Puan vermedi·560 syf.··
2026 101. kitabı
BRONZ VI / Özge Naz Merhabaalar, içim biraz buruk. En favori serin Bronz’un final kitabıyla geldim. Benim gibi bu seriye veda etmek istemeyenler var biliyorum, gelin sarılalım. Burada kitaptan ziyade serinin benim açımdan duygusal bir yorumu olacak arkadaşlar. Serinin en başından beri Hisar Hisar Hisar dediğim için çok mutluyum. Şimdi dönüp bakıyorum da öyle bir karakter gelişimi gördük ki Hisar’da çok uzun yol almışız gibi hissediyorum. Serinin başındaki o hırçın, herkese saldıran ve yalancı His’în aslında sevildiğinde nasıl da uysal, sevgisine sahip çıkan ama hala muzip bir Hisar’a dönüştüğünü gördük. Benim gerçekten bağlandığım bir karakter oldu, yeri çok ayrı kalacak. Bronz mu desem yoksa sen mi bize gerçek adını söylemek istersin Dante. Bronz’un adını öğrendiğimden beri aklımda bu reels çalıp duruyor. Çok kaliteli bir adamdı be Bronz değil mi? Şöyle aşık olunca sevdiği kadın için yakıp yıkan adamlar nerede derseniz tabi ki kurgularda. Aşırı zeki bir adamdı, kitap okuma keyfimi arttıran bir karakterdi. Serinin başından sonuna kadar ondan yana hiç kötü bir düşüncem olmadı. Ay oğlunu evlendiren anne gibi bir anda duygusallaştım yine. Özge Naz’ın kalemini uzun uzadıya açıklamayacağım. Onu ve kalemini çok seviyorum. Ne yazsa okurum dediğim bir yazar. Okuyucusu ile de iletişimini sık tutar. Ben galiba evlatlık alınmak istiyorum Özge Hanım… Yan karakterler diye girmek istemiyorum cümleme. Çünkü her karakter kitapta sanki baş karakter gibi hem detaylı hem de etkileyici işlenmişti. Yaz be kadın dedim yaz da hepsinin serisini okuyalım. Bir karakter var ki ismini verip spoi yedirmeyeceğim size o beni hüngür hüngür AĞLATTI. Ama onlara kavuştuğu için mutlu hissediyorum artık yalnız kalmayacak. Her karakterin hak ettiği gibi bir son yaşadığını düşünüyorum. Sarı Çiyan,
Bronz 6Özge Naz · Guardian Yayınları · 202683 okunma
Harry potter ve pollyanna
Puan vermedi·280 syf.··
2026 27. kitabı
Size bisey soracağım. Pollyannada Bay Pendleton var ya ben onu Harry potter da ki Snape benzetiyorum. Snape lily' ye aşık olmuştu Pendleton da pollyanna'nın annesine birqz benzemiyor mu poterhead'ler
Harry Potter
PollyannaEleanor H. Porter · Koridor Yayıncılık · 202111,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
GECE DOKUYUCU / R.M. Gray Merhabaaalar, bugün sizlere fantastik dünyasıyla beni içine çeken bir kitaptan bahsetmek istiyorum. İçerisinde korsanlar, lanetler, düşmanlıklar, gizemler ve yavaş yavaş gelişen bir romantizm var. Bayılır mıyız? Afiyetle yeriz diyorum ve sizi Gece Dokuyucu ile baş başa bırakıyorum. Aster Oberon, abisini Gece Dokuyucular yüzünden kaybettikten sonra ailesiyle birlikte karada yeni bir hayata başlamak zorunda kalır. Ancak düşmanı olarak gördüğü Gece Dokuyucu Will ile yolları kesişince, yıllardır doğru bildiği her şeyi sorgulamaya başlar. Geçmişin sırlarını ortaya çıkarmaya çalışan Aster, hem gerçek düşmanın kim olduğunu keşfedecek hem de kalbi ile inançları arasında zorlu bir seçim yapmak zorunda kalacaktır. Gece Dokuyucu serisi arkadaşlar şu an yanlış hatırlamıyorsam üç kitabı basıldı ama ülkemizde henüz ilk kitabı basıldı. Yani yeni bir seri geliyor şimdiden size söylüyorum sıkı tutunun. Yazardan daha önce okuma yapmamıştım. New York çoksatanlarından birisi olduğunu biliyordum ve bu kadar ünlenen bir yazarı denemek istedim. İyi ki şans vermişim