Puan vermedi·392 syf.··
2026 22. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:52
1 ayda sakin sakin okumam sanırım klasiklerin kadın yazarların dingin anlatımından kaynaklanıyor. Bu kitaptan günde birkaç sayfa okumak yavaşlamamı sağlıyordu hayatın telaşesi içinde. Spoiler: Jane ve Bingley’nin aşkı dönemin geleneksel aile yapısı gereği çok fazla uzadı diye düşünmekteyim. Sonunda kimsenin etkisinde kalmadan birleşebildiler. Mr. Darcy’nin küstah, gururlu tavırlarına karşı önyargılı davrandığını gören Elizabeth Bennet ise yelkenleri suya hemencecik indirdi. Fikirleri, Darcy’nin yaptığı iyilikler karşısında değişiverdi. Ancak birbirleri hakkında hiç de iyi düşünmüyorlardı. O yüzden bu iki karakterin ben uyumlu olacağını hiç sanmıyorum. Eğer kitap evlilikleri sonrası devam etseydi tabii :) Lydia’nın resmen kocaya kaçması ailede büyük yankı uyandırdı ve namus belasına eski İngiltere döneminde de şahitlik ediyoruz. Annelerinin dedikoducu ve hoppa yanını alan kız kardeşlere nazaran Jane ve Lizzy’nin ağırbaşlılığı babalarından geliyor diyebiliriz. Olay anlamında başka da bir şey olduğu söylenemez ama daha önce de söylediğim gibi kitabın sakin yapısı beni sanki evlerinin arkasındaki güzel manzaralı patikada serin bir yürüyüşe çıkarıyor
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Can Yayınları · 202497,9bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 51. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:49
#okudumbitti YAZAR: MEHMET RAUF YAYIN: PUSLU YAYINLARI Herkese merhabalar bugün sizlere Mehmet Rauf'un kaleminden çıkan genç kız kalbi adlı eseriyle geldim. Yazarı daha önce Eylül adlı eseriyle tanıyordum fakat yazarla ilk kez bu kitapta tanıştım ve Pervin'in hikâyesi uzun süre etkisinden çıkamayacağım bir hikâye oldu. Şimdi gelelim konusuna. Pervin, hayata ve aşka dair tertemiz hayalleri olan, ince ruhlu bir genç kız. Büyük umutlarla geldiği İstanbul'da ise hayallerindeki dünyayı bulamıyor. Çünkü ne şehir onun düşlediği kadar güzel ne de insanlar onun kalbi kadar zarif. Etrafında gördüğü ilişkiler ve evlilikler, onu ruhuna dokunabilecek gerçek bir aşkı aramaya daha da fazla itiyor. Kitap boyunca en çok Pervin'in yalnızlığına üzüldüm. Kalabalıkların içinde bile kendini ait hissedemeyen, anlaşılmayı bekleyen bir genç kadının sessiz kırgınlığı sayfalara çok güzel yansıtılmış. Ayrıca kadın olmanın zorluklarına dair yapılan tespitler de aradan geçen zamana rağmen hâlâ düşündürücü. Ve sonra Behiç Bey... Pervin'in kalbini heyecanlandıran, ona umut veren adam. Ancak Pervin'in hayallerini süsleyen bu aşk, zamanla büyük bir hayal kırıklığına dönüşüyor. Onunla birlikte ben de umutlandım, onunla birlikte hayal kırıklığı yaşadım. Bu kitap benim için sadece bir aşk hikâyesi değil; hayallerle gerçeklerin çarpıştığı, insanın kalbinde buruk bir iz bırakan Pervin'in hikâyesiydi. #ALINTILAR Düşünmüyorlar ki kader, bizim kendi hareketlerimizin yanlışlığına kendimizin verdiği bir isimdir. Ben de dünyada en büyük mutluluğun yalnızca sevmek ve sevilmekte olduğuna İnanırım. " Çünkü yaşamak için hayat lazımdır, hayal değil!"
