“Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
Mustafa Kemal Atatürk#202162173
Kral çok kötü flüt çalardı, ama bunu kendisine söylemeye kimse cesaret edemezdi, çünkü o Kral'dı. Sadece iki şarkı bilir, hangisini çaldığını kendi de karıştırırdı; ama hiç önemi yoktu, çünkü o ne yapsa, herkes, "Fevkalade! Fevkalade!" diye haykırırdı.
Vâbisa b. Ma’bed (ra) anlatıyor:
Bir gün Resûlullah’a gelmiştim.
-İyiliğin (birr) ne demek olduğunu sormak için geldin değil mi, dedi.
-Evet yâ Resûlallah, dedim.
-İnsanlar fetva verse de sen kalbine danış. İyilik, kalbinin yattığı, gönlünün yatıştığı şeydir. Günah ise seni rahatsız eden, kalbinin tereddüt ettiği şeydir, buyurdu.
(HM18164 İbn Hanbel, IV, 227; DM2561 Dârimî, Büyû’, 2)
İbn Abbâs (ra) anlatıyor:
Resûlullah Medine’de bir kabristana uğradı ve yüzünü onlara dönerek şöyle dedi: “Ey bu kabirlerde yatanlar! Size selâm olsun. Allah, sizi de, bizi de bağışlasın. Siz, bizden önce gittiniz. Biz de peşinizden geleceğiz.”
(T1053 Tirmizî, Cenâiz, 59)