kurduğu fantastik evren bana çok iyi geldi. Şeytan, melek, cadı vs gibi fantastik varlıklardan çok sıkılmıştım, Gece Dokuyucu bana çok iyi geldi. Böyle farklı şeyler kurgulanması da bana çok şaşırtıcı geliyor, hayal gücüne sağlık R.M. Gray diyorum. Çok tadında bir kurgu sunmuş bizlere. Aster’ım da Aster’ım, abisinin ölümünü hazmedemeden neler yaşadı böyle demeyeceğim bu sefer bence iyi oldu. Will ile tanışması beni mutlu etti. Tabi ki de Will’in yakışıklı ve güçlü olması onu sevmem de etken değil arkadaşlar olur mu öyle şey… Ben onu hiç düşman olarak göremedim daha ilk dakikadan hemen Aster ile shipledim. Fantastik kitapta aşk olmadan olmaz diyenlerdenim ben. Bu arada Aster bana çok havalı bir
Gece DokuyucuR. M. Gray · Artemis Yayınları · 20261 okunma
Narsist birey
Puan vermedi·187 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
112 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 03:22
Kitaba ayrı bir değerlendirme yapmak istiyorum zaten ama yalnızlık kısmında narsist birey ayrı bir değerlendirme konusu fikrimce... "Çocuk, duygusal ihtiyaçlarının doyurulmaması ya da aşırı doyurulması sonucu kendi benliğinin sınırlarını oluşturamazsa, diğer insanları da kendilerine özgü ihtiyaçları olan varlıklar olarak kabul etmeyi öğrenemez. Böyle bir durumda çocuk için diğer insanlar, kendi benliğinin bir uzantısı gibidir. İlişkiler kurabilen bir insan olarak yaşamını sürdürür ancak bu ilişki, maskelenmiş bir yalnızlığın anlatımıdır ve narsisizm sözcüğüyle adlandırılır. Narsist kişi görünürde diğer insanlarla ilişki halindedir ama bu gerçek bir ilişkiden farklıdır. Başka bir deyişle, bir diğer insanın gerçeklerini anlamaya çalışmayı ve bu doğrultuda davranmayı gerektirir. Oysa narsist bir insan için başka bir tür ilişki kurmayı öğrenememiştir, dolayısıyla seçeneği de yoktur. O, kendi boşluğunu bir diğer insanla gidermeye çalışır ve bunun sevgi olduğuna inanır. Narsist bir kişi, bir yandan kendisine hayranmışçasına davranır, öte yandan da kendisinden aşağılık duyguları yaşar. Çevresindeki insanlara sürekli kusur bulur ve onları küçümser. Aslında küçümsediği kendi gerçek benliğidir. Karşısındaki insanlara kendilerini değersiz hissettirirken, kendi narsisist eğilimleri olan insanlarla daima birbirlerini bulurlar. Çünkü özerk ve bireyleşmiş bir insan bu tür bir ilişkiyi zaten sürdüremez. Karşısındakini gerçekten duyamazlar. Söylediklerinin karşı tarafta nasıl bir etki yarattığına aldırmadıklarından ve onların anlattıklarını anlamaya çalışmayarak salt kendi bakış açısından değerlendirdiklerinden, böyle bir insanla gerçek bir diyalog kurulamaz. İlişkileri, iki taraf biçimindedir. Her biri ne dediğini diğerinin anlamış olduğunu farz ederek kendi monoloğunu söyler ve
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,5bin okunma
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2025 213. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 00:00