Genç Kız KalbiMehmet Rauf · Puslu Yayıncılık · 202410,1bin okunma
Reklam
Aşk Uykusu
Puan vermedi·344 syf.··
2026 299. kitabı
"Aşk uykusu", kişinin sevdiği insanı olduğundan çok daha kusursuz, özel ve ulaşılmaz görmesi; karşı tarafın ilgisizliğini, sevgisizliğini veya ilişkinin gerçek durumunu fark edememesi hâlidir. Yani bir tür duygusal körlük diyebiliriz. Bu durumda kişi: Karşı tarafın olumsuz davranışlarını sürekli mazur görür. Açık ilgisizlik işaretlerini görmezden gelir. "Aslında beni seviyor ama gösteremiyor." gibi açıklamalar üretir. Sevdiği kişiyi idealize eder, onu gözünde büyütür. İlişkinin gerçekliğinden çok, kafasında kurduğu ihtimallere bağlanır. Çevresindekilerin uyarılarını kabul etmekte zorlanır. Psikolojide buna yakın kavramlar idealizasyon, duygusal bağımlılık ve bazen de limerence olarak adlandırılır. Özellikle limerence, karşı taraftan gelecek küçük bir ilgi kırıntısına büyük anlam yükleyip yoğun bir karşılık beklentisi içinde olmayı ifade eder. Bu nedenle "aşk uykusundan uyanmak" denildiğinde, kişinin şu gerçeği kabul etmeye başlaması kastedilir: "Ben bu insanı olduğu gibi değil, olmasını istediğim gibi görmüşüm. Onun bana gerçekten nasıl davrandığına bakmam gerekiyor.
Yıllar Sonraİpek Ongun · Artemis Yayınları · 20141,922 okunma
Uçurtma.
Puan vermedi
Fransa'da doğup büyümüş bir öğretmenin Hindistan'ın köylerindeki kız çocukları için verdiği mücadeleyi anlatıyor kitap. Ben çok beğendim, Colombani feminist duygularımızın üstünde tepinse de dili çok iyi ve derin. Üstelik yaşadığımız ülkeye de çok uzak olmayan zihniyetlere karşı bu kavgaya girişiyor olması bize çok tanıdık geliyor. Her öğretmen okumalı evet! Kız çocuklarının okuması gerçekten köyü, kasabayı, şehri, halkı etkiliyor. Dünyanın değişmesi belki de buna bağlı! Saç örgüsü'ndeki Lalita'ya tekrar rastlamak çok iyi geldi gerçekten, hem Uçurtma Avcısı'nı da anımsattı bir paragrafta. Lalita o küçücük bedeniyle evlenmesin, okusun diye tüm kavgamız.
UçurtmaLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 20231,713 okunma
Hikayem hayatımdır ve başarı Emek İster!
