama final her türlü belli gibi. Ne çok isterdim Mürşit Efendi'nin,
İnsan ve Duygular
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
10/10
·152 syf.··
2026 104. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:57
Çok cesur bir yazarmış Rachel Cusk, okuduğum bu ilk kitabı bunu net bir şekilde gösterdi. ‘Çerçeve’ deneysel bir metin ve bir üçlemenin ilk kitabı. Mesleği yaratıcı yazarlık konusunda eğitimler vermek olan bir kadının, yani ana karakterimizin, Atina’ya yaptığı seyahat sırasında tanıştığı koltuk ‘komşu’su de dahil olmak üzere, çeşitli kişilerle yaptığı sohbetlerde, bu kişilerin kendi hayatlarına ilişkin anlattıklarını, tarafsız ve yorumsuz bir şekilde aktaran bir metin. Dümdüz bir anlatım, yoğun paragraflar ve kitabın neredeyse her bir satırında bir hüzün yayılıyor, en azından ben öyle hissettim. Ana temalar tahmin edebileceğimiz gibi, annelik, kadın, yalnızlık, evlilik, boşanma… yalnızlık ve içine düşülmüş olan boşluk duygusu, tüm kitapta çok yoğun hissettirdi bana. Okuması son derece zor bir metin, kısacık olmasına karşın çok yoğun ve durarak, düşünerek, yazılmış olanları kendi içinizde tartışarak, düşündükleriniz konusunda argümanlar üreterek süren ve yavaş okumaya yönlendiren bir metin. Ama müthiş bir edebi lezzet..
ÇerçeveRachel Cusk · Yapı Kredi Yayınları · 2016386 okunma
10/10
·360 syf.··
2026 20. kitabı
Orhan Kemal'in 1952'de yazdığı, Türk edebiyatının en güçlü karakterlerinden biri olan Murtaza kitabını çok beğenerek okudum. Selanik göçmeni, dürüst, vazifeşinas bekçi Murtaza, amirlerine ve kurallara karşı koşulsuz bir itaat içinde, onu yalnızlaştırsalar da kendi doğrularıyla yaşayan bir adamdır. "Karısıyla çocuklarında hep, böyle birinin karısı ve çocukları olmaktan gelen bir şey arar, ama bulamaz." Vazifesinin aslanı, kurs görmüş, amirlerinden sıkı terbiye almış, damarlarında Balkan şehiti dayısı Kolağası Hasan Bey'in kanını taşıyan Murtaza'nın hikayesini yer yer gülerek okuyacaksınız çünkü hem karakter çok ilginç, hem de çok tatlı bir Balkan şivesiyle konuşuyor. "Vazife bir sırasında görmeyecek gözün evladını bile, demeyeceksin evladım, ciğerparem!" Kitapta bir bölümde fabrika genel müdürü Murtaza'yı Don Kişot'a benzettiğinde fen müdürü şunu diyor: "Don Kişot yeryüzünde tek değildi malumualiniz. Ve Don Kişot'ların kökleri hiçbir devirde kurumadı." Gerçekten Murtaza da hayal ile gerçeği birbirine karıştıran Don Kişot gibi kendi dünyasının doğruluk ve disiplin şövalyesi. Don Kişot'u çok seven ben, belki biraz da bu yüzden bu kitabı da çok sevdim. Özetle mutlaka okunmalı der, keyifli okumalar dilerim
MurtazaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20184,579 okunma
Murakami okumayı düşünüyorsanız sövgüme bi bakabilirsiniz .d
Puan vermedi
Hani Avrupa'nın en prestijli sanat galerilerinden birinde sergilenen bi muz tuvali vardır ya, Murakami de günümüz edebiyat dünyasında o muz portresini temsil eden kişidir diye düşünüyorum. Yani insan bir kitabını okur ve bu lafı derse belki önyargı, belki de anlayışsızlık diye yorumlanabilir, buna okeyim. Ama aynı yazarın diğer kitaplarını okuduktan sonra da da aynı şeyi derse burada cidden düşünülmesi gereken bir şey vardır. Ben şahsen Murakami'nin günümüz çarpık sanat ve edebiyat anlayışının bir ürünü olduğunu, o "ne yaptığını çok iyi bilen yazar!" sloganının altında da safi fos bir ezik olduğunu düşünüyorum. Murakami resmen amerikan "üstkimliği" psikolojisinin altına kendini yatırmış, komplekslerinin farkında olmayan, ezik bir temcit pilavcısı. Metinlerinde hep aynı konular ve kelimelerin altında da aynı zihniyet var: cinsellik, etik dışılık ve kompleks. Peki diyelim, belki bu aykırılıkları zekice birbirine bağlamıştır, bu kadar ünlü ve emin olunan bir yazar olduğuna göre bunları ustaca bir bağlamla sunuyordur diyorsunuz, "o seks ama aslında seks değil, rüya ama rüya değil, tecavüz ama tecavüz değil işte" lafları ve anlatılarının herhalde beklenmedik, alışılmışı bozan ve mutlaka mantıklı bir sebep sonuç ilişkisi vardır diyorsunuz, sayfalarca safi bu konular üzerinden dönen mevzuları okuyor duruyorsunuz, ama sonra bir bakıyorsunuz hiçbir bağlam yok. Yazar meğerse safi yazıp geçiyormuş. Olaylar bildiğin sebep sonuç ilişkisinden bağımsız. Hadi onu da sktir ettik diyelim, belki bize başka bir bağlam sunar diyorsunuz, yok. yazar onu da vermiyor .d sadece şu var "her şey inanılmaz elit, bak ara sıra çoh ilginç karakterlerle sizin iştahınızı da açıyorum, ara sıra yunan tragedyasına dokunduruyorum (sebep sonuç arıyosanız bu sayın iştee) filan..." Ya bu arada o ilginç
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma
Reklam
Reklam