Bu kitap… gerçekten ruhumu hırpaladı. “Oyunbaz” zaten insanın aklını yerinden alan bir başlangıçtı ama Düzenbaz ile birlikte artık bu iş sadece bir oyun olmaktan çıktı, tam anlamıyla psikolojik bir işkenceye dönüştü. Daire 13 artık sadece bir mekân değil, karakterlerin iç dünyasının karanlık bir yansıması gibi. Her sayfada nefesimi tuttuğumu, omuzlarımın kasıldığını fark ettim. Ölüm karakteri… aklım almıyor. Zeki mi? Evet. Korkutucu mu? Fazlasıyla. Ama en tehlikelisi şu: Bazen onu anlamaya çok yaklaşıyorsun. Ve bu insanın kendi içinden ürpermesine yetiyor. Afra’nın içindeki yaşam ve ölüm arzusunun çatışması o kadar güzel ama bir o kadar da acı vericiydi ki… Onun yerinde olsam ne yapardım, hayatta kalmak için ne kadar ileri gidebilirdim diye kendimi sorgularken buldum. Ve bu kitapta asıl can yakan şey de bu zaten: Okurken sadece karakterleri değil, kendini de yargılıyorsun. Bu kitapta en çok hoşuma giden şey, artık maskelerin yavaş yavaş düşmesi oldu. Ama düşen her maske, yeni bir yara açıyor. Geçmiş sahneler… Kıyı (Ölüm) ve Afra arasındaki bağ… Hepsi içime bir ağırlık gibi çöktü. Yeni bilgi vermemesi biraz hayal kırıklığı yarattı evet, ama psikolojik gerilim açısından önceki kitaptan bile daha sertti. Bazı sahnelerde kitabı kapatıp “devam etmeyeyim” dedim. Sonra birkaç dakika sonra kendimi tekrar sayfaların arasında buldum. Çünkü işin tuhaf yanı şu: Canını yaksa da bırakamıyorsun. Karakterler arasındaki gerilim, çatışmalar, kırılma anları… Özellikle görev sahneleri okurken elim ayağım titredi. Ölüm’ün verdiği görevler artık sadece fiziksel acı değil, insanın ruhunu lime lime eden şeyler. Ve okuyucu olarak sen de bu çöküşü iliklerine kadar hissediyorsun. Final kısmı… Ben o sonlarda gerçekten kitaba sarılıp “Beni böyle bırakma” demek istedim. Çünkü tam her şeyin en
DüzenbazIşıl Limae · Martı Yayınları · 2025596 okunma
Spoil & spoisiz inceleme.
8/10
·624 syf.··
2026 97. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 18:00
Selamlarr. Öncelikle şunu belirteyim ki benim gibi daha önce Dilara'dan Ölüler Konuşamaz kitabını okuyup pek sevemediyseniz bu kitabına kesinlikle şans vermeniz lazım. Ben ölüler konuşamaz'ı neredeyse 2 yıl önce falan okudum. Hikaye gerçekten güzeldi ama sonda çokta mükemmel bir ters köşe olmadığı için sevememiştim. İncelemeye geçmeden önce şunu belirteyim ki SPOİLER var! Kitabı okumadıysanız bu incelemenin bazı kısımlarını okumayı önermiyorum. Burada SPOİLER yok. -------------------------- Şimdi, öncelikle kitap aşırı derecede akıcıydı. 600 küsür sayfa ve puntosunun küçük olmasına bakmayarak ben 1 buçuk günde falan bitirdim. En azından biraz hızlı okuma alışkanlığınız varsa eminim sizde çabuk bitirirsiniz. Yazım dili mükemmel değildi ama gayet yerindeydi. Vasat diyeceğim şekilde kötü değildi en azından. Betimlemelerin de çoğunu beğendim. Gelgelelim ki kitap da klişe olan bazı sahneler de vardı. Bunları okurken bazen gözlerimi devirmedim değil :D Şuna da belirteyim ki kitap 2 kişinin dilinden anlatılıyor. İkizler olan Mira ve Lina'nın dilinden. İlk başlarda biraz kafam karıştı kim kim diye ve ya hangi zaman dilimindeyiz diye ama sonra alıştım artık. Karakterlere gelecek olursak ben Lina ve Ege çiftini Mira ve Poyraz'dan daha çok sevdim. Lina ve Ege yan karakterler sayılmasada hikaye onların üzerine kurulu olmadığı için birnevi yan karakter sayılıyorlar ama. Mira ve Poyraz'ın ilişkisi bana biraz toksik çift vibe'sı verdi. Hele Poyraz'ın bazı odun haraketleri :) SPOİLİ kısıma geldik. -------------------------- Kitap da 2 tane ters köşe vardı. Ancak ben diğer okurların incelemelerinden okuduğum kadarı ile insanların daha çok şaşırdığı ters köşeye değil diğerine şaşırmışım galiba hahshs. Katilin Tuna çıkması beni aşırı hayal kırıklığına uğrattı. Çünki ben Dilara'dan daha
1000Kitap
Kayıp YansımaDilara Keskin · İndigo Kitap · 2025259 okunma