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 74. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 11:01
Omuzlarımda Dünya kitabın da, Bir Ömürlük Emek Var. "Bazı insanlar hayatı yaşar, bazıları ise hayatın içinden bir destan çıkarır." Nurullah Genç 'in kaleme aldığı Omuzlarımda Dünya yalnızca bir hayat hikâyesi değil; azmin, emeğin, umudun ve vazgeçmemenin satırlara dökülmüş hâli. Kitabı okurken bir insanın başarılarını değil, o başarıların arkasındaki görünmeyen mücadeleyi, alın terini ve kararlılığı görüyorsunuz. Erzurum'un küçük bir köyünden başlayan bu yolculuk, kimi zaman yokluklarla, kimi zaman imkânsızlıklarla sınanıyor. Ancak Nurullah Genç 'in hayatına baktığınızda en çok dikkat çeken şey, karşısına çıkan engeller değil; o engeller karşısındaki duruşu oluyor. Çünkü o, her düştüğünde yeniden ayağa kalkmayı bilenlerden. Kitap boyunca çocukluk yıllarından eğitim hayatına, akademik başarılarından edebiyat yolculuğuna kadar pek çok anıya tanıklık ediyoruz. Özellikle babasının, onu okutacağına dair gördüğü rüya ve bu rüyanın ardından şekillenen hayat hikâyesi oldukça etkileyici. Ailesinden aldığı terbiye, değerler ve çalışma disiplini, ilerleyen yıllarda karakterinin temel taşlarını oluşturuyor. Okurken sık sık kendime şu soruyu sordum: "Bir insan neden bu kadar gayret eder?" Bir işi yapacaksa en iyisini yapmak istemesi, bir alanda eksik kaldığını hissettiğinde sonuna kadar öğrenmeye çalışması, hatta arkadaşlarının küçümsediği ya da dalga geçtiği konularda bile kendini geliştirerek zirveye ulaşması... Bu durum bazen insana mükemmeliyetçilik gibi geliyor. Ancak sayfalar ilerledikçe bunun yalnızca mükemmeliyetçilik olmadığını, daha çok kendine verdiği sözleri tutma çabası olduğunu hissediyorsunuz. Sporla ilgili anıları da bunun güzel örneklerinden biri. Bir konuda yeterli görülmediğinde ya da başarısız olacağı düşünüldüğünde geri çekilmek yerine, işin en ince ayrıntılarını öğrenip kendini
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,017 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 167. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:10
"AKIL HASTALIĞININ PSİKOGENEZİ" "Anlamanın önündeki ilk büyük engel tipler arasındaki farklılıktır. İkinci engelse yapılandırıcı yöntemin, doğası gereği kuruntu sisteminin ortaya koyduğu ipuçlarını takip etmesi gerekliliğidir. Hastanın düşünceleri ciddiye alınmalı ve sonuçlarına göre hareket edilmelidir. Araştırmacı ancak bu şekilde psikozun bakış açısını kavrayabilir. Bu durumda kendisinin de psikoza girdiği veya en azından kendi Weltanschauung'unu yarattığı kuşkusu oluşabilir. Böyle bir olasılık kötü olduğu kadar da bilim dışıdır. Herkes farkında olmasa da herkesin bir dünya görüşü vardır. Bunun farkında olmayanlar bilinçdışı ve dolayısıyla yetersiz ve arkaik bir bakış açısına sahiptir, çünkü psişede geliştirilmeden, uykuda bırakılan her şey ilkel durumda kalır." Collected Works serisinin üçüncü cildi olarak yayımlanan ve psikiyatri tarihinde bir dönüm noktası niteliği taşıyan bir derlemelerden oluşan bu eser, Jung’un klinik dehasını sergilemesinin yanısıra onun Freud’dan ayrılışının tohumlarını ve analitik psikolojisinin temel kavramlarının (arketip, kolektif bilinçdışı) gelişimini anlamak için de vazgeçilmez bir kaynaktır. Jung, kitabında cesur bir iddia ortaya atar: Şizofreni hastalarının sanrı ve halüsinasyonları anlamsız rastlantılar değildir. Tam aksine, bu semptomlar derin bir psikolojik anlam taşır ve çözümlenmeyi bekleyen birer semboldür. Dönemin hâkim görüşü olan “hastalık tamamen beyin lezyonlarından kaynaklanır” tezine meydan okuyarak hastaların iç dünyasına kulak vermenin önemini vurgular. Ona göre psikoz, bastırılmış duygusal çatışmaların yani “komplekslerin" bilinçdışından fışkırmasıdır. Ve der ki, ruh hastalarının insani sırlarına elimizi uzattığımızda, deliliğin kaynağındaki sistem de kendini gösterir. Ve görürüz ki, delilik aslında bize hiç de
Psikoloji
Akıl Hastalığının PsikogeneziCarl Gustav Jung · Pinhan · 202222 okunma
Reklam
Reklam